KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

تبع

uy · izle · tabi · uyan

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
172
Ayet
156
Sure
51
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

156 ayetin ilk 8 tanesi
قُلْنَاdedikٱهْبِطُوا۟ininمِنْهَاoradanجَمِيعًافَإِمَّاzamanيَأْتِيَنَّكُمsize geldiğiمِّنِّىbendenهُدًىbir hidayetفَمَنkimlerتَبِعَuyarsaهُدَاىَbenim hidayetimeفَلَاartık yokturخَوْفٌbir korkuعَلَيْهِمْonlaraوَلَاve olmazlarهُمْonlarيَحْزَنُونَüzülenlerden

"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydularمَاşeyeتَتْلُوا۟uydurduğuٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınعَلَىٰhakkındaمُلْكِmülküسُلَيْمَٰنَوَمَاküfre girmediكَفَرَسُلَيْمَٰنُSüleymanوَلَٰكِنَّfakatٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarكَفَرُوا۟küfre girdilerيُعَلِّمُونَöğreterekٱلنَّاسَinsanlaraٱلسِّحْرَsihriوَمَآve şeyiأُنزِلَindirilenعَلَىiki meleğeٱلْمَلَكَيْنِبِبَابِلَBabil'deهَٰرُوتَHarutوَمَٰرُوتَوَمَاonlar öğretmezlerdiيُعَلِّمَانِمِنْhiç kimseyeأَحَدٍحَتَّىٰdemedikçeيَقُولَآإِنَّمَاşüphesizنَحْنُbizفِتْنَةٌfitneyizفَلَاsakın küfre girmeyinتَكْفُرْفَيَتَعَلَّمُونَfakat öğreniyorlardıمِنْهُمَاbunlardanمَاşeyiيُفَرِّقُونَayıranبِهِۦonunlaبَيْنَarasınıٱلْمَرْءِeşiوَزَوْجِهِۦوَمَاve değildirهُمama onlarبِضَآرِّينَzarar veriyorبِهِۦonunlaمِنْhiç kimseyeأَحَدٍإِلَّاbaşkaبِإِذْنِiznindenٱللَّهِوَيَتَعَلَّمُونَonlar öğreniyorlardıمَاşeyiيَضُرُّهُمْzarar verenوَلَاdeğilيَنفَعُهُمْوَلَقَدْandolsunعَلِمُوا۟gayet iyi biliyorlardı kiلَمَنِkimseninٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمَاyokturلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنْbir nasibiخَلَٰقٍوَلَبِئْسَve ne kötüdürمَاşeyشَرَوْا۟sattıklarıبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْلَوْkeşkeكَانُوا۟(bunu) bilselerdi!يَعْلَمُونَ

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنve olmazlarتَرْضَىٰrazıعَنكَsendenٱلْيَهُودُ(ne) yahudilerوَلَا(ne de)ٱلنَّصَٰرَىٰhıristiyanlarحَتَّىٰkadarتَتَّبِعَsen uyuncayaمِلَّتَهُمْقُلْde kiإِنَّşüphesizهُدَىhidayetiٱللَّهِAllah'ınهُوَodurٱلْهُدَىٰوَلَئِنِeğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların arzularınaبَعْدَsonraٱلَّذِىsana gelenجَآءَكَمِنَilimdenٱلْعِلْمِمَاyokturلَكَsanaمِنَAllah'tanٱللَّهِمِنhiçوَلِىٍّbir dostوَلَاve hiçنَصِيرٍbir yardımcı

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَكَذَٰلِكَve böyleceجَعَلْنَٰكُمْsizi kıldıkأُمَّةًbir ümmetوَسَطًاvasatلِّتَكُونُوا۟olmanız içinشُهَدَآءَşahitعَلَىinsanlaraٱلنَّاسِوَيَكُونَve olması içinٱلرَّسُولُrasulün (de)عَلَيْكُمْsizeشَهِيدًاوَمَاve yap(ma)dıkجَعَلْنَاٱلْقِبْلَةَbir kıbleٱلَّتِىolduğunuzuكُنتَعَلَيْهَآüzerindeإِلَّاsadece (yaptık)لِنَعْلَمَbilmek içinمَنkimseyiيَتَّبِعُuyanٱلرَّسُولَElçi'yeمِمَّنkimsedenيَنقَلِبُgeriye dönenعَلَىٰüzerindeعَقِبَيْهِوَإِنve elbetteكَانَتْağır gelirلَكَبِيرَةًإِلَّاbaşkasınaعَلَىkimseyeٱلَّذِينَهَدَىyol gösterdiğiٱللَّهُوَمَاdeğildirكَانَAllahٱللَّهُلِيُضِيعَzayi edecekإِيمَٰنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِٱلنَّاسِinsanlaraلَرَءُوفٌşefkatlidirرَّحِيمٌmerhametlidir

Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resul'e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْve eğerأَتَيْتَsen getirsenٱلَّذِينَkimselereأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَKitapبِكُلِّher türlüءَايَةٍayetiمَّاdeğildirتَبِعُوا۟uyacakقِبْلَتَكَوَمَآve değilsinأَنتَsen (de)بِتَابِعٍuyacakقِبْلَتَهُمْوَمَاve değildirبَعْضُهُمonların bazısıبِتَابِعٍuymazlarقِبْلَةَkıblesineبَعْضٍوَلَئِنِve eğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların keyiflerineمِّنۢsonradenبَعْدِمَاşey(den)جَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِإِنَّكَşüphesiz senإِذًاo takdirdeلَّمِنَzalimlerden (olursun)ٱلظَّٰلِمِينَ

Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْişteتَبَرَّأَuzak durdularٱلَّذِينَkimselerٱتُّبِعُوا۟uyulanمِنَkimselerdenٱلَّذِينَٱتَّبَعُوا۟uyanوَرَأَوُا۟gördülerٱلْعَذَابَazabıوَتَقَطَّعَتْkesildiبِهِمُonlarınٱلْأَسْبَابُbağları

Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve şöyle dedilerٱلَّذِينَkimselerٱتَّبَعُوا۟uyanلَوْkeşkeأَنَّbizim için (mümkün olsaydı)لَنَاكَرَّةًbir dönüş (dünyaya)فَنَتَبَرَّأَuzak dursaydıkمِنْهُمْonlardanكَمَاgibiتَبَرَّءُوا۟uzak durduklarıمِنَّاكَذَٰلِكَböyleceيُرِيهِمُonlara gösterirٱللَّهُAllahأَعْمَٰلَهُمْbütün fiilleriniحَسَرَٰتٍhasretler (pişmanlık kaynağı olarak)عَلَيْهِمْوَمَاve değildirهُمonlarبِخَٰرِجِينَçıkacakمِنَateştenٱلنَّارِ

Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece Allah, onlara işledikleri fiilleri pişmanlık kaynağı olarak gösterir. Onlar ateşten çıkacak da değillerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّاسُinsanlarكُلُوا۟yeyinمِمَّاşeylerdenفِىbulunanٱلْأَرْضِyeryüzündeحَلَٰلًاhelalطَيِّبًاtemizوَلَاve izlemeyinتَتَّبِعُوا۟خُطُوَٰتِadımlarınıٱلشَّيْطَٰنِإِنَّهُۥçünkü oلَكُمْsizinعَدُوٌّdüşmanınızdırمُّبِينٌapaçık

Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi