KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سوع

Sa'at · sa'ati · Suva'ı · o sa'at

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
49
Ayet
44
Sure
27
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

44 ayetin ilk 8 tanesi
قَدْgerçektenخَسِرَziyana uğradı(lar)ٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِhuzuruna çıkmayıٱللَّهِحَتَّىٰٓnihayetإِذَاzamanجَآءَتْهُمُkendilerine geldiğiٱلسَّاعَةُo sa'atبَغْتَةًansızınقَالُوا۟dedilerيَٰحَسْرَتَنَاah! vah bizeعَلَىٰdolayıمَاkusurlarımızdanفَرَّطْنَافِيهَاoradaوَهُمْve onlarيَحْمِلُونَyükleneceklerأَوْزَارَهُمْgünahlarınıعَلَىٰsırtlarınaظُهُورِهِمْأَلَاbakınسَآءَne kötüمَاşeylerيَزِرُونَyüklenip taşıyorlar

Allah'ın huzuruna çıkmayı yalanlayanlar gerçekten ziyana uğramıştır. Nihayet onlara ansızın o saat (kıyamet) gelip çatınca, bütün günahlarını sırtlarına yüklenerek, "Hayatta yaptığımız kusurlardan ötürü vay halimize!" diyecekler. Dikkat edin, yüklendikleri günah yükü ne kötüdür!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَرَءَيْتَكُمْgördünüz mü?إِنْeğerأَتَىٰكُمْsize gelseعَذَابُazabıٱللَّهِAllah'ınأَوْya daأَتَتْكُمُgelseٱلسَّاعَةُo sa'atأَغَيْرَbaşkasına mıٱللَّهِAllah'tanتَدْعُونَyalvarırsınızإِنşayetكُنتُمْiseniz (söyleyin)صَٰدِقِينَdoğru (sözlü)

(Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gelip çatsa (böyle bir durumda) siz Allah'tan başkasını mı çağırırsınız? Eğer (putların size yararı dokunduğu iddianızda) doğru söyleyenlerseniz (haydi onları yardıma çağırın).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِكُلِّve herأُمَّةٍümmetinأَجَلٌفَإِذَاne zaman kiجَآءَgelinceأَجَلُهُمْsüreleriلَاgeri kalmazlarيَسْتَأْخِرُونَسَاعَةًوَلَاve ne deيَسْتَقْدِمُونَöne geçemezler

Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlarعَنِsa'at(in)denٱلسَّاعَةِأَيَّانَne zaman (diye)مُرْسَىٰهَاقُلْde kiإِنَّمَاancakعِلْمُهَاonun bilgisiعِندَyanındadırرَبِّىلَاOnu açığa çıkaramazيُجَلِّيهَالِوَقْتِهَآtam zamanındaإِلَّاbaşkasıهُوَثَقُلَتْO ağır gelmiştirفِىgöklere deٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِلَاO size gelmezتَأْتِيكُمْإِلَّاancakبَغْتَةًيَسْـَٔلُونَكَsana soruyorlarكَأَنَّكَsanki senحَفِىٌّbiliyormuşsunعَنْهَاقُلْde kiإِنَّمَاmuhakkakعِلْمُهَاonun bilgisiعِندَyanındadırٱللَّهِAllah'ınوَلَٰكِنَّfakatأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu vaktinde ancak O (Allah) ortaya çıkaracaktır. O göklere de, yere de ağır basmıştır. O, size ancak ansızın gelecektir." Sanki senin ondan haberin varmış gibi sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah katındadır. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّقَدandolsunتَّابَaffettiٱللَّهُAllahعَلَىPeygamberiٱلنَّبِىِّوَٱلْمُهَٰجِرِينَve Muhacirleriوَٱلْأَنصَارِve Ensarıٱلَّذِينَona uyanٱتَّبَعُوهُفِىsa'atindeسَاعَةِٱلْعُسْرَةِgüçlükمِنۢO zamanبَعْدِمَاikenكَادَneredeyseيَزِيغُkaymağa yüz tutmuşقُلُوبُkalbleriفَرِيقٍbir kısmınınمِّنْهُمْiçlerindenثُمَّyine deتَابَtevbesini kabul ettiعَلَيْهِمْإِنَّهُۥçünkü Oبِهِمْonlara karşıرَءُوفٌçok şefkatliرَّحِيمٌçok merhametlidir

Andolsun Allah; Peygamber ile içlerinden bir kısmının kalpleri eğrilmeğe yüz tuttuktan sonra, sıkıntılı bir zamanda ona uyan muhacirlerle ensarın tövbelerini kabul etmiştir. Evet, onların tövbelerini kabul etmiştir. Şüphesiz O, onlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günيَحْشُرُهُمْonları toplayacağımızكَأَنsanki gibiلَّمْkalmamışlarيَلْبَثُوٓا۟إِلَّاbileسَاعَةًbir anı kadarمِّنَgündüzdenٱلنَّهَارِيَتَعَارَفُونَtanışırlarبَيْنَهُمْقَدْmuhakkakخَسِرَzarara uğramışlardırٱلَّذِينَkimselerكَذَّبُوا۟yalanlayan(lar)بِلِقَآءِkavuşmayıٱللَّهِAllah'aوَمَاveكَانُوا۟doğru yola girmeyenlerمُهْتَدِينَ

Onları yeniden diriltip hepsini bir araya toplayacağı gün, sanki gündüzün bir saatinden başka kalmamışlar (yeni ayrılmışlar) gibi, aralarında tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalan sayanlar, ziyana uğramış ve doğru yolu bulamamışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّآben dokunduramamأَمْلِكُلِنَفْسِىkendimeضَرًّاbir zararوَلَاveyaنَفْعًاyararإِلَّاbaşkaمَاdilediğindenشَآءَٱللَّهُلِكُلِّhepsi için vardırأُمَّةٍümmetinأَجَلٌإِذَاzamanجَآءَgeldiğiأَجَلُهُمْecelleriفَلَاneيَسْتَـْٔخِرُونَöne alınırlarسَاعَةًوَلَاne deيَسْتَقْدِمُونَgeriye bırakılırlar

De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَأَمِنُوٓا۟onlar emin midirler?أَنkendilerine gelmeyeceğindenتَأْتِيَهُمْغَٰشِيَةٌsargın bir belanınمِّنْazabındanعَذَابِٱللَّهِAlah'ınأَوْveyaتَأْتِيَهُمُkendilerine gelmeyeceğindenٱلسَّاعَةُO sa'atinبَغْتَةًansızınوَهُمْve onlarلَاhiçيَشْعُرُونَfarkında değillerken

Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan kıyametin ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi