KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

مسس

dokunduğu · dokundurdu · dokunmuştu · dokunuşunu

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
61
Ayet
57
Sure
29
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

57 ayetin ilk 8 tanesi
وَقَالُوا۟Bir de dediler kiلَنaslaتَمَسَّنَاbize dokunmayacaktırٱلنَّارُateşإِلَّآdışındaأَيَّامًاgünمَّعْدُودَةًقُلْDe kiأَتَّخَذْتُمْaldınız mı?عِندَkatındaٱللَّهِAllahعَهْدًاbir söz (bu hususta)فَلَنöyleyseيُخْلِفَdönmezٱللَّهُAllahعَهْدَهُۥٓأَمْyoksaتَقُولُونَsöylüyorsunuzعَلَىhakkındaٱللَّهِAllahمَاbir şeyلَاbilmediğinizتَعْلَمُونَ

Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer böyle ise, Allah verdiği sözden dönmez-. Yoksa siz Allah'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaحَسِبْتُمْsandınız (mı)أَنkiتَدْخُلُوا۟gireceksinizٱلْجَنَّةَcenneteوَلَمَّاbaşınıza gelmedenيَأْتِكُممَّثَلُdurumuٱلَّذِينَgeçenlerinخَلَوْا۟مِنsizden önceقَبْلِكُممَّسَّتْهُمُonlara dokunmuştuٱلْبَأْسَآءُsıkıntıوَٱلضَّرَّآءُve yoksullukوَزُلْزِلُوا۟ve sarsılmışlardı kiحَتَّىٰnihayetيَقُولَdiyorlardıٱلرَّسُولُpeygamberوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inananمَعَهُۥonunla birlikteمَتَىٰne zamanنَصْرُyardımıٱللَّهِأَلَآİyi bilin kiإِنَّşüphesizنَصْرَyardımıٱللَّهِAllah'ınقَرِيبٌyakındır

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeإِنeğerطَلَّقْتُمُboşarsınızٱلنِّسَآءَkadınlarıمَاhenüz dokunmadanلَمْتَمَسُّوهُنَّأَوْya daتَفْرِضُوا۟belirlemedenلَهُنَّonlaraفَرِيضَةًوَمَتِّعُوهُنَّve onları faydalandırsınعَلَىeli geniş olanٱلْمُوسِعِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeوَعَلَىeli dar olan daٱلْمُقْتِرِقَدَرُهُۥkendi gücü nisbetindeمَتَٰعًۢاbir geçimlikleبِٱلْمَعْرُوفِحَقًّاbu bir borçturعَلَىüzerineٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlerin

Kendilerine el sürmeden ya da mehir belirlemeden kadınları boşarsanız size bir günah yoktur. (Bu durumda) -eli geniş olan gücüne göre, eli dar olan da gücüne göre olmak üzere- onlara, aklın ve dinin gereklerine uygun olarak müt'a verin. Bu, iyilik yapanlar üzerinde bir borçtur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَلَّقْتُمُوهُنَّonları boşarsanızمِنönceقَبْلِأَنhenüz dokunmadanتَمَسُّوهُنَّوَقَدْtakdirdeفَرَضْتُمْ(bir mehir) tesbit ettiğinizلَهُنَّonlar içinفَرِيضَةًvermeniz gerekirفَنِصْفُyarısınıمَاşeyin (mehrin)فَرَضْتُمْtesbit ettiğinizإِلَّآhariçأَن(kadının) vazgeçmesiيَعْفُونَأَوْveyaيَعْفُوَا۟vazgeçmesiٱلَّذِىkimsenin (erkeğin)بِيَدِهِۦelinde olanعُقْدَةُakdiٱلنِّكَاحِوَأَن(erkekler) sizin affetmenizتَعْفُوٓا۟أَقْرَبُdaha yakındırلِلتَّقْوَىٰوَلَاunutmayınتَنسَوُا۟ٱلْفَضْلَiyilik etmeyiبَيْنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörür

Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَo kimseler kiيَأْكُلُونَyerlerٱلرِّبَوٰا۟Riba (faiz)لَاkalkamazlarيَقُومُونَإِلَّاancakكَمَاgibiيَقُومُkalkarlarٱلَّذِىkimseيَتَخَبَّطُهُçarptığıٱلشَّيْطَٰنُşeytanınمِنَdokunupٱلْمَسِّذَٰلِكَbuبِأَنَّهُمْonlarınقَالُوٓا۟demelerindendirإِنَّمَاşüphesizٱلْبَيْعُalışveriş deمِثْلُgibidirٱلرِّبَوٰا۟وَأَحَلَّoysa helal kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْبَيْعَalış-verişiوَحَرَّمَve haram kılmıştırٱلرِّبَوٰا۟فَمَنkimeجَآءَهُۥgelir deمَوْعِظَةٌbir öğütمِّنRabbindenرَّبِّهِۦفَٱنتَهَىٰ(ribadan) vazgeçerseفَلَهُۥkendisinindirمَاne varsaسَلَفَgeçmişteوَأَمْرُهُۥٓve işi deإِلَىkalmıştırٱللَّهِوَمَنْkimعَادَtekrar (ribaya) dönerseفَأُو۟لَٰٓئِكَonlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَebedi kalacaklardır

Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذَٰلِكَbu (hareketleri)بِأَنَّهُمْonlarınقَالُوا۟demelerindendirلَنbize dokunmayacakتَمَسَّنَاٱلنَّارُateşإِلَّآbaşkaأَيَّامًاbirkaç gündenمَّعْدُودَٰتٍوَغَرَّهُمْve onları yanıltmıştırفِىdinlerindeدِينِهِممَّاşeylerكَانُوا۟olduklarıيَفْتَرُونَuyduruyor

Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini aldatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَتْdedi kiرَبِّRabbimأَنَّىٰnasılيَكُونُolurلِىbenimوَلَدٌçocuğumوَلَمْbana dokunmamışkenيَمْسَسْنِىبَشَرٌقَالَdediكَذَٰلِكِböyledirٱللَّهُAllahيَخْلُقُyaratırمَاşeyiيَشَآءُإِذَاzamanقَضَىٰٓistediğiأَمْرًاbir şey(in olmasını)فَإِنَّمَاsadeceيَقُولُderلَهُۥonaكُنol'فَيَكُونُo da oluverir

(Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama, Allah dilediğini yaratır. O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنeğerتَمْسَسْكُمْsize dokunsaحَسَنَةٌbir iyilikتَسُؤْهُمْonları tasalandırırوَإِنve eğerتُصِبْكُمْsize dokunsaسَيِّئَةٌbir kötülükيَفْرَحُوا۟sevinirlerبِهَاوَإِنeğerتَصْبِرُوا۟sabrederوَتَتَّقُوا۟ve korunursanızلَاsize zarar vermezيَضُرُّكُمْكَيْدُهُمْonların tuzağıشَيْـًٔاإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriيَعْمَلُونَonların yaptıklarıمُحِيطٌkuşatmıştır

Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez. Çünkü Allah onların işlediklerini kuşatmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi