KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ضرر

özür · zarar · darlık · zararı

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
74
Ayet
70
Sure
31
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

70 ayetin ilk 8 tanesi
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydularمَاşeyeتَتْلُوا۟uydurduğuٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınعَلَىٰhakkındaمُلْكِmülküسُلَيْمَٰنَوَمَاküfre girmediكَفَرَسُلَيْمَٰنُSüleymanوَلَٰكِنَّfakatٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarكَفَرُوا۟küfre girdilerيُعَلِّمُونَöğreterekٱلنَّاسَinsanlaraٱلسِّحْرَsihriوَمَآve şeyiأُنزِلَindirilenعَلَىiki meleğeٱلْمَلَكَيْنِبِبَابِلَBabil'deهَٰرُوتَHarutوَمَٰرُوتَوَمَاonlar öğretmezlerdiيُعَلِّمَانِمِنْhiç kimseyeأَحَدٍحَتَّىٰdemedikçeيَقُولَآإِنَّمَاşüphesizنَحْنُbizفِتْنَةٌfitneyizفَلَاsakın küfre girmeyinتَكْفُرْفَيَتَعَلَّمُونَfakat öğreniyorlardıمِنْهُمَاbunlardanمَاşeyiيُفَرِّقُونَayıranبِهِۦonunlaبَيْنَarasınıٱلْمَرْءِeşiوَزَوْجِهِۦوَمَاve değildirهُمama onlarبِضَآرِّينَzarar veriyorبِهِۦonunlaمِنْhiç kimseyeأَحَدٍإِلَّاbaşkaبِإِذْنِiznindenٱللَّهِوَيَتَعَلَّمُونَonlar öğreniyorlardıمَاşeyiيَضُرُّهُمْzarar verenوَلَاdeğilيَنفَعُهُمْوَلَقَدْandolsunعَلِمُوا۟gayet iyi biliyorlardı kiلَمَنِkimseninٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمَاyokturلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنْbir nasibiخَلَٰقٍوَلَبِئْسَve ne kötüdürمَاşeyشَرَوْا۟sattıklarıبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْلَوْkeşkeكَانُوا۟(bunu) bilselerdi!يَعْلَمُونَ

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniقَالَdemişti kiإِبْرَٰهِۦمُİbrahimرَبِّRabbimٱجْعَلْkılهَٰذَاbuبَلَدًاşehriءَامِنًاgüvenliوَٱرْزُقْve rızıklandırأَهْلَهُۥhalkınıمِنَürünlerleٱلثَّمَرَٰتِمَنْkimseleriءَامَنَinananمِنْهُمonlardanبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِقَالَ(Rabbi) buyurdu kiوَمَنkimseyiكَفَرَinkar edenفَأُمَتِّعُهُۥonu geçindiririmقَلِيلًاaz bir (süre)ثُمَّsonraأَضْطَرُّهُۥٓonu mahkum ederimإِلَىٰazabınaعَذَابِٱلنَّارِوَبِئْسَve ne kötüٱلْمَصِيرُdönüş yeridir

Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkar edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizحَرَّمَharam kıldıعَلَيْكُمُsizeٱلْمَيْتَةَleşوَٱلدَّمَve kanوَلَحْمَve etiniٱلْخِنزِيرِdomuzوَمَآve şeyleriأُهِلَّkesilenبِهِۦadınaلِغَيْرِbaşkasıٱللَّهِفَمَنِama kimٱضْطُرَّmecbur kalırsaغَيْرَsaldırmaksızınبَاغٍوَلَاve sınırı aşmaksızınعَادٍفَلَآyokturإِثْمَgünahعَلَيْهِإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahغَفُورٌçok bağışlayandırرَّحِيمٌçok esirgeyendir

Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَٱلْبِرَّiyilikأَنçevirmenizتُوَلُّوا۟وُجُوهَكُمْyüzleriniziقِبَلَtarafınaٱلْمَشْرِقِdoğuوَٱلْمَغْرِبِve batıوَلَٰكِنَّfakatٱلْبِرَّiyilikمَنْkişininءَامَنَinanmasıdırبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve meleklereوَٱلْكِتَٰبِve Kitabaوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereوَءَاتَىve vermesidirٱلْمَالَmalınıعَلَىٰsevdiğiحُبِّهِۦذَوِىyakınlaraٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينَve yoksullaraوَٱبْنَveٱلسَّبِيلِyolda kalmışlaraوَٱلسَّآئِلِينَve dilencilereوَفِىveٱلرِّقَابِkölelereوَأَقَامَve kılmasıdırٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَىve vermesidirٱلزَّكَوٰةَzekatıوَٱلْمُوفُونَyerine getirmeleridirبِعَهْدِهِمْandlaşmalarınıإِذَاzamanعَٰهَدُوا۟وَٱلصَّٰبِرِينَve sabrederlerفِىsıkıntıdaٱلْبَأْسَآءِوَٱلضَّرَّآءِve hastalıktaوَحِينَve zamanındaٱلْبَأْسِأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirصَدَقُوا۟وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte onlarهُمُonlardırٱلْمُتَّقُونَmuttakiler

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaحَسِبْتُمْsandınız (mı)أَنkiتَدْخُلُوا۟gireceksinizٱلْجَنَّةَcenneteوَلَمَّاbaşınıza gelmedenيَأْتِكُممَّثَلُdurumuٱلَّذِينَgeçenlerinخَلَوْا۟مِنsizden önceقَبْلِكُممَّسَّتْهُمُonlara dokunmuştuٱلْبَأْسَآءُsıkıntıوَٱلضَّرَّآءُve yoksullukوَزُلْزِلُوا۟ve sarsılmışlardı kiحَتَّىٰnihayetيَقُولَdiyorlardıٱلرَّسُولُpeygamberوَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟inananمَعَهُۥonunla birlikteمَتَىٰne zamanنَصْرُyardımıٱللَّهِأَلَآİyi bilin kiإِنَّşüphesizنَصْرَyardımıٱللَّهِAllah'ınقَرِيبٌyakındır

Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Peygamber ve onunla beraber mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı pek yakındır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanطَلَّقْتُمُboşadığınızٱلنِّسَآءَkadınlarıفَبَلَغْنَulaştıklarındaأَجَلَهُنَّ(iddetlerinin) sonunaفَأَمْسِكُوهُنَّya onları tutunبِمَعْرُوفٍiyilikleأَوْya daسَرِّحُوهُنَّbırakınبِمَعْرُوفٍوَلَاonları (yanınızda) tutmayınتُمْسِكُوهُنَّضِرَارًاzarar vermek içinلِّتَعْتَدُوا۟وَمَنkimيَفْعَلْyaparsaذَٰلِكَbunuفَقَدْmuhakkakظَلَمَzulmetmiştirنَفْسَهُۥوَلَاedinmeyinتَتَّخِذُوٓا۟ءَايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınهُزُوًاوَٱذْكُرُوا۟düşününنِعْمَتَni'metiniٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْsize olanوَمَآindirdikleriniأَنزَلَعَلَيْكُمsizeمِّنَKitaptanٱلْكِتَٰبِوَٱلْحِكْمَةِve Hikmet(ten)يَعِظُكُمsize öğüt vermek içinبِهِۦوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip zarar vermek için onları tutmayın. Bunu kim yaparsa kendine zulmetmiş olur. Sakın Allah'ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini, size öğüt vermek için indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْوَٰلِدَٰتُيُرْضِعْنَemzirirlerأَوْلَٰدَهُنَّçocuklarınıحَوْلَيْنِiki yılكَامِلَيْنِلِمَنْkimse içinأَرَادَisteyenأَنtamamlamakيُتِمَّٱلرَّضَاعَةَوَعَلَىüzerinedirٱلْمَوْلُودِbabanınلَهُۥ(çocuk kendisine ait olan)رِزْقُهُنَّonların yiyecekleriوَكِسْوَتُهُنَّve giyecekleriبِٱلْمَعْرُوفِلَاyükümlü tutulmazتُكَلَّفُنَفْسٌhiç kimseإِلَّاbaşkaوُسْعَهَالَاzarara sokulmasınتُضَآرَّوَٰلِدَةٌۢ(ne) anneبِوَلَدِهَاçocuğu yüzündenوَلَاve (ne de)مَوْلُودٌbabaلَّهُۥ(çocuğun aidolduğu)بِوَلَدِهِۦوَعَلَىve üzerindeٱلْوَارِثِmirasçınınمِثْلُaynı (yükümlülük var)dırذَٰلِكَفَإِنْeğerأَرَادَاisterlerseفِصَالًاsütten kesmekعَنrızalarıylaتَرَاضٍمِّنْهُمَاkendi aralarındaوَتَشَاوُرٍve danışarakفَلَاyokturجُنَاحَgünahعَلَيْهِمَاوَإِنْeğerأَرَدتُّمْistersenizأَن(sütannesi tutup) emzirtmekتَسْتَرْضِعُوٓا۟أَوْلَٰدَكُمْçocuklarınızıفَلَاyine yokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeإِذَاsonraسَلَّمْتُمverdiktenمَّآşeyi (ücreti)ءَاتَيْتُمverdiğinizبِٱلْمَعْرُوفِوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاher şeyiتَعْمَلُونَyaptığınızبَصِيرٌgörmektedir

-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟iman eden(ler)إِذَاzamanتَدَايَنتُمbirbirinize verdiğinizبِدَيْنٍborçإِلَىٰٓkadarأَجَلٍsüreyeمُّسَمًّىbelirli birفَٱكْتُبُوهُوَلْيَكْتُبve yazsınبَّيْنَكُمْaranızdaكَاتِبٌۢbir yazıcıبِٱلْعَدْلِوَلَاkaçınmasın (yazsın)يَأْبَكَاتِبٌyazıcıأَنyazmaktanيَكْتُبَكَمَاşekildeعَلَّمَهُkendisine öğrettiğiٱللَّهُفَلْيَكْتُبْyazdırsınوَلْيُمْلِلِyazdırsınٱلَّذِىkimseعَلَيْهِüzerindeٱلْحَقُّhak olan (borçlu)وَلْيَتَّقِkorksunٱللَّهَAllah'tanرَبَّهُۥRabbi olanوَلَاeksik etmesinيَبْخَسْمِنْهُondan (borcundan)شَيْـًٔافَإِنeğerكَانَiseٱلَّذِىkimseعَلَيْهِborçlu olanٱلْحَقُّسَفِيهًاaklı ermezأَوْyahutضَعِيفًاzayıfأَوْya daلَاgüç yetiremiyecekيَسْتَطِيعُأَنkendisi yazdırmayaيُمِلَّهُوَoفَلْيُمْلِلْyazdırsınوَلِيُّهُۥonun velisiبِٱلْعَدْلِوَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid tutunشَهِيدَيْنِiki şahidiمِنerkeklerinizdenرِّجَالِكُمْفَإِنeğerلَّمْyoksaيَكُونَارَجُلَيْنِiki erkekفَرَجُلٌ(o zaman) bir erkekوَٱمْرَأَتَانِiki kadınمِمَّنkimseتَرْضَوْنَrazı olduğunuzمِنَşahidlerdenٱلشُّهَدَآءِأَنta kiتَضِلَّşaşırırsaإِحْدَىٰهُمَاkadınlardan biriفَتُذَكِّرَhatırlatması içinإِحْدَىٰهُمَاbiriٱلْأُخْرَىٰوَلَاkaçınmasınlarيَأْبَٱلشُّهَدَآءُşahidlerإِذَاzamanمَاbir şeyeدُعُوا۟وَلَاüşenmeyinتَسْـَٔمُوٓا۟أَنyazmaktanتَكْتُبُوهُصَغِيرًاaz olsunأَوْveyaكَبِيرًاçok olsunإِلَىٰٓkadarأَجَلِهِۦذَٰلِكُمْbuأَقْسَطُdaha adaletliعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَأَقْوَمُve daha sağlamلِلشَّهَٰدَةِşahidlik içinوَأَدْنَىٰٓve daha elverişlidirأَلَّاkuşkulanmamanız içinتَرْتَابُوٓا۟إِلَّآancakأَنolursaتَكُونَتِجَٰرَةًticaretحَاضِرَةًpeşinتُدِيرُونَهَاhemen alıp vereceğinizبَيْنَكُمْaranızdaفَلَيْسَyokturعَلَيْكُمْüzerinizeجُنَاحٌbir günahأَلَّاötürüتَكْتُبُوهَاوَأَشْهِدُوٓا۟ve şahid tutunإِذَاzaman daتَبَايَعْتُمْوَلَاasla zarar verilmesinيُضَآرَّكَاتِبٌyazana daوَلَاveشَهِيدٌوَإِنeğerتَفْعَلُوا۟(bir zarar) yaparsanızفَإِنَّهُۥşüphesizفُسُوقٌۢkötülük olurبِكُمْوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَوَيُعَلِّمُكُمُve size öğretiyorٱللَّهُوَٱللَّهُAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi