KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

شرر

şer · fena · şerre · şerri

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
31
Ayet
30
Sure
22
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Şer ve kıvılcım

Corpusun شرر kökü, Mekāyîs’te شر başlığı altında açıklanır. Kötülük ile kıvılcım örneklerini birlikte görmek, bağlam ayrımını ortadan kaldırmaz.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris شر maddesinde yayılma ve uçuşma çevresinde bir açıklama kurar. Şerrin hayra karşıtlığı, güneşte bir şeyi yayma ve ateşten sıçrayan parçalar aynı maddede ele alınır. Özellikle شرر için ateşten uçuşan parçaları belirtir ve Mürselât ayetini örnek verir. Yazarın bu bağlantıyı kurması, bütün kötülük ifadelerinin görünmez bir ateş mecazı taşıdığı anlamına gelmez. Sözlük yazarının ilişkilendirme yöntemi ile ayette gerçekleşen kullanımın ayrı düzeyler olduğu korunmalıdır. (İbn Fâris, Mekāyîs, 3/180–3/182.)

Ayet içinde okuma

Zilzâl 99:8’de شَرًّا, kişinin yaptığı ve sonucunu göreceği davranış bağlamındadır. Mürselât 77:32’de بِشَرَرٍ, saçılan kıvılcımlar ve onları betimleyen benzetme içinde bulunur. Birincisinde iyi işlerle kurulan karşıtlığı, ikincisinde ateş sahnesinin tasvirini okumak gerekir. Aynı kök dizininde bulunmaları araştırmaya giriş sağlar; sözcükleri birbirinin yerine koymayı sağlamaz. Bu iki örnek, biçim ve yakın cümlelerin neden kök harfleri kadar önemli olduğunu gösterir.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

30 ayetin ilk 8 tanesi
كُتِبَyazıldı (farz kılındı)عَلَيْكُمُsizeٱلْقِتَالُsavaşوَهُوَhalbuki oكُرْهٌhoşunuza gitmezلَّكُمْوَعَسَىٰٓolur ki bazenأَنhoşlanmadığınızتَكْرَهُوا۟شَيْـًٔاbir şeyوَهُوَoخَيْرٌhayırlıdırلَّكُمْوَعَسَىٰٓve olur kiأَنhoşlandığınızتُحِبُّوا۟شَيْـًٔاbir şey (de)وَهُوَoشَرٌّkötüdürلَّكُمْوَٱللَّهُAllahيَعْلَمُbilirوَأَنتُمْsiz iseلَاbilmezsinizتَعْلَمُونَ

Savaş, hoşunuza gitmediği halde, size farz kılındı. Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاsanmasınlarيَحْسَبَنَّٱلَّذِينَkimselerيَبْخَلُونَcimrilik eden(ler)بِمَآne kiءَاتَىٰهُمُkendilerine vermiştirٱللَّهُAllahمِنlütfundanفَضْلِهِۦهُوَoخَيْرًاhayırlıdırلَّهُمبَلْ(hayır) bilakisهُوَoشَرٌّşerlidirلَّهُمْسَيُطَوَّقُونَboyunlarına dolandırılacaktırمَاşeylerبَخِلُوا۟cimrilik ettikleriبِهِۦonunlaيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِوَلِلَّهِAllah'ındırمِيرَٰثُmirasıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَٱللَّهُAllahبِمَاne kiتَعْمَلُونَyapıyorsunuzخَبِيرٌhaber alandır

Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiهَلْsize söyleyeyim mi?أُنَبِّئُكُمبِشَرٍّdaha kötüsünüمِّنbundanذَٰلِكَمَثُوبَةًcezasıعِندَkatındaٱللَّهِمَنkim(ler)eلَّعَنَهُla'net etmişseٱللَّهُAllahوَغَضِبَve gazab etmişseعَلَيْهِonlaraوَجَعَلَve yapmışsaمِنْهُمُkimlerdenٱلْقِرَدَةَmaymunlarوَٱلْخَنَازِيرَve domuzlarوَعَبَدَve tapanlarٱلطَّٰغُوتَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarınشَرٌّdaha kötüdürمَّكَانًاyeriوَأَضَلُّve daha çok sapmışlardırعَنdüzسَوَآءِٱلسَّبِيلِyoldan

De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّشَرَّen kötüsüٱلدَّوَآبِّcanlılarınعِندَkatındaٱللَّهِAllahٱلصُّمُّsağırlarٱلْبُكْمُve dilsizlerdirٱلَّذِينَonlar kiلَاdüşünmezlerيَعْقِلُونَ

Şüphesiz, yeryüzünde yürüyen canlıların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan (gerçeği görmeyen) sağırlar, dilsizlerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizشَرَّen kötüsüٱلدَّوَآبِّcanlılarınعِندَgöreٱللَّهِAllah'aٱلَّذِينَkimselerdirكَفَرُوا۟kafirlerdirفَهُمْartık onlarلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Şüphesiz Allah katında, yeryüzünde yürüyen canlıların en kötüsü, inkar edenlerdir. Artık onlar iman etmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْيُعَجِّلُacele verseydiٱللَّهُAllahلِلنَّاسِinsanlaraٱلشَّرَّkötülüğüٱسْتِعْجَالَهُمacele istemeleri gibiبِٱلْخَيْرِiyiliğiلَقُضِىَhemen bitmiş olurduإِلَيْهِمْonlarınأَجَلُهُمْفَنَذَرُböyle bırakırızٱلَّذِينَkimseleriلَاummayanlarıيَرْجُونَلِقَآءَنَاbize kavuşmayıفِىtaşkınlıkları içindeطُغْيَٰنِهِمْيَعْمَهُونَbocalar bir halde

Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوٓا۟إِنeğerيَسْرِقْçaldıysaفَقَدْelbetteسَرَقَçalmıştıأَخٌkardeşi deلَّهُۥonunمِنbundan önceقَبْلُفَأَسَرَّهَاbunu sakladıيُوسُفُYusufفِىiçindeنَفْسِهِۦوَلَمْaçmadıيُبْدِهَالَهُمْقَالَdediأَنتُمْsizشَرٌّfenaمَّكَانًاوَٱللَّهُve Allahأَعْلَمُçok iyi biliyorبِمَا(içyüzünü)تَصِفُونَanlattığınızın

Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı." Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, "Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi