KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سبع

yedi · yetmiş · ve yedi · yedidir

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
28
Ayet
24
Sure
16
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

24 ayetin ilk 8 tanesi
هُوَOٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıلَكُمsizin içinمَّاneفِىvarsaٱلْأَرْضِyeryüzündeجَمِيعًاhepsiniثُمَّsonraٱسْتَوَىٰٓyöneldiإِلَىgökeٱلسَّمَآءِفَسَوَّىٰهُنَّonları düzenlediسَبْعَyediسَمَٰوَٰتٍوَهُوَve Oبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَتِمُّوا۟ve tamamlayınٱلْحَجَّhaccıوَٱلْعُمْرَةَve ömreyiلِلَّهِفَإِنْeğerأُحْصِرْتُمْengellenmiş olursanızفَمَاşeyi (kesin)ٱسْتَيْسَرَkolayınıza gelenمِنَkurbandanٱلْهَدْىِوَلَاtıraş etmeyinتَحْلِقُوا۟رُءُوسَكُمْbaşlarınızıحَتَّىٰkadarيَبْلُغَvarıncayaٱلْهَدْىُkurbanمَحِلَّهُۥفَمَنkim (varsa)كَانَolanمِنكُمiçinizdenمَّرِيضًاhastaأَوْya daبِهِۦٓbulunanأَذًىbir rahatsızlığıمِّنbaşındanرَّأْسِهِۦفَفِدْيَةٌfidye (versin)مِّنoruçtanصِيَامٍأَوْveyaصَدَقَةٍsadakadanأَوْveyaنُسُكٍفَإِذَآzamanأَمِنتُمْgüvene kavuştuğunuzفَمَنkimseتَمَتَّعَfaydalanmak isteyenبِٱلْعُمْرَةِömre ileإِلَىkadarٱلْحَجِّhac (zamanın)aفَمَاşeyi (kessin)ٱسْتَيْسَرَkolayına geleniمِنَkurbandanٱلْهَدْىِفَمَنkimseلَّمْ(kurban) bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutarثَلَٰثَةِüçأَيَّامٍgünفِىhacdaٱلْحَجِّوَسَبْعَةٍve yedi günإِذَاzamanرَجَعْتُمْتِلْكَböyleceعَشَرَةٌon (gündür)كَامِلَةٌذَٰلِكَbuلِمَنkimseler içindirلَّمْolmayanlarيَكُنْأَهْلُهُۥailesiحَاضِرِىhazırٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَٱتَّقُوا۟sakınınٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّgerçektenٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُşiddetlidirٱلْعِقَابِcezası

Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّثَلُdurumuٱلَّذِينَkimselerinيُنفِقُونَinfak edenler(in)أَمْوَٰلَهُمْmallarınıفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahكَمَثَلِdurumu gibidirحَبَّةٍbir tohumunأَنۢبَتَتْverenسَبْعَyediسَنَابِلَbaşakفِىherكُلِّسُنۢبُلَةٍbaşağındaمِّا۟ئَةُyüzحَبَّةٍوَٱللَّهُAllahيُضَٰعِفُkat kat verirلِمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُAllah(ın)وَٰسِعٌ(lutfu) geniştirعَلِيمٌ(O) bilendir

Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حُرِّمَتْharam kılındıعَلَيْكُمُsizeٱلْمَيْتَةُleşوَٱلدَّمُve kanوَلَحْمُve etiٱلْخِنزِيرِdomuzوَمَآve şeylerأُهِلَّboğazlananلِغَيْرِbaşkası adınaٱللَّهِAllah'tanبِهِۦO'naوَٱلْمُنْخَنِقَةُve boğulmuşوَٱلْمَوْقُوذَةُve vurulmuşوَٱلْمُتَرَدِّيَةُve yukarıdan düşmüşوَٱلنَّطِيحَةُve boynuzlanmışوَمَآve şeyler (havyanlar)أَكَلَyediğiٱلسَّبُعُcanavarınإِلَّاhariçمَاsizin kestiklerinizذَكَّيْتُمْوَمَاve şeylerذُبِحَboğazlananعَلَىüzerineٱلنُّصُبِdikili taşlarوَأَنve kısmet (şans) aramanızتَسْتَقْسِمُوا۟بِٱلْأَزْلَٰمِذَٰلِكُمْbunlarفِسْقٌٱلْيَوْمَbugün artıkيَئِسَumudu kesmişlerdirٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)مِنsizin dininizdenدِينِكُمْفَلَاonlardan korkmayınتَخْشَوْهُمْوَٱخْشَوْنِٱلْيَوْمَbugünأَكْمَلْتُolgunlaştırdımلَكُمْsizin içinدِينَكُمْdininiziوَأَتْمَمْتُve tamamladımعَلَيْكُمْsizeنِعْمَتِىni'metimiوَرَضِيتُve razı oldumلَكُمُsizin içinٱلْإِسْلَٰمَİslam'aدِينًافَمَنِkimٱضْطُرَّdaralırsaفِىaçlıktanمَخْمَصَةٍغَيْرَistekle yönelmedenمُتَجَانِفٍلِّإِثْمٍفَإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱخْتَارَve seçtiمُوسَىٰMusaقَوْمَهُۥkavmindenسَبْعِينَyetmişرَجُلًاadamلِّمِيقَٰتِنَافَلَمَّآne zaman kiأَخَذَتْهُمُonları yakalayıncaٱلرَّجْفَةُsarsıntıقَالَ(Musa) dedi kiرَبِّRabbimلَوْşayetشِئْتَdileseydinأَهْلَكْتَهُمbunları da helak ederdinمِّنdaha önceقَبْلُوَإِيَّٰىَأَتُهْلِكُنَاbizi helak mı edeceksin?بِمَاötürüفَعَلَyaptıklarındanٱلسُّفَهَآءُbazı beyinsizlerinمِنَّآإِنْbu (iş)هِىَإِلَّاbaşka bir şey değildirفِتْنَتُكَsenin imtihanındanتُضِلُّşaşırtırsınبِهَاonunlaمَنdilediğiniتَشَآءُوَتَهْدِىve yol gösterirsinمَنdilediğineتَشَآءُأَنتَsenوَلِيُّنَاbizim velimizsinفَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَٱرْحَمْنَاوَأَنتَve senخَيْرُen iyisisinٱلْغَٰفِرِينَbağışlayanların

Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Musa, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da beni de bundan önce helak ederdin. Şimdi içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helak mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱسْتَغْفِرْ(ister) af dileلَهُمْonlar içinأَوْveyaلَا(ister) dilemeتَسْتَغْفِرْلَهُمْonlar içinإِنşayetتَسْتَغْفِرْaf dilesenلَهُمْonlar içinسَبْعِينَyetmişمَرَّةًdefaفَلَنaslaيَغْفِرَaffetmezٱللَّهُAllahلَهُمْذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَفَرُوا۟inkar ettilerبِٱللَّهِAllah'ıوَرَسُولِهِۦوَٱللَّهُve Allahلَاyola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَkavmiٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkan

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiٱلْمَلِكُKralإِنِّىٓşüphesiz benأَرَىٰ(düşümde) görüyorumسَبْعَyediبَقَرَٰتٍinekسِمَانٍsemizيَأْكُلُهُنَّbunları yiyorسَبْعٌyediعِجَافٌzayıf inekوَسَبْعَve yediسُنۢبُلَٰتٍbaşakخُضْرٍyeşilوَأُخَرَve diğerleri deيَابِسَٰتٍيَٰٓأَيُّهَاEyٱلْمَلَأُefendilerأَفْتُونِىbana anlatınفِىbu rü'yamıرُءْيَٰىَإِنeğerكُنتُمْsizلِلرُّءْيَاrü'yaتَعْبُرُونَta'bir ediyorsanız

Kral, "Ben rüyamda yedi semiz ineği, yedi zayıf ineğin yediğini; ayrıca yedi yeşil başak ve yedi de kuru başak görüyorum. Ey ileri gelenler! Eğer rüya yorumluyorsanız, rüyamı bana yorumlayın" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُوسُفُYusufأَيُّهَاeyٱلصِّدِّيقُçok doğru söyleyenأَفْتِنَاbize bilgi verفِىhakkındaسَبْعِyediبَقَرَٰتٍineğiسِمَانٍsemizيَأْكُلُهُنَّyiyorlarسَبْعٌyediعِجَافٌzayıf (inek)وَسَبْعِve yediسُنۢبُلَٰتٍbaşakخُضْرٍyeşilوَأُخَرَdiğeri deيَابِسَٰتٍkuruلَّعَلِّىٓumarım kiأَرْجِعُdönerimإِلَىinsanlaraٱلنَّاسِلَعَلَّهُمْonlar daيَعْلَمُونَbilirler

(Zindana varınca), "Yusuf! Ey doğru sözlü! Rüyada yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesi, bir de yedi yeşil başakla diğer yedi kuru başak hakkında bize yorum yap. Ümid ederim ki (vereceğin bilgi ile) insanlara dönerim de onlar da (senin değerini) bilirler" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi