KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

مرر

kez · defa · önce · bir kez

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
35
Ayet
32
Sure
22
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

32 ayetin ilk 8 tanesi
ٱلطَّلَٰقُboşamaمَرَّتَانِفَإِمْسَاكٌۢya tutmak (lazım)dırبِمَعْرُوفٍiyilikleأَوْya daتَسْرِيحٌۢsalıvermekبِإِحْسَٰنٍوَلَاhelal değildirيَحِلُّلَكُمْsizeأَنgeri almanızتَأْخُذُوا۟مِمَّآşeylerdenءَاتَيْتُمُوهُنَّonlara verdiğinizشَيْـًٔاbir şeyإِلَّآbaşkaأَنeğerيَخَافَآkorkarlarsaأَلَّاkoruyamamaktanيُقِيمَاحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِفَإِنْeğerخِفْتُمْkorkarsanızأَلَّاkoruyamamaktanيُقِيمَاحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِAllah'ınفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْهِمَاikisine deفِيمَا(kadının ayrılmak için verdiği)ٱفْتَدَتْfidyeبِهِۦتِلْكَişte bunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınفَلَاsakın bunları aşmayınتَعْتَدُوهَاوَمَنve kim(ler)يَتَعَدَّaşarsaحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِAllah'ınفَأُو۟لَٰٓئِكَişteهُمُonlarٱلظَّٰلِمُونَzalimlerdir

(Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah'ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız, sizin için helal olmaz. Eğer onlar Allah'ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah'ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutكَٱلَّذِىşu kimse gibi kiمَرَّuğramıştıعَلَىٰbir kasabayaقَرْيَةٍوَهِىَo kimseخَاوِيَةٌ(duvarları) yığılmışعَلَىٰüstüneعُرُوشِهَاçatılarıقَالَdedi kiأَنَّىٰnasılيُحْىِۦdiriltecekهَٰذِهِbunuٱللَّهُAllahبَعْدَsonraمَوْتِهَافَأَمَاتَهُkendisini öldürüpٱللَّهُAllah (da)مِا۟ئَةَyüzعَامٍseneثُمَّsonraبَعَثَهُۥقَالَdediكَمْne kadarلَبِثْتَقَالَdediلَبِثْتُkaldımيَوْمًاbir günأَوْya daبَعْضَbirazı (kadar)يَوْمٍقَالَ(Allah) dediبَلbilakisلَّبِثْتَkaldınمِا۟ئَةَyüzعَامٍyılفَٱنظُرْbakإِلَىٰyiyeceğineطَعَامِكَوَشَرَابِكَve içeceğineلَمْbozulmamışيَتَسَنَّهْوَٱنظُرْve bakإِلَىٰeşeğineحِمَارِكَوَلِنَجْعَلَكَseni kılalım diyeءَايَةًbir ibretلِّلنَّاسِوَٱنظُرْve bakإِلَىkemiklereٱلْعِظَامِكَيْفَnasılنُنشِزُهَاonları birbiri üstüne koyuyorثُمَّsonraنَكْسُوهَاonlara giydiriyoruzلَحْمًافَلَمَّاbu işlerتَبَيَّنَaçıkça belli oluncaلَهُۥonaقَالَdedi kiأَعْلَمُbiliyorum kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahعَلَىٰher şeyeكُلِّشَىْءٍقَدِيرٌkadirdir

Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti. Bunun üzerine, Allah onu öldürüp yüzyıl ölü bıraktı, sonra diriltti ve ona sordu: "Ne kadar (ölü) kaldın?" O, "Bir gün veya bir günden daha az kaldım" diye cevap verdi. Allah, şöyle dedi: "Hayır, yüz sene kaldın. Böyle iken yiyeceğine ve içeceğine bak, henüz bozulmamış. Bir de eşeğine bak! (Böyle yapmamız) seni insanlara ibret belgesi kılmamız içindir. (Eşeğin) kemikler(in)e de bak, nasıl onları bir araya getiriyor, sonra onlara nasıl et giydiriyoruz?" Kendisine bütün bunlar apaçık belli olunca, şöyle dedi: "Şimdi, biliyorum ki; şüphesiz Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجِئْتُمُونَاyine bize geldinizفُرَٰدَىٰtek olarakكَمَاgibiخَلَقْنَٰكُمْsizi yarattığımızأَوَّلَilkمَرَّةٍkezوَتَرَكْتُمve bıraktınızمَّاşeyleriخَوَّلْنَٰكُمْsizi hayaline daldırdığımızوَرَآءَarkasındaظُهُورِكُمْوَمَاve görmüyoruzنَرَىٰمَعَكُمْyanınızdaشُفَعَآءَكُمُşefaatçileriniziٱلَّذِينَkimseleriزَعَمْتُمْsandığınızأَنَّهُمْonlarınفِيكُمْiçinizdenشُرَكَٰٓؤُا۟لَقَدandolsunتَّقَطَّعَ(bağlar) kesilmişبَيْنَكُمْaranızdakiوَضَلَّve kaybolup gitmiştirعَنكُمsizdenمَّاşeylerكُنتُمْsandığınızتَزْعُمُونَ

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنُقَلِّبُve ters çeviririzأَفْـِٔدَتَهُمْgönülleriniوَأَبْصَٰرَهُمْve gözleriniكَمَاgibiلَمْinanmadıklarıيُؤْمِنُوا۟بِهِۦٓonaأَوَّلَilkمَرَّةٍdefasındaوَنَذَرُهُمْve bırakırız onlarıفِىiçindeطُغْيَٰنِهِمْazgınlıklarıيَعْمَهُونَbocalayıp dururlar

Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَٱلَّذِىkiخَلَقَكُمsizi yarattıمِّنnefistenنَّفْسٍوَٰحِدَةٍbir tekوَجَعَلَve var etiمِنْهَاondanزَوْجَهَاeşiniلِيَسْكُنَ(gönlü) sukün bulsun diyeإِلَيْهَافَلَمَّاne zaman kiتَغَشَّىٰهَاeşini sarıp örtünceحَمَلَتْ(eşi) yüklendiحَمْلًاbir yükخَفِيفًاhafifفَمَرَّتْgezdirdiبِهِۦفَلَمَّآne zaman kiأَثْقَلَت(yükü) ağırlaşıncaدَّعَوَاikisi beraber du'a ettilerٱللَّهَAllah'aرَبَّهُمَاRableriلَئِنْeğerءَاتَيْتَنَاbize verirsenصَٰلِحًاiyi güzel (bir çocuk)لَّنَكُونَنَّelbette oluruzمِنَşükredenlerdenٱلشَّٰكِرِينَ

Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca her ikisi de Rableri Allah'a, "Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız" diye dua ederler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselerعَٰهَدتَّsen andlaşma yaptığınمِنْهُمْkendileriyleثُمَّsonraيَنقُضُونَbozarlarعَهْدَهُمْandlaşmalarınıفِىherكُلِّمَرَّةٍdefasındaوَهُمْve onlarلَاhiçيَتَّقُونَçekinmeden

Onlar, kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra da her defasında antlaşmalarını hiç çekinmeden bozan kimselerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَاsavaşmayacak mısınız?تُقَٰتِلُونَقَوْمًاbir kavimleنَّكَثُوٓا۟bozanأَيْمَٰنَهُمْandlarınıوَهَمُّوا۟ve yeltenenبِإِخْرَاجِçıkarmağaٱلرَّسُولِElçiyiوَهُمve kendileriبَدَءُوكُمْsiz(inle savaş)a başlamış olanأَوَّلَilkمَرَّةٍأَتَخْشَوْنَهُمْفَٱللَّهُAllah'tırأَحَقُّen layık olanأَنkendisinden korkmanızaتَخْشَوْهُإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَgerçekten inananlar

Yeminlerini bozan, peygamberi yurdundan çıkarmaya kalkışan ve üstelik size tecavüzü ilk defa kendileri başlatan bir kavimle savaşmaz mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Oysa Allah, -eğer siz gerçek mü'minler iseniz- kendisinden korkmanıza daha layıktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱسْتَغْفِرْ(ister) af dileلَهُمْonlar içinأَوْveyaلَا(ister) dilemeتَسْتَغْفِرْلَهُمْonlar içinإِنşayetتَسْتَغْفِرْaf dilesenلَهُمْonlar içinسَبْعِينَyetmişمَرَّةًdefaفَلَنaslaيَغْفِرَaffetmezٱللَّهُAllahلَهُمْذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَفَرُوا۟inkar ettilerبِٱللَّهِAllah'ıوَرَسُولِهِۦوَٱللَّهُve Allahلَاyola iletmezيَهْدِىٱلْقَوْمَkavmiٱلْفَٰسِقِينَyoldan çıkan

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme (fark etmez.) Onlar için yetmiş kez bağışlanma dilesen de, Allah onları asla affetmeyecektir. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmiş olmaları sebebiyledir. Allah, fasık topluluğu doğru yola iletmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi