KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

فيا

dönerse · verdiği · döndüğünü · dönünceye

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
7
Ayet
6
Sure
5
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

6 ayetin ilk 6 tanesi
لِّلَّذِينَkimseler içinيُؤْلُونَyaklaşmamağa yemin edenlerمِنkadınlarınaنِّسَآئِهِمْتَرَبُّصُbekleme (hakkı) vardırأَرْبَعَةِdörtأَشْهُرٍفَإِنeğerفَآءُو(o süre içinde) dönerlerseفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayanرَّحِيمٌmerhamet edendir

Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَلَمْgörmediler mi?يَرَوْا۟إِلَىٰşeyleriمَاخَلَقَyarattığıٱللَّهُAllah'ınمِنher şeydenشَىْءٍيَتَفَيَّؤُا۟döndüğünüظِلَٰلُهُۥgölgelerininعَنِsağdanٱلْيَمِينِوَٱلشَّمَآئِلِve soldanسُجَّدًاsecde ederekلِّلَّهِAllah'aوَهُمْve onlarدَٰخِرُونَsürünerek

Allah'ın yarattığı şeyleri görmüyorlar mı? Onların gölgeleri Allah'a secde ederek ve tevazu ile boyun eğerek sağa ve sola dönmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلنَّبِىُّpeygamberإِنَّآşüphesiz bizأَحْلَلْنَاhelal kıldıkلَكَsanaأَزْوَٰجَكَeşleriniٱلَّٰتِىٓverdiğinءَاتَيْتَأُجُورَهُنَّücretlerini (mehirlerini)وَمَاveمَلَكَتْbulunanlarıيَمِينُكَelindeمِمَّآganimet verdiğindenأَفَآءَٱللَّهُAllah'ınعَلَيْكَsanaوَبَنَاتِve kızlarınıعَمِّكَamcanınوَبَنَاتِve kızlarınıعَمَّٰتِكَhalalarınınوَبَنَاتِve kızlarınıخَالِكَdayınınوَبَنَاتِve kızlarınıخَٰلَٰتِكَteyzelerininٱلَّٰتِىhicret edenهَاجَرْنَمَعَكَseninle beraberوَٱمْرَأَةًve kadınıمُّؤْمِنَةًinanmışإِنeğerوَهَبَتْhibe ederseنَفْسَهَاkendisiniلِلنَّبِىِّpeygambereإِنْeğerأَرَادَdilediyseٱلنَّبِىُّpeygamberiأَنkendisini nikahlamayıيَسْتَنكِحَهَاخَالِصَةًmahsus olarakلَّكَsanaمِنdışındaدُونِٱلْمُؤْمِنِينَقَدْelbetteعَلِمْنَاbiz biliyoruzمَاşeyiفَرَضْنَاgerekli kıldığımızعَلَيْهِمْonlaraفِىٓhakkındaأَزْوَٰجِهِمْeşleriوَمَاveمَلَكَتْbulunanlarأَيْمَٰنُهُمْellerininلِكَيْلَاiçinيَكُونَolmamasıعَلَيْكَsanaحَرَجٌوَكَانَveٱللَّهُAllahغَفُورًاçok bağışlayanرَّحِيمًاçok esirgeyendir

Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah'ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü'minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber'e bağışlayan, Peygamber'in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü'min kadını da (sana helal kıldık.) Mü'minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَآئِفَتَانِiki grupمِنَinananlardanٱلْمُؤْمِنِينَٱقْتَتَلُوا۟vuruşurlarsaفَأَصْلِحُوا۟düzeltinبَيْنَهُمَافَإِنۢşayetبَغَتْsaldırırsaإِحْدَىٰهُمَاbiriعَلَىüzerineٱلْأُخْرَىٰötekiفَقَٰتِلُوا۟vuruşunٱلَّتِىsaldıran taraflaتَبْغِىحَتَّىٰkadarتَفِىٓءَdönünceyeإِلَىٰٓbuyruğunaأَمْرِٱللَّهِفَإِنeğerفَآءَتْdönerseفَأَصْلِحُوا۟artık düzeltinبَيْنَهُمَاonların arasınıبِٱلْعَدْلِadaletleوَأَقْسِطُوٓا۟إِنَّçünküٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُقْسِطِينَadalet yapanları

Eğer inananlardan iki grup birbirleriyle savaşırlarsa aralarını düzeltin. Eğer biri ötekine karşı haddi aşarsa, Allah'ın buyruğuna dönünceye kadar haddi aşan tarafa karşı savaşın. Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın. Çünkü Allah, adaletli davrananları sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآve şey iseأَفَآءَverdiğiٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦمِنْهُمْonlardan (ganimetlerden)فَمَآsiz sürmedinizأَوْجَفْتُمْعَلَيْهِonun üzerineمِنْbir atخَيْلٍوَلَاve ne deرِكَابٍdeveوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllahيُسَلِّطُmusallat ederرُسُلَهُۥelçileriniعَلَىٰüzerineمَنkimselerinيَشَآءُوَٱللَّهُAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Onların mallarından Allah'ın, savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar için siz, at ya da deve koşturmuş değilsiniz. Fakat Allah, peygamberlerini, dilediği kimselerin üzerine salıp onlara üstün kılar. Allah'ın her şeye hakkıyla gücü yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّآverdikleri (ganimetler)أَفَآءَٱللَّهُAllah'ınعَلَىٰElçisineرَسُولِهِۦمِنْhalkındanأَهْلِٱلْقُرَىٰo kentفَلِلَّهِAllah'a (aittir)وَلِلرَّسُولِve Elçiyeوَلِذِىve olanlaraٱلْقُرْبَىٰakrabaوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullaraوَٱبْنِve yolcuyaٱلسَّبِيلِve yolcuyaكَىْta kiلَاolmasınيَكُونَدُولَةًۢdolaşan bir şeyبَيْنَarasındaٱلْأَغْنِيَآءِzenginlerمِنكُمْوَمَآne kiءَاتَىٰكُمُsize verdiٱلرَّسُولُElçiفَخُذُوهُonu alınوَمَاve ne kiنَهَىٰكُمْsize yasakladıعَنْهُondanفَٱنتَهُوا۟وَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَإِنَّçünküٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُşiddetlidirٱلْعِقَابِazabı

Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi