KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

فرق

ayır · bölüm · gruba · ayıran

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
72
Ayet
66
Sure
30
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

66 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniفَرَقْنَاyarmıştık;بِكُمُsizin içinٱلْبَحْرَdeniziفَأَنجَيْنَٰكُمْsizi kurtarmışوَأَغْرَقْنَآve boğmuştukءَالَailesiniفِرْعَوْنَFir'avnوَأَنتُمْve siz deتَنظُرُونَgörüyordunuz

Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَتَطْمَعُونَأَنkiيُؤْمِنُوا۟inanacaklarلَكُمْsizeوَقَدْoysaكَانَvardı kiفَرِيقٌbir grupمِّنْهُمْbunlardanيَسْمَعُونَişitirlerdi deكَلَٰمَsözünüٱللَّهِAllah'ınثُمَّsonraيُحَرِّفُونَهُۥonu değiştirirlerdiمِنۢardındanبَعْدِمَاdüşünüp akıl erdirdiktenعَقَلُوهُوَهُمْve onlarيَعْلَمُونَbildikleri halde

Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاverdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitabıوَقَفَّيْنَاbirbiri ardınca gönderdikمِنۢarkasındanبَعْدِهِۦبِٱلرُّسُلِوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ile (Ruh'ül-Kudüs)ٱلْقُدُسِأَفَكُلَّمَاöyle mi?جَآءَكُمْsize gelseرَسُولٌۢbir peygamberبِمَاşey ileلَاistemediğiتَهْوَىٰٓأَنفُسُكُمُcanınızın;ٱسْتَكْبَرْتُمْbüyüklük taslayarakفَفَرِيقًاkiminiكَذَّبْتُمْyalanlayacakوَفَرِيقًاkimini deتَقْتُلُونَöldüreceksiniz

Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوَكُلَّمَاne zamanعَٰهَدُوا۟anlaştılarsaعَهْدًاahitleنَّبَذَهُۥonu bozdularفَرِيقٌbir grupمِّنْهُمبَلْzatenأَكْثَرُهُمْçoklarıلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zamanجَآءَهُمْonlara geldiyseرَسُولٌbir elçiمِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllah'ınمُصَدِّقٌdoğrulayanلِّمَاşeyleriمَعَهُمْyanlarındakiنَبَذَattılarفَرِيقٌbir gurupمِّنَkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَkitapكِتَٰبَkitabıٱللَّهِAllah'ınوَرَآءَarkasınaظُهُورِهِمْsırtlarınınكَأَنَّهُمْsanki gibiلَاbilmiyorlarmışيَعْلَمُونَ

Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydularمَاşeyeتَتْلُوا۟uydurduğuٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınعَلَىٰhakkındaمُلْكِmülküسُلَيْمَٰنَوَمَاküfre girmediكَفَرَسُلَيْمَٰنُSüleymanوَلَٰكِنَّfakatٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarكَفَرُوا۟küfre girdilerيُعَلِّمُونَöğreterekٱلنَّاسَinsanlaraٱلسِّحْرَsihriوَمَآve şeyiأُنزِلَindirilenعَلَىiki meleğeٱلْمَلَكَيْنِبِبَابِلَBabil'deهَٰرُوتَHarutوَمَٰرُوتَوَمَاonlar öğretmezlerdiيُعَلِّمَانِمِنْhiç kimseyeأَحَدٍحَتَّىٰdemedikçeيَقُولَآإِنَّمَاşüphesizنَحْنُbizفِتْنَةٌfitneyizفَلَاsakın küfre girmeyinتَكْفُرْفَيَتَعَلَّمُونَfakat öğreniyorlardıمِنْهُمَاbunlardanمَاşeyiيُفَرِّقُونَayıranبِهِۦonunlaبَيْنَarasınıٱلْمَرْءِeşiوَزَوْجِهِۦوَمَاve değildirهُمama onlarبِضَآرِّينَzarar veriyorبِهِۦonunlaمِنْhiç kimseyeأَحَدٍإِلَّاbaşkaبِإِذْنِiznindenٱللَّهِوَيَتَعَلَّمُونَonlar öğreniyorlardıمَاşeyiيَضُرُّهُمْzarar verenوَلَاdeğilيَنفَعُهُمْوَلَقَدْandolsunعَلِمُوا۟gayet iyi biliyorlardı kiلَمَنِkimseninٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمَاyokturلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنْbir nasibiخَلَٰقٍوَلَبِئْسَve ne kötüdürمَاşeyشَرَوْا۟sattıklarıبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْلَوْkeşkeكَانُوا۟(bunu) bilselerdi!يَعْلَمُونَ

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi