KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ضرب

vur · gezip · vurun · ve vur

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
58
Ayet
54
Sure
28
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

54 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذِٱسْتَسْقَىٰsu istemiştiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmi içinفَقُلْنَاdemiştikٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنفَجَرَتْfışkırmıştıمِنْهُondanٱثْنَتَاon ikiعَشْرَةَعَيْنًاقَدْelbetteعَلِمَbilmiştiكُلُّbütünأُنَاسٍinsanlarمَّشْرَبَهُمْكُلُوا۟yeyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinمِنrızkındanرِّزْقِٱللَّهِAllah'ınوَلَاve (başkalarına) saldırmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yaparak

Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَقُلْنَاdedik kiٱضْرِبُوهُvurun ona (öldürülene)بِبَعْضِهَاكَذَٰلِكَişte böyleceيُحْىِdiriltirٱللَّهُAllahٱلْمَوْتَىٰölüleriوَيُرِيكُمْve size gösterirءَايَٰتِهِۦayetleriniلَعَلَّكُمْumulur kiتَعْقِلُونَdüşünürsünüz

"Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye mucizelerini de size böyle gösterir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لِلْفُقَرَآءِ(Sadakalar) fakirler içindirٱلَّذِينَkimseler (için)أُحْصِرُوا۟kapanıp kalanفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahلَاyokturيَسْتَطِيعُونَgüçleriضَرْبًاgezmeyeفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِيَحْسَبُهُمُonları sanırlarٱلْجَاهِلُbilmeyenlerأَغْنِيَآءَzenginمِنَdolayıٱلتَّعَفُّفِutangaçlıklarındanتَعْرِفُهُمonları tanırsınبِسِيمَٰهُمْsimalarındanلَاistemezlerيَسْـَٔلُونَٱلنَّاسَinsanlardanإِلْحَافًاوَمَاne varsaتُنفِقُوا۟yaptığınızمِنْhayırdan;خَيْرٍفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِهِۦonuعَلِيمٌbilir

(Sadakalar) kendilerini Allah yoluna adayan, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. İffetlerinden dolayı (dilenmedikleri için), bilmeyen onları zengin sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. İnsanlardan arsızca (bir şey) istemezler. Siz hayır olarak ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ضُرِبَتْvurulmuşturعَلَيْهِمُonlaraٱلذِّلَّةُalçaklık (damgası)أَيْنَneredeمَاbulunsalarثُقِفُوٓا۟إِلَّاancak hariçبِحَبْلٍahdine (ipine)مِّنَAllah'ınٱللَّهِوَحَبْلٍve ahdine (ipine)مِّنَ(inanan) insanlarınٱلنَّاسِوَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍgazabınaمِّنَAllah'ınٱللَّهِوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلْمَسْكَنَةُذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَانُوا۟inkar ediyorlarيَكْفُرُونَبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَöldürüyorlardıٱلْأَنۢبِيَآءَpeygamberleriبِغَيْرِhaksız yereحَقٍّذَٰلِكَböyledirبِمَاçünküعَصَوا۟isyan etmişlerdiوَّكَانُوا۟ve haddi aşıyorlardıيَعْتَدُونَ

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarلَاolmayınتَكُونُوا۟كَٱلَّذِينَkimseler (gibi)كَفَرُوا۟inkar eden(ler)وَقَالُوا۟ve diyenler (gibi)لِإِخْوَٰنِهِمْkardeşleri içinإِذَاzamanضَرَبُوا۟sefere çıktıklarıفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِأَوْya daكَانُوا۟savaşa çıktıklarıغُزًّىلَّوْeğerكَانُوا۟olsalardıعِندَنَاbizim yanımızdaمَاölmezlerdiمَاتُوا۟وَمَاve öldürülmezlerdiقُتِلُوا۟لِيَجْعَلَyaparٱللَّهُAllahذَٰلِكَbu (düşünce ve sözlerini)حَسْرَةًbir dertفِىkalblerindeقُلُوبِهِمْوَٱللَّهُAllahtırيُحْىِۦyaşatanوَيُمِيتُوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörmektedir

Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi" diyen inkarcılar gibi olmayın. Allah, bunu (bu düşünceyi) onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, yaşatır ve öldürür. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلرِّجَالُerkeklerقَوَّٰمُونَyöneticidirlerعَلَىüzerindeٱلنِّسَآءِkadınlarبِمَاziraفَضَّلَüstün kılmıştırٱللَّهُAllahبَعْضَهُمْbir kısmınıعَلَىٰüzerineبَعْضٍdiğerininوَبِمَآve çünküأَنفَقُوا۟infak ederlerمِنْmallarındanأَمْوَٰلِهِمْفَٱلصَّٰلِحَٰتُiyi kadınlarقَٰنِتَٰتٌita'atkar olupحَٰفِظَٰتٌkorurlarلِّلْغَيْبِgizliyiبِمَاkarşılıkحَفِظَkendilerini korumasınaٱللَّهُوَٱلَّٰتِىkadınlaraتَخَافُونَkorktuğunuzنُشُوزَهُنَّhırçınlık etmelerindenفَعِظُوهُنَّöğüt verinوَٱهْجُرُوهُنَّonlara sokulmayınفِىyataklardaٱلْمَضَاجِعِوَٱضْرِبُوهُنَّفَإِنْeğerأَطَعْنَكُمْsize ita'at ederlerseفَلَاartık aramayınتَبْغُوا۟عَلَيْهِنَّonların aleyhineسَبِيلًاإِنَّçünküٱللَّهَAllahكَانَyücedirعَلِيًّاكَبِيرًاbüyüktür

Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkardırlar. Allah'ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da "gayb"ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi