KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

بلو

deneyin · bir sınav · denenmişti · onu sınasa

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
38
Ayet
35
Sure
25
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

35 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniنَجَّيْنَٰكُمsizi kurtarmıştıkمِّنْailesindenءَالِفِرْعَوْنَFir'avnيَسُومُونَكُمْonlar size reva görüyorسُوٓءَen kötüsünüٱلْعَذَابِazabınيُذَبِّحُونَboğazlayıpأَبْنَآءَكُمْoğullarınızıوَيَسْتَحْيُونَsağ bırakıyorlardıنِسَآءَكُمْوَفِىve vardıذَٰلِكُمbunda sizin içinبَلَآءٌbir imtihanمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْعَظِيمٌbüyük

Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذِٱبْتَلَىٰٓimtihan ettiği;إِبْرَٰهِۦمَİbrahim'iرَبُّهُۥRabbiبِكَلِمَٰتٍkelimelerleفَأَتَمَّهُنَّقَالَ(Allah) dedi kiإِنِّىşüphesiz benجَاعِلُكَseni yapacağımلِلنَّاسِinsanlar içinإِمَامًاقَالَ(İbrahim) dedi kiوَمِنbenim soyumdan daذُرِّيَّتِىقَالَbuyurduلَاulaşmazيَنَالُعَهْدِىahdimٱلظَّٰلِمِينَzalimlere

Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنَبْلُوَنَّكُمandolsun sizi imtihan edeceğizبِشَىْءٍşeylerleمِّنَ(gibi)ٱلْخَوْفِkorkuوَٱلْجُوعِve açlıkوَنَقْصٍve noksanlığıمِّنَmallarınızınٱلْأَمْوَٰلِوَٱلْأَنفُسِve canlarınızınوَٱلثَّمَرَٰتِوَبَشِّرِve müjdeleٱلصَّٰبِرِينَsabredenleri

Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiفَصَلَayrıldığındaطَالُوتُTalutبِٱلْجُنُودِordularlaقَالَdedi kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُبْتَلِيكُمsizi deneyecektirبِنَهَرٍbir ırmaklaفَمَنkimشَرِبَiçerseمِنْهُondanفَلَيْسَdeğildirمِنِّىbendenوَمَنve kimلَّمْondan tadmazsaيَطْعَمْهُفَإِنَّهُۥşüphesiz oمِنِّىٓbendendir;إِلَّاdışındaمَنِkimseninٱغْتَرَفَavuçlayanغُرْفَةًۢbir avuçبِيَدِهِۦفَشَرِبُوا۟hepsi içtilerمِنْهُondanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَلَمَّاnihayetجَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçinceهُوَo (Talut)وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟iman edenمَعَهُۥberaberindekilerقَالُوا۟dedilerلَاgücümüz yokطَاقَةَلَنَاbizimٱلْيَوْمَbugünبِجَالُوتَCalut'aوَجُنُودِهِۦقَالَdediٱلَّذِينَkimselerيَظُنُّونَkanaat getirenأَنَّهُمelbette onlarınمُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarınaٱللَّهِAllah'aكَمniceمِّنtoplulukفِئَةٍقَلِيلَةٍaz olanغَلَبَتْgalib gelmiştirفِئَةًtopluluğaكَثِيرَةًۢçok olanبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْelbetteصَدَقَكُمُsize doğruladıٱللَّهُAllahوَعْدَهُۥٓ(yardım) va'diniإِذْsüreceتَحُسُّونَهُمonları öldürdüğünüzبِإِذْنِهِۦحَتَّىٰٓnihayetإِذَاnezaman kiفَشِلْتُمْsiz korktunuzوَتَنَٰزَعْتُمْve (birbirinizle) çekiştinizفِىhakkındaٱلْأَمْرِ(verilen) emirوَعَصَيْتُمve isyan ettinizمِّنۢsonraبَعْدِمَآsize gösterdiktenأَرَىٰكُممَّاşey(galibiyet)iتُحِبُّونَمِنكُمsizdenمَّنkiminizيُرِيدُistiyorduٱلدُّنْيَاdünyayıوَمِنكُمve sizdenمَّنkiminizيُرِيدُistiyorduٱلْءَاخِرَةَثُمَّsonraصَرَفَكُمْ(Allah) geri çevirdiعَنْهُمْonlardanلِيَبْتَلِيَكُمْوَلَقَدْandolsun kiعَفَاbağışladıعَنكُمْوَٱللَّهُAllahذُوsahibidirفَضْلٍlütufعَلَىkarşıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlere

Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size gösterdikten sonra, za'f gösterdiniz. (Peygamber'in verdiği) emir konusunda tartıştınız ve emre karşı geldiniz. İçinizden dünyayı isteyenler de vardı, ahireti isteyenler de. Sonra sizi denemek için onlardan yüzünüzü çevirdi. (Kaçıp hezimete uğradınız. Buna rağmen) sizi bağışladı. Allah, mü'minlere karşı çok lütufkardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَنزَلَindirdiعَلَيْكُمsizeمِّنۢardındanبَعْدِٱلْغَمِّo üzüntününأَمَنَةًbir güvenنُّعَاسًاbir uykuيَغْشَىٰbürüyenطَآئِفَةًbir kısmınızıمِّنكُمْوَطَآئِفَةٌve bir kısmınız daقَدْdoğrusuأَهَمَّتْهُمْkaygısına düşmüştüأَنفُسُهُمْkendi canlarınınيَظُنُّونَbir zanda bulunuyorlarبِٱللَّهِAllah'a karşıغَيْرَhaksızٱلْحَقِّظَنَّzannı (gibi)ٱلْجَٰهِلِيَّةِيَقُولُونَdiyorlardıهَلvar mıلَّنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِمِنhiçbirشَىْءٍقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْأَمْرَişكُلَّهُۥbütünüyleلِلَّهِيُخْفُونَonlar gizliyorlarفِىٓiçlerindeأَنفُسِهِممَّاşeyleriلَاaçıklayamadıklarıيُبْدُونَلَكَيَقُولُونَdiyorlar kiلَوْşayetكَانَolsaydıلَنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِشَىْءٌbir şey (fayda)مَّاöldürülmezdikقُتِلْنَاهَٰهُنَاقُلde kiلَّوْşayetكُنتُمْolsaydınızفِىevlerinizde dahiبُيُوتِكُمْلَبَرَزَmutlaka boylardıٱلَّذِينَolanlarكُتِبَyazılmışعَلَيْهِمُüzerineٱلْقَتْلُöldürülme(si)إِلَىٰyatacakları yeriمَضَاجِعِهِمْوَلِيَبْتَلِىَve denemesi içindirٱللَّهُAllah'ınمَاolanıفِىiçindeصُدُورِكُمْgöğüslerinizوَلِيُمَحِّصَve açığa çıkarması içindirمَاolanıفِىiçindeقُلُوبِكُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَتُبْلَوُنَّفِىٓhususundaأَمْوَٰلِكُمْmallarınızوَأَنفُسِكُمْve canlarınızوَلَتَسْمَعُنَّve (sözler) duyacaksınızمِنَkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَKitapمِنsizden önceقَبْلِكُمْوَمِنَkimselerdenٱلَّذِينَأَشْرَكُوٓا۟ortak koşan(lar)أَذًىinciticiكَثِيرًاوَإِنamaتَصْبِرُوا۟sabrederوَتَتَّقُوا۟ve korunursanızفَإِنَّşüphesizذَٰلِكَişte bunlarمِنْyapmağa değerعَزْمِٱلْأُمُورِişlerdendir

Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah'a ortak koşanlardan üzücü birçok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız bilin ki, bunlar (yapmaya değer) azmi gerektiren işlerdendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱبْتَلُوا۟deneyinٱلْيَتَٰمَىٰöksüzleriحَتَّىٰٓkadarإِذَاvarıncayaبَلَغُوا۟ٱلنِّكَاحَnikah (çağına)فَإِنْeğerءَانَسْتُمgörürsenizمِّنْهُمْonlardaرُشْدًاbir olgunlukفَٱدْفَعُوٓا۟hemen verinإِلَيْهِمْkendilerineأَمْوَٰلَهُمْوَلَاyemeğe kalkmayınتَأْكُلُوهَآإِسْرَافًاisraf ileوَبِدَارًاve tez eldenأَنbüyüyüp (geri alacaklar) diyeيَكْبَرُوا۟وَمَنve kimseكَانَolanغَنِيًّاzenginفَلْيَسْتَعْفِفْوَمَنve kimse deكَانَolanفَقِيرًاyoksulفَلْيَأْكُلْyesinبِٱلْمَعْرُوفِفَإِذَاzaman daدَفَعْتُمْgeri verdiğinizإِلَيْهِمْonlaraأَمْوَٰلَهُمْmallarınıفَأَشْهِدُوا۟şahid bulundurunعَلَيْهِمْوَكَفَىٰyeterبِٱللَّهِAllahحَسِيبًاhesapçı olarak

Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi