KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

بصر

göz · akıl · gören · görür

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
148
Ayet
139
Sure
62
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

139 ayetin ilk 8 tanesi
خَتَمَmühürlemiştirٱللَّهُAllahعَلَىٰüzeriniقُلُوبِهِمْkalblerininوَعَلَىٰve üzeriniسَمْعِهِمْوَعَلَىٰٓve üzerineأَبْصَٰرِهِمْgözlerininغِشَٰوَةٌوَلَهُمْOnlar için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَثَلُهُمْOnların durumuكَمَثَلِdurumu gibidirٱلَّذِىkişininٱسْتَوْقَدَyakanنَارًاateşفَلَمَّآne zaman kiأَضَآءَتْaydınlatırمَاçevresiniحَوْلَهُۥذَهَبَgiderdiٱللَّهُAllahبِنُورِهِمْonların nurunuوَتَرَكَهُمْve onları bıraktıفِىiçindeظُلُمَٰتٍkaranlıklarلَّاdeğildirيُبْصِرُونَgörenlerden

Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَكَادُneredeyseٱلْبَرْقُşimşekيَخْطَفُkapıverecekأَبْصَٰرَهُمْكُلَّمَآzamanأَضَآءَaydınlattığıلَهُمonlarıمَّشَوْا۟yürürlerفِيهِo(nun ışığı)ndaوَإِذَآzamanأَظْلَمَkaranlık çöktüğüعَلَيْهِمْüzerlerineقَامُوا۟وَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَذَهَبَelbette götürürdüبِسَمْعِهِمْişitmeleriniوَأَبْصَٰرِهِمْإِنَّŞüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌgücü yeter

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَتَجِدَنَّهُمْonları bulursunأَحْرَصَen düşkünüٱلنَّاسِinsanlarınعَلَىٰhayataحَيَوٰةٍوَمِنَkimselerdenٱلَّذِينَأَشْرَكُوا۟يَوَدُّisterأَحَدُهُمْher biriلَوْolsaيُعَمَّرُyaşatılmasınıأَلْفَbinسَنَةٍyılوَمَاve değildirهُوَoبِمُزَحْزِحِهِۦonu uzaklaştıracakمِنَazabdanٱلْعَذَابِأَنoysaيُعَمَّرَوَٱللَّهُAllahبَصِيرٌۢgörüyorبِمَاşeyleriيَعْمَلُونَyaptıkları

Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Halbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَقِيمُوا۟ve kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَوَمَاne kiتُقَدِّمُوا۟ne gönderirsinizلِأَنفُسِكُمkendiniz içinمِّنْhayırdanخَيْرٍتَجِدُوهُbulursunuzعِندَkatındaٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörür

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْوَٰلِدَٰتُيُرْضِعْنَemzirirlerأَوْلَٰدَهُنَّçocuklarınıحَوْلَيْنِiki yılكَامِلَيْنِلِمَنْkimse içinأَرَادَisteyenأَنtamamlamakيُتِمَّٱلرَّضَاعَةَوَعَلَىüzerinedirٱلْمَوْلُودِbabanınلَهُۥ(çocuk kendisine ait olan)رِزْقُهُنَّonların yiyecekleriوَكِسْوَتُهُنَّve giyecekleriبِٱلْمَعْرُوفِلَاyükümlü tutulmazتُكَلَّفُنَفْسٌhiç kimseإِلَّاbaşkaوُسْعَهَالَاzarara sokulmasınتُضَآرَّوَٰلِدَةٌۢ(ne) anneبِوَلَدِهَاçocuğu yüzündenوَلَاve (ne de)مَوْلُودٌbabaلَّهُۥ(çocuğun aidolduğu)بِوَلَدِهِۦوَعَلَىve üzerindeٱلْوَارِثِmirasçınınمِثْلُaynı (yükümlülük var)dırذَٰلِكَفَإِنْeğerأَرَادَاisterlerseفِصَالًاsütten kesmekعَنrızalarıylaتَرَاضٍمِّنْهُمَاkendi aralarındaوَتَشَاوُرٍve danışarakفَلَاyokturجُنَاحَgünahعَلَيْهِمَاوَإِنْeğerأَرَدتُّمْistersenizأَن(sütannesi tutup) emzirtmekتَسْتَرْضِعُوٓا۟أَوْلَٰدَكُمْçocuklarınızıفَلَاyine yokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeإِذَاsonraسَلَّمْتُمverdiktenمَّآşeyi (ücreti)ءَاتَيْتُمverdiğinizبِٱلْمَعْرُوفِوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاher şeyiتَعْمَلُونَyaptığınızبَصِيرٌgörmektedir

-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنve eğerطَلَّقْتُمُوهُنَّonları boşarsanızمِنönceقَبْلِأَنhenüz dokunmadanتَمَسُّوهُنَّوَقَدْtakdirdeفَرَضْتُمْ(bir mehir) tesbit ettiğinizلَهُنَّonlar içinفَرِيضَةًvermeniz gerekirفَنِصْفُyarısınıمَاşeyin (mehrin)فَرَضْتُمْtesbit ettiğinizإِلَّآhariçأَن(kadının) vazgeçmesiيَعْفُونَأَوْveyaيَعْفُوَا۟vazgeçmesiٱلَّذِىkimsenin (erkeğin)بِيَدِهِۦelinde olanعُقْدَةُakdiٱلنِّكَاحِوَأَن(erkekler) sizin affetmenizتَعْفُوٓا۟أَقْرَبُdaha yakındırلِلتَّقْوَىٰوَلَاunutmayınتَنسَوُا۟ٱلْفَضْلَiyilik etmeyiبَيْنَكُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörür

Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı elinde bulunanın (kocanın, paylarından) vazgeçmesi başka. Bununla birlikte (ey erkekler), sizin vazgeçmeniz takvaya (Allah'a karşı gelmekten sakınmaya) daha yakındır. Aranızda iyilik yapmayı da unutmayın. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَثَلُdurumu daٱلَّذِينَkimselerinيُنفِقُونَinfak edenأَمْوَٰلَهُمُmallarınıٱبْتِغَآءَkazanmakمَرْضَاتِrızasınıٱللَّهِAllah'ınوَتَثْبِيتًاve kökleştirmek içinمِّنْkendilerindekini (imanı)أَنفُسِهِمْكَمَثَلِbenzerجَنَّةٍۭbir bahçeyeبِرَبْوَةٍtepe üzerinde bulunanأَصَابَهَاdeğinceوَابِلٌbol yağmurفَـَٔاتَتْverenأُكُلَهَاürününüضِعْفَيْنِiki katفَإِنeğerلَّمْdeğmese bileيُصِبْهَاوَابِلٌyağmurفَطَلٌّوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörmektedir

Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi