وَإِذْhani bir zamanأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَكُمْkesin sözünüzüوَرَفَعْنَاve kaldırmıştıkفَوْقَكُمُüzerinizeٱلطُّورَTur(dağın)ıخُذُوا۟tutunمَآşeyiءَاتَيْنَٰكُمsize verdiğimizبِقُوَّةٍkuvvetleوَٱسْمَعُوا۟قَالُوا۟dedilerسَمِعْنَاdinledikوَعَصَيْنَاve isyan ettikوَأُشْرِبُوا۟ve içirildiفِىkalblerineقُلُوبِهِمُٱلْعِجْلَbuzağı (sevgisi)بِكُفْرِهِمْقُلْde kiبِئْسَمَاne kötü şeyيَأْمُرُكُمsize emrediyorبِهِۦٓonunlaإِيمَٰنُكُمْimanınızإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَinanan kimseler
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkarları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!
Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com