KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ظنن

zan · anlar · zanna · sanmam

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
69
Ayet
57
Sure
32
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

57 ayetin ilk 8 tanesi
وَمِنْهُمْonların içinde vardırأُمِّيُّونَümmilerلَاbilmezlerيَعْلَمُونَٱلْكِتَٰبَKitabıإِلَّآdışındaأَمَانِىَّkuruntularıوَإِنْonlarهُمْإِلَّاsadeceيَظُنُّونَzannediyorlar

Bunların bir de ümmi takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerطَلَّقَهَا(erkek) yine boşarsaفَلَاhelal olmazتَحِلُّلَهُۥonaمِنۢartık bundan sonraبَعْدُحَتَّىٰkadarتَنكِحَ(kadın) nikahlanıncayaزَوْجًاkocayaغَيْرَهُۥفَإِنeğerطَلَّقَهَاO (vardığı adam) da boşarsaفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْهِمَآkendilerineأَنtekrar birbirlerine dönmelerindeيَتَرَاجَعَآإِنeğerظَنَّآinanırlarsaأَنkoruyacaklarınaيُقِيمَاحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِوَتِلْكَişte bunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınيُبَيِّنُهَاaçıklamaktadırلِقَوْمٍbir toplum içinيَعْلَمُونَbilen

Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah'ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiفَصَلَayrıldığındaطَالُوتُTalutبِٱلْجُنُودِordularlaقَالَdedi kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُبْتَلِيكُمsizi deneyecektirبِنَهَرٍbir ırmaklaفَمَنkimشَرِبَiçerseمِنْهُondanفَلَيْسَdeğildirمِنِّىbendenوَمَنve kimلَّمْondan tadmazsaيَطْعَمْهُفَإِنَّهُۥşüphesiz oمِنِّىٓbendendir;إِلَّاdışındaمَنِkimseninٱغْتَرَفَavuçlayanغُرْفَةًۢbir avuçبِيَدِهِۦفَشَرِبُوا۟hepsi içtilerمِنْهُondanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَلَمَّاnihayetجَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçinceهُوَo (Talut)وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟iman edenمَعَهُۥberaberindekilerقَالُوا۟dedilerلَاgücümüz yokطَاقَةَلَنَاbizimٱلْيَوْمَbugünبِجَالُوتَCalut'aوَجُنُودِهِۦقَالَdediٱلَّذِينَkimselerيَظُنُّونَkanaat getirenأَنَّهُمelbette onlarınمُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarınaٱللَّهِAllah'aكَمniceمِّنtoplulukفِئَةٍقَلِيلَةٍaz olanغَلَبَتْgalib gelmiştirفِئَةًtopluluğaكَثِيرَةًۢçok olanبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَنزَلَindirdiعَلَيْكُمsizeمِّنۢardındanبَعْدِٱلْغَمِّo üzüntününأَمَنَةًbir güvenنُّعَاسًاbir uykuيَغْشَىٰbürüyenطَآئِفَةًbir kısmınızıمِّنكُمْوَطَآئِفَةٌve bir kısmınız daقَدْdoğrusuأَهَمَّتْهُمْkaygısına düşmüştüأَنفُسُهُمْkendi canlarınınيَظُنُّونَbir zanda bulunuyorlarبِٱللَّهِAllah'a karşıغَيْرَhaksızٱلْحَقِّظَنَّzannı (gibi)ٱلْجَٰهِلِيَّةِيَقُولُونَdiyorlardıهَلvar mıلَّنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِمِنhiçbirشَىْءٍقُلْde kiإِنَّşüphesizٱلْأَمْرَişكُلَّهُۥbütünüyleلِلَّهِيُخْفُونَonlar gizliyorlarفِىٓiçlerindeأَنفُسِهِممَّاşeyleriلَاaçıklayamadıklarıيُبْدُونَلَكَيَقُولُونَdiyorlar kiلَوْşayetكَانَolsaydıلَنَاbizeمِنَbu iştenٱلْأَمْرِشَىْءٌbir şey (fayda)مَّاöldürülmezdikقُتِلْنَاهَٰهُنَاقُلde kiلَّوْşayetكُنتُمْolsaydınızفِىevlerinizde dahiبُيُوتِكُمْلَبَرَزَmutlaka boylardıٱلَّذِينَolanlarكُتِبَyazılmışعَلَيْهِمُüzerineٱلْقَتْلُöldürülme(si)إِلَىٰyatacakları yeriمَضَاجِعِهِمْوَلِيَبْتَلِىَve denemesi içindirٱللَّهُAllah'ınمَاolanıفِىiçindeصُدُورِكُمْgöğüslerinizوَلِيُمَحِّصَve açığa çıkarması içindirمَاolanıفِىiçindeقُلُوبِكُمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌۢbilirبِذَاتِözünüٱلصُّدُورِgöğüslerin

Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku indirdi. Bir kısmınız da kendi canlarının kaygısına düşmüştü. Allah'a karşı cahiliye zannı gibi gerçek dışı zanda bulunuyorlar; "Bu işte bizim hiçbir dahlimiz yok" diyorlardı. De ki: "Bütün iş, Allah'ındır." Onlar sana açıklayamadıklarını içlerinde saklıyorlar ve diyorlar ki: "Bu konuda bizim elimizde bir şey olsaydı, burada öldürülmezdik." De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, üzerlerine öldürülmesi yazılmış bulunanlar mutlaka yatacakları (öldürülecekleri) yerlere çıkıp gideceklerdi. Allah, bunu göğüslerinizdekini denemek, kalplerinizdekini arındırmak için yaptı. Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَوْلِهِمْve demelerinden (ötürü)إِنَّاelbetteقَتَلْنَاbiz öldürdükٱلْمَسِيحَMesih'iعِيسَىÎsaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemرَسُولَelçisiٱللَّهِAllah'ınوَمَاoysaقَتَلُوهُonu öldürmedilerوَمَاveصَلَبُوهُasmadılarوَلَٰكِنfakatشُبِّهَbenzer gösterildiلَهُمْوَإِنَّve şüphesizٱلَّذِينَayrılığa düşenlerٱخْتَلَفُوا۟فِيهِonun hakkındaلَفِىiçindedirlerشَكٍّtam bir kuşkuمِّنْهُمَاyokturلَهُمonlarınبِهِۦo husustaمِنْhiçعِلْمٍbilgileriإِلَّاsadeceٱتِّبَاعَuyuyorlarٱلظَّنِّوَمَاonu öldürmedilerقَتَلُوهُيَقِينًۢاyakinen

(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden dolayı kalplerini mühürledik. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar. Fakat onlara öyle gibi gösterildi. Onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, bu konuda kesin bir şüphe içindedirler. O hususta hiçbir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Onu kesin olarak öldürmediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِنeğerتُطِعْuysanأَكْثَرَçoğunaمَنkimselerinفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِيُضِلُّوكَseni saptırırlarعَنyolundanسَبِيلِٱللَّهِإِنonlar uyuyorlarيَتَّبِعُونَإِلَّاsadeceٱلظَّنَّzannaوَإِنْveهُمْonlarإِلَّاsadeceيَخْرُصُونَsaçmalıyorlar

Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَيَقُولُdiyecekler kiٱلَّذِينَkimselerأَشْرَكُوا۟ortak koşan(lar)لَوْşayetشَآءَisteseydiٱللَّهُAllahمَآbiz ortak koşmazdıkأَشْرَكْنَاوَلَآbabalarımız daءَابَآؤُنَاوَلَاharam yapmazdıkحَرَّمْنَامِنhiçbirشَىْءٍكَذَٰلِكَöyle (demişlerdi)كَذَّبَyalanlayanlarٱلَّذِينَonlardan önceمِنقَبْلِهِمْحَتَّىٰnihayetذَاقُوا۟tadmışlardıبَأْسَنَاقُلْde kiهَلْvar mı?عِندَكُمyanınızdaمِّنْhiçعِلْمٍbir bilgiفَتُخْرِجُوهُçıka(rıp gösterece)ğinizلَنَآإِنsiz uyuyorsunuzتَتَّبِعُونَإِلَّاsadeceٱلظَّنَّzannaوَإِنْve eğerأَنتُمْsizإِلَّاsadeceتَخْرُصُونَsaçmalıyorsunuz

Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da. Hiçbir şeyi de haram kılmazdık." Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) böyle yalanlamışlardı da sonunda azabımızı tatmışlardı. De ki: "Sizin (iddialarınızı ispat edecek) bir bilginiz var mı ki onu bize gösteresiniz? Siz ancak kuruntuya uyuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi