KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

تمم

tamamla · tamamlayın · tamamlıyor · tamamladığı

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
20
Sure
12
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

20 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذِٱبْتَلَىٰٓimtihan ettiği;إِبْرَٰهِۦمَİbrahim'iرَبُّهُۥRabbiبِكَلِمَٰتٍkelimelerleفَأَتَمَّهُنَّقَالَ(Allah) dedi kiإِنِّىşüphesiz benجَاعِلُكَseni yapacağımلِلنَّاسِinsanlar içinإِمَامًاقَالَ(İbrahim) dedi kiوَمِنbenim soyumdan daذُرِّيَّتِىقَالَbuyurduلَاulaşmazيَنَالُعَهْدِىahdimٱلظَّٰلِمِينَzalimlere

Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْveحَيْثُneredenخَرَجْتَçıkarsan (yola)فَوَلِّçevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَdoğruٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَحَيْثُve neredeمَاolursanızكُنتُمْفَوَلُّوا۟çevirinوُجُوهَكُمْyüzünüzüشَطْرَهُۥo yanaلِئَلَّاdiyeيَكُونَolmasınلِلنَّاسِhiç kimseninعَلَيْكُمْaleyhinizdeحُجَّةٌbir deliliإِلَّاbaşkasınınٱلَّذِينَkimselerdenظَلَمُوا۟zalim olanمِنْهُمْonlardanفَلَاonlardan çekinmeyinتَخْشَوْهُمْوَٱخْشَوْنِىbenden çekininوَلِأُتِمَّve tamamlayayımنِعْمَتِىni'metimiعَلَيْكُمْsizeوَلَعَلَّكُمْumulur kiتَهْتَدُونَhidayete erersiniz

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُحِلَّhelal kılındıلَكُمْsizeلَيْلَةَgecesiٱلصِّيَامِoruçٱلرَّفَثُyaklaşmakإِلَىٰkadınlarınızaنِسَآئِكُمْهُنَّonlarلِبَاسٌelbisenizdirلَّكُمْsizinوَأَنتُمْve siz deلِبَاسٌelbisesisinizلَّهُنَّعَلِمَbildiٱللَّهُAllahأَنَّكُمْgerçekten sizكُنتُمْolduğunuzuتَخْتَانُونَyazık ediyorsunuzأَنفُسَكُمْkendinizeفَتَابَtevbenizi kabul ettiعَلَيْكُمْsizdenوَعَفَاve affettiعَنكُمْفَٱلْـَٰٔنَartık şimdiبَٰشِرُوهُنَّonlara yaklaşınوَٱبْتَغُوا۟ve arayınمَاşeyleriكَتَبَyaz(ıp takdir etmiş ol)duğuٱللَّهُAllah'ınلَكُمْوَكُلُوا۟ve yiyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinحَتَّىٰkadarيَتَبَيَّنَayırdelinceyeلَكُمُsizceٱلْخَيْطُiplikٱلْأَبْيَضُbeyazمِنَipliktenٱلْخَيْطِٱلْأَسْوَدِsiyahمِنَşafağınٱلْفَجْرِثُمَّsonraأَتِمُّوا۟tamamlayınٱلصِّيَامَorucuإِلَىdekٱلَّيْلِوَلَا(kadınlara) yaklaşmayınتُبَٰشِرُوهُنَّوَأَنتُمْsizعَٰكِفُونَibadete çekilmiş ikenفِىmescidlerdeٱلْمَسَٰجِدِتِلْكَbunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınفَلَاbunlara yaklaşmayınتَقْرَبُوهَاكَذَٰلِكَişte böyleيُبَيِّنُaçıklar kiٱللَّهُAllahءَايَٰتِهِۦayetleriniلِلنَّاسِinsanlaraلَعَلَّهُمْumulur kiيَتَّقُونَkorunup sakınırlar

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَتِمُّوا۟ve tamamlayınٱلْحَجَّhaccıوَٱلْعُمْرَةَve ömreyiلِلَّهِفَإِنْeğerأُحْصِرْتُمْengellenmiş olursanızفَمَاşeyi (kesin)ٱسْتَيْسَرَkolayınıza gelenمِنَkurbandanٱلْهَدْىِوَلَاtıraş etmeyinتَحْلِقُوا۟رُءُوسَكُمْbaşlarınızıحَتَّىٰkadarيَبْلُغَvarıncayaٱلْهَدْىُkurbanمَحِلَّهُۥفَمَنkim (varsa)كَانَolanمِنكُمiçinizdenمَّرِيضًاhastaأَوْya daبِهِۦٓbulunanأَذًىbir rahatsızlığıمِّنbaşındanرَّأْسِهِۦفَفِدْيَةٌfidye (versin)مِّنoruçtanصِيَامٍأَوْveyaصَدَقَةٍsadakadanأَوْveyaنُسُكٍفَإِذَآzamanأَمِنتُمْgüvene kavuştuğunuzفَمَنkimseتَمَتَّعَfaydalanmak isteyenبِٱلْعُمْرَةِömre ileإِلَىkadarٱلْحَجِّhac (zamanın)aفَمَاşeyi (kessin)ٱسْتَيْسَرَkolayına geleniمِنَkurbandanٱلْهَدْىِفَمَنkimseلَّمْ(kurban) bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutarثَلَٰثَةِüçأَيَّامٍgünفِىhacdaٱلْحَجِّوَسَبْعَةٍve yedi günإِذَاzamanرَجَعْتُمْتِلْكَböyleceعَشَرَةٌon (gündür)كَامِلَةٌذَٰلِكَbuلِمَنkimseler içindirلَّمْolmayanlarيَكُنْأَهْلُهُۥailesiحَاضِرِىhazırٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَٱتَّقُوا۟sakınınٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّgerçektenٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُşiddetlidirٱلْعِقَابِcezası

Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْوَٰلِدَٰتُيُرْضِعْنَemzirirlerأَوْلَٰدَهُنَّçocuklarınıحَوْلَيْنِiki yılكَامِلَيْنِلِمَنْkimse içinأَرَادَisteyenأَنtamamlamakيُتِمَّٱلرَّضَاعَةَوَعَلَىüzerinedirٱلْمَوْلُودِbabanınلَهُۥ(çocuk kendisine ait olan)رِزْقُهُنَّonların yiyecekleriوَكِسْوَتُهُنَّve giyecekleriبِٱلْمَعْرُوفِلَاyükümlü tutulmazتُكَلَّفُنَفْسٌhiç kimseإِلَّاbaşkaوُسْعَهَالَاzarara sokulmasınتُضَآرَّوَٰلِدَةٌۢ(ne) anneبِوَلَدِهَاçocuğu yüzündenوَلَاve (ne de)مَوْلُودٌbabaلَّهُۥ(çocuğun aidolduğu)بِوَلَدِهِۦوَعَلَىve üzerindeٱلْوَارِثِmirasçınınمِثْلُaynı (yükümlülük var)dırذَٰلِكَفَإِنْeğerأَرَادَاisterlerseفِصَالًاsütten kesmekعَنrızalarıylaتَرَاضٍمِّنْهُمَاkendi aralarındaوَتَشَاوُرٍve danışarakفَلَاyokturجُنَاحَgünahعَلَيْهِمَاوَإِنْeğerأَرَدتُّمْistersenizأَن(sütannesi tutup) emzirtmekتَسْتَرْضِعُوٓا۟أَوْلَٰدَكُمْçocuklarınızıفَلَاyine yokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeإِذَاsonraسَلَّمْتُمverdiktenمَّآşeyi (ücreti)ءَاتَيْتُمverdiğinizبِٱلْمَعْرُوفِوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاher şeyiتَعْمَلُونَyaptığınızبَصِيرٌgörmektedir

-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
حُرِّمَتْharam kılındıعَلَيْكُمُsizeٱلْمَيْتَةُleşوَٱلدَّمُve kanوَلَحْمُve etiٱلْخِنزِيرِdomuzوَمَآve şeylerأُهِلَّboğazlananلِغَيْرِbaşkası adınaٱللَّهِAllah'tanبِهِۦO'naوَٱلْمُنْخَنِقَةُve boğulmuşوَٱلْمَوْقُوذَةُve vurulmuşوَٱلْمُتَرَدِّيَةُve yukarıdan düşmüşوَٱلنَّطِيحَةُve boynuzlanmışوَمَآve şeyler (havyanlar)أَكَلَyediğiٱلسَّبُعُcanavarınإِلَّاhariçمَاsizin kestiklerinizذَكَّيْتُمْوَمَاve şeylerذُبِحَboğazlananعَلَىüzerineٱلنُّصُبِdikili taşlarوَأَنve kısmet (şans) aramanızتَسْتَقْسِمُوا۟بِٱلْأَزْلَٰمِذَٰلِكُمْbunlarفِسْقٌٱلْيَوْمَbugün artıkيَئِسَumudu kesmişlerdirٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)مِنsizin dininizdenدِينِكُمْفَلَاonlardan korkmayınتَخْشَوْهُمْوَٱخْشَوْنِٱلْيَوْمَbugünأَكْمَلْتُolgunlaştırdımلَكُمْsizin içinدِينَكُمْdininiziوَأَتْمَمْتُve tamamladımعَلَيْكُمْsizeنِعْمَتِىni'metimiوَرَضِيتُve razı oldumلَكُمُsizin içinٱلْإِسْلَٰمَİslam'aدِينًافَمَنِkimٱضْطُرَّdaralırsaفِىaçlıktanمَخْمَصَةٍغَيْرَistekle yönelmedenمُتَجَانِفٍلِّإِثْمٍفَإِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırرَّحِيمٌesirgeyendir

Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanقُمْتُمْdur(mak iste)diğinizإِلَىnamazaٱلصَّلَوٰةِفَٱغْسِلُوا۟yıkayınوُجُوهَكُمْyüzleriniziوَأَيْدِيَكُمْve elleriniziإِلَىkadarٱلْمَرَافِقِdirseklereوَٱمْسَحُوا۟ve meshedinبِرُءُوسِكُمْbaşlarınızıوَأَرْجُلَكُمْve ayaklarınızıإِلَىkadarٱلْكَعْبَيْنِوَإِنve eğerكُنتُمْisenizجُنُبًاcünüpفَٱطَّهَّرُوا۟وَإِنeğerكُنتُمisenizمَّرْضَىٰٓhastaأَوْyahutعَلَىٰüzerindeسَفَرٍseyahatأَوْyahutجَآءَgelmişseأَحَدٌbirinizمِّنكُمsizdenمِّنَtuvalettenٱلْغَآئِطِأَوْya daلَٰمَسْتُمُdokunmuşsaٱلنِّسَآءَkadınlaraفَلَمْveتَجِدُوا۟bulamamışsanızمَآءًsuفَتَيَمَّمُوا۟teyemmüm edinصَعِيدًاtoprağaطَيِّبًاtemizفَٱمْسَحُوا۟ve sürünبِوُجُوهِكُمْyüzlerinizeوَأَيْدِيكُمve ellerinizeمِّنْهُمَاistemiyorيُرِيدُٱللَّهُAllahلِيَجْعَلَçıkarmakعَلَيْكُمsizeمِّنْhiçbirحَرَجٍgüçlükوَلَٰكِنfakatيُرِيدُistiyorلِيُطَهِّرَكُمْsizi temizlemekوَلِيُتِمَّve tamamlamakنِعْمَتَهُۥni'metiniعَلَيْكُمْsize olanلَعَلَّكُمْumulur kiتَشْكُرُونَşükredersiniz

Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz, iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah, size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَتَمَّتْve tamamlanmıştırكَلِمَتُsözüرَبِّكَRabbininصِدْقًاdoğrulukوَعَدْلًالَّاyokturمُبَدِّلَdeğiştirebilecekلِكَلِمَٰتِهِۦوَهُوَOٱلسَّمِيعُişitendirٱلْعَلِيمُbilendir

Rabbinin kelimesi (Kur'an) doğruluk ve adalet bakımından tamdır. Onun kelimelerini değiştirebilecek yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi