KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سمع

duyan · kulak · işiten · işitir

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
185
Ayet
163
Sure
57
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

163 ayetin ilk 8 tanesi
خَتَمَmühürlemiştirٱللَّهُAllahعَلَىٰüzeriniقُلُوبِهِمْkalblerininوَعَلَىٰve üzeriniسَمْعِهِمْوَعَلَىٰٓve üzerineأَبْصَٰرِهِمْgözlerininغِشَٰوَةٌوَلَهُمْOnlar için vardırعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَكَادُneredeyseٱلْبَرْقُşimşekيَخْطَفُkapıverecekأَبْصَٰرَهُمْكُلَّمَآzamanأَضَآءَaydınlattığıلَهُمonlarıمَّشَوْا۟yürürlerفِيهِo(nun ışığı)ndaوَإِذَآzamanأَظْلَمَkaranlık çöktüğüعَلَيْهِمْüzerlerineقَامُوا۟وَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَذَهَبَelbette götürürdüبِسَمْعِهِمْişitmeleriniوَأَبْصَٰرِهِمْإِنَّŞüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌgücü yeter

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَتَطْمَعُونَأَنkiيُؤْمِنُوا۟inanacaklarلَكُمْsizeوَقَدْoysaكَانَvardı kiفَرِيقٌbir grupمِّنْهُمْbunlardanيَسْمَعُونَişitirlerdi deكَلَٰمَsözünüٱللَّهِAllah'ınثُمَّsonraيُحَرِّفُونَهُۥonu değiştirirlerdiمِنۢardındanبَعْدِمَاdüşünüp akıl erdirdiktenعَقَلُوهُوَهُمْve onlarيَعْلَمُونَbildikleri halde

Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhani bir zamanأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَكُمْkesin sözünüzüوَرَفَعْنَاve kaldırmıştıkفَوْقَكُمُüzerinizeٱلطُّورَTur(dağın)ıخُذُوا۟tutunمَآşeyiءَاتَيْنَٰكُمsize verdiğimizبِقُوَّةٍkuvvetleوَٱسْمَعُوا۟قَالُوا۟dedilerسَمِعْنَاdinledikوَعَصَيْنَاve isyan ettikوَأُشْرِبُوا۟ve içirildiفِىkalblerineقُلُوبِهِمُٱلْعِجْلَbuzağı (sevgisi)بِكُفْرِهِمْقُلْde kiبِئْسَمَاne kötü şeyيَأْمُرُكُمsize emrediyorبِهِۦٓonunlaإِيمَٰنُكُمْimanınızإِنeğerكُنتُمisenizمُّؤْمِنِينَinanan kimseler

Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı geldik" demişlerdi. İnkarları yüzünden buzağı sevgisi onların kalplerine sindirilmişti. Onlara de ki: (Tevrat'a beslediğinizi iddia ettiğiniz) imanınızın size emrettiği şey ne kötüdür, eğer inanan kimselerseniz!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)لَاdemeyinتَقُولُوا۟رَٰعِنَاRa'ina (bizi gözet yahut: kaba söz)وَقُولُوا۟deyinٱنظُرْنَاunzurna (bize bak)وَٱسْمَعُوا۟وَلِلْكَٰفِرِينَve kafirler için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacı

Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniيَرْفَعُyükseltiyorduإِبْرَٰهِۦمُİbrahimٱلْقَوَاعِدَtemelleriniمِنَEv'inٱلْبَيْتِوَإِسْمَٰعِيلُİsma'il'(le beraber)رَبَّنَاRabbi'imizتَقَبَّلْkabul buyurمِنَّآإِنَّكَkuşkusuz senأَنتَ(yalnız) senٱلسَّمِيعُişitensinٱلْعَلِيمُbilensin

Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" diyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنْeğerءَامَنُوا۟iman ederlerseبِمِثْلِgibiمَآsizin iman ettiğinizءَامَنتُمبِهِۦonaفَقَدِelbetteٱهْتَدَوا۟وَّإِنeğerتَوَلَّوْا۟dönerlerseفَإِنَّمَاmutlakaهُمْonlarفِىiçineشِقَاقٍفَسَيَكْفِيكَهُمُonlara karşı sana yeterٱللَّهُوَهُوَve Oٱلسَّمِيعُişitendirٱلْعَلِيمُbilendir

Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَثَلُdurumuٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenكَمَثَلِhaline benzerٱلَّذِىkimseninيَنْعِقُhaykıranبِمَاşeylere(hayvanlara)لَاbir şey işitmeyenيَسْمَعُإِلَّاbaşkaدُعَآءًçağırmadanوَنِدَآءًصُمٌّۢsağırdırlarبُكْمٌdilsizdirlerعُمْىٌkördürlerفَهُمْonun için onlarلَاdüşünmezlerيَعْقِلُونَ

İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi