KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

بوا

uğrar · uğrayan · bir yere · uğradılar

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
17
Ayet
16
Sure
12
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

16 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِئْسَمَاne kötüdürٱشْتَرَوْا۟sattıkları şeyبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْkendileriniأَنiçinيَكْفُرُوا۟inkar etmekبِمَآşeyiأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınبَغْيًاçekemeyerekأَن(vahiy) indirmesiniيُنَزِّلَٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimseninيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦفَبَآءُوuğradılarبِغَضَبٍgazabعَلَىٰüstüneغَضَبٍوَلِلْكَٰفِرِينَve inkar edenler içinعَذَابٌbir azab vardırمُّهِينٌalçaltıcı

Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ضُرِبَتْvurulmuşturعَلَيْهِمُonlaraٱلذِّلَّةُalçaklık (damgası)أَيْنَneredeمَاbulunsalarثُقِفُوٓا۟إِلَّاancak hariçبِحَبْلٍahdine (ipine)مِّنَAllah'ınٱللَّهِوَحَبْلٍve ahdine (ipine)مِّنَ(inanan) insanlarınٱلنَّاسِوَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍgazabınaمِّنَAllah'ınٱللَّهِوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلْمَسْكَنَةُذَٰلِكَböyledirبِأَنَّهُمْçünkü onlarكَانُوا۟inkar ediyorlarيَكْفُرُونَبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَöldürüyorlardıٱلْأَنۢبِيَآءَpeygamberleriبِغَيْرِhaksız yereحَقٍّذَٰلِكَböyledirبِمَاçünküعَصَوا۟isyan etmişlerdiوَّكَانُوا۟ve haddi aşıyorlardıيَعْتَدُونَ

Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kendilerini zillet kaplamıştır. Onlar Allah'ın gazabına uğradılar ve yoksulluk onları kapladı. Bunun sebebi onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmekte ve (Allah'ın koyduğu) sınırları çiğnemekte oluşları idi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniغَدَوْتَsen erkendenمِنْailendenأَهْلِكَتُبَوِّئُayrılmıştınٱلْمُؤْمِنِينَmü'minleriمَقَٰعِدَyerleştiriyordunلِلْقِتَالِوَٱللَّهُAllah daسَمِيعٌişitendiعَلِيمٌbilendi

Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَمَنِhiç olur mu?ٱتَّبَعَuyanرِضْوَٰنَrızasınaٱللَّهِAllah'ınكَمَنۢkimse gibiبَآءَuğrayanبِسَخَطٍhışmınaمِّنَAllah'ınٱللَّهِوَمَأْوَىٰهُve yeriجَهَنَّمُوَبِئْسَne kötüٱلْمَصِيرُsonuçtur orası

Allah'ın rızasına uyan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer cehennem olan kimse gibi midir? O, ne kötü varılacak yerdir!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنِّىٓbenأُرِيدُisterim kiأَنsen yüklenipتَبُوٓأَبِإِثْمِىbenim günahımıوَإِثْمِكَve kendi günahınıفَتَكُونَolasınمِنْhalkındanأَصْحَٰبِٱلنَّارِوَذَٰلِكَve budurجَزَٰٓؤُا۟cezasıٱلظَّٰلِمِينَzalimlerin

"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱذْكُرُوٓا۟düşünün kiإِذْhaniجَعَلَكُمْsizi yaptıخُلَفَآءَhükümdarlarمِنۢsonraبَعْدِعَادٍAd'danوَبَوَّأَكُمْve sizi yerleştirdiفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِتَتَّخِذُونَediniyorsunuzمِنO'nun düzlüklerindeسُهُولِهَاقُصُورًاsaraylarوَتَنْحِتُونَve yontup yapıyorsunuzٱلْجِبَالَdağlarınıبُيُوتًافَٱذْكُرُوٓا۟artık hatırlayınءَالَآءَni'metleriniٱللَّهِAllah'ınوَلَاkarışıklık çıkarmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yapıp

"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah'ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيُوَلِّهِمْdöner(kaçar)saيَوْمَئِذٍo günدُبُرَهُۥٓarkasınıإِلَّاdışındaمُتَحَرِّفًاbir tarafa çekilmekلِّقِتَالٍsavaşmak içinأَوْya daمُتَحَيِّزًاkatılmakإِلَىٰ(başka) bir birliğeفِئَةٍفَقَدْmuhakkakبَآءَuğrarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِوَمَأْوَىٰهُve onun yeriجَهَنَّمُوَبِئْسَve o ne kötüٱلْمَصِيرُvarılacak bir yerdir

-Savaş taktiği olarak düşmanı vurmak için çekilme, ya da diğer bir birliğe katılmak durumu hariç- böyle bir günde her kim onlara arkasını dönerse mutlaka o, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer de cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir orası!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi