KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

زعم

kefilim · kefildir · sandılar · sandığınız

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
17
Ayet
16
Sure
10
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

16 ayetin ilk 8 tanesi
أَلَمْgörmedin miتَرَإِلَىkimseleriٱلَّذِينَيَزْعُمُونَzanneden(leri)أَنَّهُمْsadece kendilerininءَامَنُوا۟inandıklarınıبِمَآşeylereأُنزِلَindirileneإِلَيْكَsanaوَمَآve şeylereأُنزِلَindirileneمِنve senden önceقَبْلِكَيُرِيدُونَistiyorlarأَنhakem olarak başvurmakيَتَحَاكَمُوٓا۟إِلَىtağutaٱلطَّٰغُوتِوَقَدْoysaأُمِرُوٓا۟emredilmiştiأَنinkar etmeleriيَكْفُرُوا۟بِهِۦonuوَيُرِيدُve istiyorٱلشَّيْطَٰنُŞeytan daأَنonları saptırmakيُضِلَّهُمْضَلَٰلًۢاsapkınlıklaبَعِيدًاiyice

(Ey Muhammed!) Sana indirilen Kur'an'a ve senden önce indirilene inandıklarını iddia edenleri görmüyor musun? Tağut'u tanımamaları kendilerine emrolunduğu halde, onun önünde muhakeme olmak istiyorlar. Şeytan da onları derin bir sapıklığa düşürmek istiyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَيَوْمَve günنَحْشُرُهُمْtopladığımızجَمِيعًاhepsiniثُمَّsonraنَقُولُdediğimizلِلَّذِينَkimselereأَشْرَكُوٓا۟ortak koşan(lara)أَيْنَhani nerede?شُرَكَآؤُكُمُortaklarınızٱلَّذِينَkimselerكُنتُمْolduğunuzتَزْعُمُونَzannetmekte

Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah'a ortak koşanlara, "Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?" diyeceğimiz günü hatırla.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجِئْتُمُونَاyine bize geldinizفُرَٰدَىٰtek olarakكَمَاgibiخَلَقْنَٰكُمْsizi yarattığımızأَوَّلَilkمَرَّةٍkezوَتَرَكْتُمve bıraktınızمَّاşeyleriخَوَّلْنَٰكُمْsizi hayaline daldırdığımızوَرَآءَarkasındaظُهُورِكُمْوَمَاve görmüyoruzنَرَىٰمَعَكُمْyanınızdaشُفَعَآءَكُمُşefaatçileriniziٱلَّذِينَkimseleriزَعَمْتُمْsandığınızأَنَّهُمْonlarınفِيكُمْiçinizdenشُرَكَٰٓؤُا۟لَقَدandolsunتَّقَطَّعَ(bağlar) kesilmişبَيْنَكُمْaranızdakiوَضَلَّve kaybolup gitmiştirعَنكُمsizdenمَّاşeylerكُنتُمْsandığınızتَزْعُمُونَ

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَجَعَلُوا۟ve kıldılarلِلَّهِAllah'ınمِمَّاşeylerdenذَرَأَyarattığıمِنَekin(ler)denٱلْحَرْثِوَٱلْأَنْعَٰمِve hayvanlar(dan)نَصِيبًاbir payفَقَالُوا۟dediler kiهَٰذَاbuلِلَّهِAllah'ındırبِزَعْمِهِمْzanlarıncaوَهَٰذَاbu daلِشُرَكَآئِنَافَمَا(halbuki)كَانَolanلِشُرَكَآئِهِمْortaklarına aitفَلَاulaşmazيَصِلُإِلَىAllah'aٱللَّهِوَمَاolan (ise)كَانَلِلَّهِAllah'a aitفَهُوَoيَصِلُulaşırإِلَىٰortaklarınaشُرَكَآئِهِمْسَآءَne kötüمَاhüküm veriyorlarيَحْكُمُونَ

Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالُوا۟dediler kiهَٰذِهِۦٓbunlarأَنْعَٰمٌhayvanlardırوَحَرْثٌve ekinlerdirحِجْرٌdokunulmazلَّاyiyemezيَطْعَمُهَآإِلَّاbaşkasıمَنkimsedenنَّشَآءُbizim dilediğimizبِزَعْمِهِمْzanlarıncaوَأَنْعَٰمٌve hayvanlarحُرِّمَتْyasaklanmışظُهُورُهَاsırtı(na binilmesi)وَأَنْعَٰمٌve hayvanlarلَّاanılmayanيَذْكُرُونَٱسْمَadıٱللَّهِAllah'ınعَلَيْهَاüzerlerineٱفْتِرَآءًiftira ederekعَلَيْهِسَيَجْزِيهِمonları cezalandıracaktırبِمَاnedeniyleكَانُوا۟iftira etmeleriيَفْتَرُونَ

Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da) sırtları (binilmesi ve yük yüklemesi) haram edilmiş hayvanlardır." Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah'ın adını anmazlar. (Bütün bunları) Allah'a iftira ederek yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiنَفْقِدُkaybettikصُوَاعَsu tasınıٱلْمَلِكِKralınوَلِمَنkimseyeجَآءَve getirenبِهِۦonuحِمْلُyükü (mükafat) varبَعِيرٍbir deveوَأَنَا۠ve benبِهِۦbunaزَعِيمٌkefilim

Onlar, "Hükümdar'ın su kabını yitirdik. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Ben buna kefilim" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلِde kiٱدْعُوا۟yalvarınٱلَّذِينَ(tanrı olduğunu) sandığınız şeylereزَعَمْتُممِّنO'ndan başkaدُونِهِۦفَلَا(fakat)يَمْلِكُونَgüçleri yetmezكَشْفَgidermeyeٱلضُّرِّsıkıntıyıعَنكُمْsizdenوَلَاveتَحْوِيلًاdeğiştirmeye

De ki: "Onu bırakıp da ilah diye ileri sürdüklerinizi çağırın. Onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutتُسْقِطَdüşürmelisinٱلسَّمَآءَgöktenكَمَاgibiزَعَمْتَzannettiğinعَلَيْنَاüzerimizeكِسَفًاparçalarأَوْyahutتَأْتِىَgetirmelisinبِٱللَّهِAllah'ıوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve melekleriقَبِيلًاkarşımıza

(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi