KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ثبت

sabit · sağlam · sebat edin · sağlamlıkta

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
18
Ayet
17
Sure
11
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

17 ayetin ilk 8 tanesi
وَلَمَّاne zamanبَرَزُوا۟karşılaşsalarلِجَالُوتَCalutوَجُنُودِهِۦve askerleriyleقَالُوا۟şöyle dedilerرَبَّنَآRabbimizأَفْرِغْdökعَلَيْنَاüzerimizeصَبْرًاsabırوَثَبِّتْve sağlam tutأَقْدَامَنَاayaklarımızıوَٱنصُرْنَاve bize yardım etعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtopluluğunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

(Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve şu kafir kavme karşı bize yardım et."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَثَلُdurumu daٱلَّذِينَkimselerinيُنفِقُونَinfak edenأَمْوَٰلَهُمُmallarınıٱبْتِغَآءَkazanmakمَرْضَاتِrızasınıٱللَّهِAllah'ınوَتَثْبِيتًاve kökleştirmek içinمِّنْkendilerindekini (imanı)أَنفُسِهِمْكَمَثَلِbenzerجَنَّةٍۭbir bahçeyeبِرَبْوَةٍtepe üzerinde bulunanأَصَابَهَاdeğinceوَابِلٌbol yağmurفَـَٔاتَتْverenأُكُلَهَاürününüضِعْفَيْنِiki katفَإِنeğerلَّمْdeğmese bileيُصِبْهَاوَابِلٌyağmurفَطَلٌّوَٱللَّهُAllahبِمَاşeyleriتَعْمَلُونَyaptıklarınızبَصِيرٌgörmektedir

Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin durumu gibidir ki, bol yağmur alınca iki kat ürün verir. Bol yağmur almasa bile ona çiseleme yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve değildiكَانَsözleriقَوْلَهُمْإِلَّآbaşkaأَنdemelerindenقَالُوا۟رَبَّنَاRabbimizٱغْفِرْbağışlaلَنَاbizimذُنُوبَنَاgünahlarımızıوَإِسْرَافَنَاve taşkınlığımızıفِىٓişimizdeأَمْرِنَاوَثَبِّتْve sağlam tutأَقْدَامَنَاayaklarımızıوَٱنصُرْنَاbize yardım eyleعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْve eğerأَنَّاbizكَتَبْنَاyazsaydıkعَلَيْهِمْonlaraأَنِöldürünٱقْتُلُوٓا۟أَنفُسَكُمْkendiniziأَوِya daٱخْرُجُوا۟çıkınمِنyurtlarınızdanدِيَٰرِكُممَّاbunu yapmazlardıفَعَلُوهُإِلَّاhariçقَلِيلٌpek azıمِّنْهُمْوَلَوْeğerأَنَّهُمْonlarفَعَلُوا۟yapsalardıمَاşeyiيُوعَظُونَöğütlenenبِهِۦkendilerineلَكَانَelbette olurduخَيْرًاdaha iyiلَّهُمْkendileri içinوَأَشَدَّve daha sağlamتَثْبِيتًاsağlamlıkta

Eğer biz onlara, "Hayatlarınızı feda edin veya yurtlarınızdan çıkın" diye yazmış olsaydık, içlerinden pek azı hariç, bunu yapmazlardı. Eğer kendilerine verilen öğütleri tutsalardı, elbette haklarında hem daha hayırlı, hem de (imanlarını) daha çok pekiştirici olurdu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْO zamanيُغَشِّيكُمُsizi bürüyorduٱلنُّعَاسَhafif bir uykuأَمَنَةًbir güven olmak üzereمِّنْهُO'ndan (Allah'tan)وَيُنَزِّلُve indiriyorduعَلَيْكُمüzerinizeمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًbir suلِّيُطَهِّرَكُمsizi temizlemek içinبِهِۦonunlaوَيُذْهِبَve gidermek içinعَنكُمْsizdenرِجْزَpisliğiniٱلشَّيْطَٰنِşeytanınوَلِيَرْبِطَve (birbirine) bağlamak içinعَلَىٰüzeriniقُلُوبِكُمْkalblerinizinوَيُثَبِّتَve pekiştirmek içinبِهِonunlaٱلْأَقْدَامَayakları(nızı)

Hani (Allah) kendi tarafından bir güvenlik olarak sizi hafif bir uykuya daldırıyor; sizi temizlemek, sizden şeytanın vesvesesini gidermek, kalplerinizi pekiştirmek ve ayaklarınızı sağlam bastırmak için üzerinize gökten yağmur yağdırıyordu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniيُوحِىvahyediyorduرَبُّكَRabbinإِلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِأَنِّىşüphesiz benمَعَكُمْsizinle beraberimفَثَبِّتُوا۟siz pekiştirinٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟سَأُلْقِىben salacağımفِىiçineقُلُوبِyüreklerineٱلَّذِينَkimselerinكَفَرُوا۟inkar edenlerinٱلرُّعْبَkorkuفَٱضْرِبُوا۟vurunفَوْقَüstüneٱلْأَعْنَاقِboyunların(ın)وَٱضْرِبُوا۟ve vurunمِنْهُمْonlarınكُلَّherبَنَانٍparmağına

Hani Rabbin meleklere, "Ben sizinle beraberim. İman edenlere sebat verin. Ben kafirlerin kalplerine korku salacağım. Şimdi vurun boyunlarının üstüne. Vurun, onların bütün parmaklarına" diye vahyediyordu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniيَمْكُرُtuzak kuruyorlardıبِكَsanaٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar edenlerلِيُثْبِتُوكَseni tutup bağlamaları içinأَوْveyaيَقْتُلُوكَöldürmeleri içinأَوْya daيُخْرِجُوكَوَيَمْكُرُونَonlar tuzak kurarlarkenوَيَمْكُرُtuzak kuruyorduٱللَّهُوَٱللَّهُAllahخَيْرُen iyisidirٱلْمَٰكِرِينَtuzak kuranların

Hani kafirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke'den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimseler;ءَامَنُوٓا۟inanan(lar)إِذَاzamanلَقِيتُمْkarşılaştığınızفِئَةًbir topluluklaفَٱثْبُتُوا۟sebat edinوَٱذْكُرُوا۟ve anınٱللَّهَAllah'ıكَثِيرًاçokلَّعَلَّكُمْbelkiتُفْلِحُونَbaşarıya erişirsiniz

Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi