KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

لقي

at · atan · attı · atın

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
146
Ayet
135
Sure
53
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

135 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاzamanلَقُوا۟rastladıklarıٱلَّذِينَkimselereءَامَنُوا۟inananقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاve zamanخَلَوْا۟yalnız kaldıklarıإِلَىٰileشَيَٰطِينِهِمْşeytanlarıقَالُوٓا۟derlerإِنَّاşüphesiz bizمَعَكُمْsizinle beraberizإِنَّمَاelbette sadeceنَحْنُbizمُسْتَهْزِءُونَ(onlarla) alay ediyoruz

İman edenlerle karşılaştıkları zaman, "İnandık" derler. Fakat şeytanlarıyla (münafık dostlarıyla) yalnız kaldıkları zaman, "Şüphesiz, biz sizinle beraberiz. Biz ancak onlarla alay ediyoruz" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَلَقَّىٰٓderken aldıءَادَمُAdemمِنRabbindenرَّبِّهِۦكَلِمَٰتٍkelimelerفَتَابَtevbesini kabul ettiعَلَيْهِإِنَّهُۥşüphesizهُوَOٱلتَّوَّابُtevbeyi çok kabul edendirٱلرَّحِيمُçok esirgeyendir

Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb'ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanلَقُوا۟rastladıklarıٱلَّذِينَkimselerleءَامَنُوا۟inananقَالُوٓا۟derlerءَامَنَّاinandıkوَإِذَاzamanخَلَاyalnız kaldıklarıبَعْضُهُمْonların bazısıإِلَىٰbazısınaبَعْضٍقَالُوٓا۟derlerأَتُحَدِّثُونَهُمonlara haber mi veriyorsunuzبِمَاşeyleriفَتَحَaçtığıٱللَّهُAllah'ınعَلَيْكُمْsizeلِيُحَآجُّوكُمsizin aleyhinizde delil olarak kullansınlarبِهِۦonuعِندَkatındaرَبِّكُمْأَفَلَاAklınızı kullanmıyor musunuz?تَعْقِلُونَ

Onlar iman edenlerle karşılaşınca, "İman ettik" derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında da şöyle derler: "Rabbinizin huzurunda delil olarak kullanıp sizi sustursunlar diye mi, Allah'ın (Tevrat'ta) size bildirdiklerini onlara söylüyorsunuz? (Bu kadarcık şeye) akıl erdiremiyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنفِقُوا۟infak edinفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَلَاkendinizi atmayınتُلْقُوا۟بِأَيْدِيكُمْkendi ellerinizleإِلَىtehlikeyeٱلتَّهْلُكَةِوَأَحْسِنُوٓا۟إِنَّdoğrusuٱللَّهَAllahيُحِبُّseverٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenleri

(Mallarınızı) Allah yolunda harcayın. Kendi kendinizi tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
نِسَآؤُكُمْkadınlarınızحَرْثٌbir tarladırلَّكُمْsizin içinفَأْتُوا۟varınحَرْثَكُمْtarlanızaأَنَّىٰbiçimdeشِئْتُمْوَقَدِّمُوا۟ve hazırlık yapınلِأَنفُسِكُمْوَٱتَّقُوا۟ve sakınınٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّكُمşüphesiz sizمُّلَٰقُوهُوَبَشِّرِve müjdele;ٱلْمُؤْمِنِينَİnananları

Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin. Allah'a karşı gelmekten sakının ve her halde onun huzuruna varacağınızı bilin. (Ey Muhammed!) Mü'minleri müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiفَصَلَayrıldığındaطَالُوتُTalutبِٱلْجُنُودِordularlaقَالَdedi kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahمُبْتَلِيكُمsizi deneyecektirبِنَهَرٍbir ırmaklaفَمَنkimشَرِبَiçerseمِنْهُondanفَلَيْسَdeğildirمِنِّىbendenوَمَنve kimلَّمْondan tadmazsaيَطْعَمْهُفَإِنَّهُۥşüphesiz oمِنِّىٓbendendir;إِلَّاdışındaمَنِkimseninٱغْتَرَفَavuçlayanغُرْفَةًۢbir avuçبِيَدِهِۦفَشَرِبُوا۟hepsi içtilerمِنْهُondanإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azıمِّنْهُمْفَلَمَّاnihayetجَاوَزَهُۥ(ırmağı) geçinceهُوَo (Talut)وَٱلَّذِينَve kimselerءَامَنُوا۟iman edenمَعَهُۥberaberindekilerقَالُوا۟dedilerلَاgücümüz yokطَاقَةَلَنَاbizimٱلْيَوْمَbugünبِجَالُوتَCalut'aوَجُنُودِهِۦقَالَdediٱلَّذِينَkimselerيَظُنُّونَkanaat getirenأَنَّهُمelbette onlarınمُّلَٰقُوا۟kavuşacaklarınaٱللَّهِAllah'aكَمniceمِّنtoplulukفِئَةٍقَلِيلَةٍaz olanغَلَبَتْgalib gelmiştirفِئَةًtopluluğaكَثِيرَةًۢçok olanبِإِذْنِizniyleٱللَّهِوَٱللَّهُAllahمَعَberaberdirٱلصَّٰبِرِينَsabredenlerle

Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka." dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Talut ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) "Bugün bizim Calut'a ve askerlerine karşı koyacak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarını kesin olarak bilenler (ırmağı geçenler) ise şu cevabı verdiler: "Allah'ın izniyle büyük bir topluluğa galip gelen nice küçük topluluklar vardır. Allah, sabredenlerle beraberdir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْmuhakakكَانَsizin için vardırلَكُمْءَايَةٌbir ibretفِىşu iki topluluktaفِئَتَيْنِٱلْتَقَتَافِئَةٌbir toplulukتُقَٰتِلُçarpışıyorduفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahوَأُخْرَىٰöteki deكَافِرَةٌnankördüيَرَوْنَهُمonları görüyorlardıمِّثْلَيْهِمْkendilerinin iki katıرَأْىَgörüşüyleٱلْعَيْنِوَٱللَّهُAllahيُؤَيِّدُdesteklerبِنَصْرِهِۦyardımıyleمَنkimseyiيَشَآءُإِنَّelbetteفِىbundaذَٰلِكَلَعِبْرَةًbir ibret vardırلِّأُو۟لِىolanlar içinٱلْأَبْصَٰرِgözleri

Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda çarpışıyordu. Öteki ise kafirdi. (Onları) göz bakışıyla kendilerinin iki katı görüyorlardı. Allah da dilediğini yardımıyla destekliyordu. Basireti olanlar için bunda elbette ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi