KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

هوي

keyfine · keyfini · arzusunu · hevesine

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
38
Ayet
37
Sure
22
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

37 ayetin ilk 8 tanesi
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاverdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitabıوَقَفَّيْنَاbirbiri ardınca gönderdikمِنۢarkasındanبَعْدِهِۦبِٱلرُّسُلِوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ile (Ruh'ül-Kudüs)ٱلْقُدُسِأَفَكُلَّمَاöyle mi?جَآءَكُمْsize gelseرَسُولٌۢbir peygamberبِمَاşey ileلَاistemediğiتَهْوَىٰٓأَنفُسُكُمُcanınızın;ٱسْتَكْبَرْتُمْbüyüklük taslayarakفَفَرِيقًاkiminiكَذَّبْتُمْyalanlayacakوَفَرِيقًاkimini deتَقْتُلُونَöldüreceksiniz

Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنve olmazlarتَرْضَىٰrazıعَنكَsendenٱلْيَهُودُ(ne) yahudilerوَلَا(ne de)ٱلنَّصَٰرَىٰhıristiyanlarحَتَّىٰkadarتَتَّبِعَsen uyuncayaمِلَّتَهُمْقُلْde kiإِنَّşüphesizهُدَىhidayetiٱللَّهِAllah'ınهُوَodurٱلْهُدَىٰوَلَئِنِeğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların arzularınaبَعْدَsonraٱلَّذِىsana gelenجَآءَكَمِنَilimdenٱلْعِلْمِمَاyokturلَكَsanaمِنَAllah'tanٱللَّهِمِنhiçوَلِىٍّbir dostوَلَاve hiçنَصِيرٍbir yardımcı

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَئِنْve eğerأَتَيْتَsen getirsenٱلَّذِينَkimselereأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَKitapبِكُلِّher türlüءَايَةٍayetiمَّاdeğildirتَبِعُوا۟uyacakقِبْلَتَكَوَمَآve değilsinأَنتَsen (de)بِتَابِعٍuyacakقِبْلَتَهُمْوَمَاve değildirبَعْضُهُمonların bazısıبِتَابِعٍuymazlarقِبْلَةَkıblesineبَعْضٍوَلَئِنِve eğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların keyiflerineمِّنۢsonradenبَعْدِمَاşey(den)جَآءَكَsana gelenمِنَilimdenٱلْعِلْمِإِنَّكَşüphesiz senإِذًاo takdirdeلَّمِنَzalimlerden (olursun)ٱلظَّٰلِمِينَ

Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene uymazlar. Sen de onların kıblesine uyacak değilsin. Onlar birbirlerinin kıblesine de uymazlar. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, o takdirde sen de mutlaka zalimlerden olursun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inanan(lar)كُونُوا۟olunقَوَّٰمِينَayakta tutarakبِٱلْقِسْطِadaletiشُهَدَآءَşahidlerلِلَّهِAllah içinوَلَوْbile olsaعَلَىٰٓaleyhindeأَنفُسِكُمْkendinizinأَوِveyaٱلْوَٰلِدَيْنِana babanızınوَٱلْأَقْرَبِينَإِنeğerيَكُنْolsalarغَنِيًّاzenginأَوْveyaفَقِيرًاfakir deفَٱللَّهُçünkü Allahأَوْلَىٰdaha yakındırبِهِمَافَلَاöyle ise sapmayınتَتَّبِعُوا۟uyarakٱلْهَوَىٰٓkeyfinizeأَنadalettenتَعْدِلُوا۟وَإِنve eğerتَلْوُۥٓا۟eğip bükersenizأَوْya daتُعْرِضُوا۟doğruyu söylemezsenizفَإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahكَانَolandırبِمَاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَخَبِيرًاhaberdar

Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنزَلْنَآve indirdikإِلَيْكَsanaٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّgerçekleمُصَدِّقًاdoğrulayıcıلِّمَاbulunanبَيْنَellerindeيَدَيْهِمِنَKitabıٱلْكِتَٰبِوَمُهَيْمِنًاve kollayıp koruyucu olarakعَلَيْهِفَٱحْكُمartık hükmetبَيْنَهُمonların aralarındaبِمَآileأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُوَلَاve uymaتَتَّبِعْأَهْوَآءَهُمْonların keyiflerineعَمَّاsana gelenجَآءَكَمِنَgerçek(ten ayrılıp)ٱلْحَقِّلِكُلٍّher biriniz içinجَعَلْنَاbelirledikمِنكُمْsizdenشِرْعَةًbir şeri'atوَمِنْهَاجًاوَلَوْve eğerشَآءَisteseydiٱللَّهُAllahلَجَعَلَكُمْhepinizi yapardıأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekوَلَٰكِنfakatلِّيَبْلُوَكُمْsizi sınamak istediفِىileمَآءَاتَىٰكُمْفَٱسْتَبِقُوا۟öyleyse koşunٱلْخَيْرَٰتِإِلَىAllah'adırٱللَّهِمَرْجِعُكُمْdönüşüجَمِيعًاhepinizinفَيُنَبِّئُكُمO size haber verecektirبِمَاşeyleriكُنتُمْolduğunuzفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düşmüş

(Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنِveٱحْكُمhükmetبَيْنَهُمaralarındaبِمَآileأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınوَلَاuymaتَتَّبِعْأَهْوَآءَهُمْonların keyiflerineوَٱحْذَرْهُمْve onlardan sakınأَنseni şaşırtmalarındanيَفْتِنُوكَعَنۢbir kısmındanبَعْضِمَآşeylerinأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınإِلَيْكَفَإِنeğerتَوَلَّوْا۟dönerlerseفَٱعْلَمْbil kiأَنَّمَاşüphesizيُرِيدُistiyorٱللَّهُAllahأَنonları felakete uğratmakيُصِيبَهُمبِبَعْضِbazıذُنُوبِهِمْوَإِنَّve şüphesizكَثِيرًاçoğuمِّنَinsanlardanٱلنَّاسِلَفَٰسِقُونَyoldan çıkmışlardır

Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur'an'ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَقَدْandolsunأَخَذْنَاbiz almıştıkمِيثَٰقَsözبَنِىٓoğullarındanإِسْرَٰٓءِيلَİsrailوَأَرْسَلْنَآve göndermiştikإِلَيْهِمْonlaraرُسُلًاكُلَّمَاne zamanجَآءَهُمْonlara getirdiyseرَسُولٌۢbir elçiبِمَاbir şeyلَاistemediğiتَهْوَىٰٓأَنفُسُهُمْcanlarınınفَرِيقًاbir kısmınıكَذَّبُوا۟yalanladılarوَفَرِيقًاve bir kısmını daيَقْتُلُونَöldürüyorlardı

Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber, onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiيَٰٓأَهْلَEy ehliٱلْكِتَٰبِKitapلَاaşırılığa dalmayınتَغْلُوا۟فِىdininizdeدِينِكُمْغَيْرَhaksız yereٱلْحَقِّوَلَاve uymayınتَتَّبِعُوٓا۟أَهْوَآءَkeyiflerineقَوْمٍbir milletinقَدْkesin olarakضَلُّوا۟sapmışمِنöncedenقَبْلُوَأَضَلُّوا۟ve saptırmışكَثِيرًاbirçoğunu daوَضَلُّوا۟ve şaşmışعَنdoğrusundanسَوَآءِٱلسَّبِيلِyolun

De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçoklarını da saptırmış ve dümdüz yoldan da şaşmış bir milletin arzu ve keyiflerine uymayın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi