KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

عمر

ömür · ömrün · bakımlı · canlıya

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
24
Ayet
19
Sure
14
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

19 ayetin ilk 8 tanesi
وَلَتَجِدَنَّهُمْonları bulursunأَحْرَصَen düşkünüٱلنَّاسِinsanlarınعَلَىٰhayataحَيَوٰةٍوَمِنَkimselerdenٱلَّذِينَأَشْرَكُوا۟يَوَدُّisterأَحَدُهُمْher biriلَوْolsaيُعَمَّرُyaşatılmasınıأَلْفَbinسَنَةٍyılوَمَاve değildirهُوَoبِمُزَحْزِحِهِۦonu uzaklaştıracakمِنَazabdanٱلْعَذَابِأَنoysaيُعَمَّرَوَٱللَّهُAllahبَصِيرٌۢgörüyorبِمَاşeyleriيَعْمَلُونَyaptıkları

Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün olduklarını görürsün. Onların her biri bin yıl yaşamak ister. Halbuki uzun yaşamak, onları azaptan kurtaracak değildir. Allah, onların bütün işlediklerini görür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱلصَّفَاSafaوَٱلْمَرْوَةَve MerveمِنnişanlarındandırشَعَآئِرِٱللَّهِفَمَنْkimحَجَّhaccederٱلْبَيْتَEv'iأَوِya daٱعْتَمَرَömre yaparsaفَلَاyokturجُنَاحَhiçbir günahعَلَيْهِkendisineأَنtavaf etmesindeيَطَّوَّفَبِهِمَاوَمَنve kimتَطَوَّعَkendiliğinden yaparsaخَيْرًاbir iyilikفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahشَاكِرٌkarşılığını verirعَلِيمٌ(yaptığını) bilir

Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَتِمُّوا۟ve tamamlayınٱلْحَجَّhaccıوَٱلْعُمْرَةَve ömreyiلِلَّهِفَإِنْeğerأُحْصِرْتُمْengellenmiş olursanızفَمَاşeyi (kesin)ٱسْتَيْسَرَkolayınıza gelenمِنَkurbandanٱلْهَدْىِوَلَاtıraş etmeyinتَحْلِقُوا۟رُءُوسَكُمْbaşlarınızıحَتَّىٰkadarيَبْلُغَvarıncayaٱلْهَدْىُkurbanمَحِلَّهُۥفَمَنkim (varsa)كَانَolanمِنكُمiçinizdenمَّرِيضًاhastaأَوْya daبِهِۦٓbulunanأَذًىbir rahatsızlığıمِّنbaşındanرَّأْسِهِۦفَفِدْيَةٌfidye (versin)مِّنoruçtanصِيَامٍأَوْveyaصَدَقَةٍsadakadanأَوْveyaنُسُكٍفَإِذَآzamanأَمِنتُمْgüvene kavuştuğunuzفَمَنkimseتَمَتَّعَfaydalanmak isteyenبِٱلْعُمْرَةِömre ileإِلَىkadarٱلْحَجِّhac (zamanın)aفَمَاşeyi (kessin)ٱسْتَيْسَرَkolayına geleniمِنَkurbandanٱلْهَدْىِفَمَنkimseلَّمْ(kurban) bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutarثَلَٰثَةِüçأَيَّامٍgünفِىhacdaٱلْحَجِّوَسَبْعَةٍve yedi günإِذَاzamanرَجَعْتُمْتِلْكَböyleceعَشَرَةٌon (gündür)كَامِلَةٌذَٰلِكَbuلِمَنkimseler içindirلَّمْolmayanlarيَكُنْأَهْلُهُۥailesiحَاضِرِىhazırٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَٱتَّقُوا۟sakınınٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّgerçektenٱللَّهَAllah'ınشَدِيدُşiddetlidirٱلْعِقَابِcezası

Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَاyokturكَانَyokturلِلْمُشْرِكِينَmüşrikler içinأَنimar etmeleriيَعْمُرُوا۟مَسَٰجِدَmescidleriniٱللَّهِAllah'ınشَٰهِدِينَşahitler ikenعَلَىٰٓkendi nefislerininأَنفُسِهِمبِٱلْكُفْرِأُو۟لَٰٓئِكَonlarınحَبِطَتْboşa çıkmıştırأَعْمَٰلُهُمْyaptıkları işlerوَفِىveٱلنَّارِateşteهُمْonlarخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Allah'a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini imar etmeleri düşünülemez. Onların bütün amelleri boşa gitmiştir. Onlar ateşte ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاancakيَعْمُرُimar ederlerمَسَٰجِدَmescidleriniٱللَّهِAllah'ınمَنْkimselerءَامَنَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَأَقَامَve kılanٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَىve verenٱلزَّكَوٰةَzekatıوَلَمْveيَخْشَkorkmayanإِلَّاbaşkasındanٱللَّهَفَعَسَىٰٓumulurأُو۟لَٰٓئِكَonlarınأَنolmalarıيَكُونُوا۟مِنَdoğru yolu bulanlardanٱلْمُهْتَدِينَ

Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَجَعَلْتُمْسِقَايَةَsu vermeyiٱلْحَآجِّhacılaraوَعِمَارَةَve imar etmeyiٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِHaram'ıكَمَنْkimse gibiءَامَنَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَجَٰهَدَve cihadedenفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِلَاolmaz(lar)يَسْتَوُۥنَeşitعِندَkatındaٱللَّهِوَٱللَّهُve Allahلَاyol göstermezيَهْدِىٱلْقَوْمَtopluluğunaٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim topluluğu doğru yola erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلde kiلَّوْşayetشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbunu okumazdımتَلَوْتُهُۥعَلَيْكُمْsizeوَلَآve size hiç bildirmezdiأَدْرَىٰكُمبِهِۦفَقَدْelbetteلَبِثْتُgeçirdimفِيكُمْsizin aranızdaعُمُرًاbelli bir ömürمِّنdaha önceقَبْلِهِۦٓأَفَلَاhiç düşünmüyor musunuz?تَعْقِلُونَ

De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِلَىٰثَمُودَSemud halkınaأَخَاهُمْkardeşleriصَٰلِحًاقَالَşöyle dediيَٰقَوْمِey kavmimٱعْبُدُوا۟kulluk edinٱللَّهَAllah'aمَاyokturلَكُمsizinمِّنْilahınızإِلَٰهٍغَيْرُهُۥهُوَOأَنشَأَكُمsizi yarattıمِّنَyerdenٱلْأَرْضِوَٱسْتَعْمَرَكُمْve size ömür sürdürdüفِيهَاoradaفَٱسْتَغْفِرُوهُO'ndan bağışlanma dileyinثُمَّsonraتُوبُوٓا۟tevbe edinإِلَيْهِإِنَّmuhakkak kiرَبِّىRabbimقَرِيبٌyakındırمُّجِيبٌkabul edendir

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yok. O, sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise O'ndan bağışlanma dileyin; sonra da O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi