KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

زبر

Zebur'u · kütleleri · Kitaplarda · Kitaplarında

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
11
Ayet
11
Sure
10
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

11 ayetin ilk 8 tanesi
فَإِنeğerكَذَّبُوكَseni yalanladılarsaفَقَدْdoğrusuكُذِّبَyalanlanmıştıرُسُلٌpeygamberler deمِّنsenden önceقَبْلِكَجَآءُوgetirenبِٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَٱلزُّبُرِhikmetli sahifelerوَٱلْكِتَٰبِve Kitabıٱلْمُنِيرِaydınlatıcı

Eğer seni yalanladılarsa, senden önce açık delilleri, hikmetli sayfaları ve aydınlatıcı kitabı getiren peygamberler de yalanlanmıştı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَيْكَsana daكَمَآgibiأَوْحَيْنَآvahyettiğimizإِلَىٰNuh'aنُوحٍوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereمِنۢondan sonrakiبَعْدِهِۦوَأَوْحَيْنَآnitekim vahyetmiştikإِلَىٰٓİbrahim'eإِبْرَٰهِيمَوَإِسْمَٰعِيلَve İsma'il'eوَإِسْحَٰقَve İshak'aوَيَعْقُوبَve Ya'kub'aوَٱلْأَسْبَاطِve sıbtlaraوَعِيسَىٰve Îsa'yaوَأَيُّوبَve Eyyub'aوَيُونُسَve Yunus'aوَهَٰرُونَve Harun'aوَسُلَيْمَٰنَوَءَاتَيْنَاve vermiştikدَاوُۥدَDavud'a daزَبُورًاZebur'u

Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyüb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiştik. Davud'a da Zebur vermiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِٱلْبَيِّنَٰتِaçık kanıtlarıوَٱلزُّبُرِوَأَنزَلْنَآve indirdikإِلَيْكَsanaٱلذِّكْرَZikr'iلِتُبَيِّنَaçıklayasın diyeلِلنَّاسِinsanlaraمَاşeyiنُزِّلَindirilenإِلَيْهِمْkendilerineوَلَعَلَّهُمْta kiيَتَفَكَّرُونَdüşünüp öğüt alsınlar

(O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur'an'ı indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَرَبُّكَve Rabbinأَعْلَمُdaha iyi bilirبِمَنolanlarıفِىgöklerdeٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِوَلَقَدْve andolsun kiفَضَّلْنَاbiz üstün kıldıkبَعْضَkiminiٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberlerinعَلَىٰüzerineبَعْضٍوَءَاتَيْنَاve verdikدَاوُۥدَDavud'a daزَبُورًاZebur'u

Hem Rabbin göklerde ve yerde kim varsa daha iyi bilir. Andolsun, peygamberlerin bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Davud'a da Zebur'u verdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ءَاتُونِىbana getirinزُبَرَkütleleriٱلْحَدِيدِحَتَّىٰٓo kadar kiإِذَاaynı seviyeye getirinceسَاوَىٰبَيْنَarasınıٱلصَّدَفَيْنِiki dağınقَالَdediٱنفُخُوا۟حَتَّىٰٓnihayetإِذَاonu sokuncaجَعَلَهُۥنَارًاbir ateş halineقَالَdediءَاتُونِىٓgetirin banaأُفْرِغْdökeyimعَلَيْهِüzerineقِطْرًاerimiş katran

"Bana (yeterince) demir madeni getirin" dedi. İki yamacın arasındaki boşluğu (dağlarla) bir hizaya getirince, "körükleyin!" dedi. Demiri eritip kor (gibi) yapınca da, "Bana erimiş bakır getirin, bunun üzerine boşaltayım" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunكَتَبْنَاyazmıştıkفِىZebur'daٱلزَّبُورِمِنۢsonraبَعْدِٱلذِّكْرِZikir'den (Tevrat'tan)أَنَّmutlakaٱلْأَرْضَarzaيَرِثُهَاvaris olacakعِبَادِىَkullarımٱلصَّٰلِحُونَiyi

Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَتَقَطَّعُوٓا۟fakat parçalayıp ayırdılarأَمْرَهُمişleriniبَيْنَهُمْaralarındaزُبُرًاكُلُّherحِزْبٍۭgurupبِمَاbulunanlaلَدَيْهِمْkendi yanındaفَرِحُونَsevinmektedir

(İnsanlar ise, din) işlerini kendi aralarında parça parça ettiler. Her grup kendinde bulunan ile sevinmektedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi