KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

قرر

durak · billur · kalmak · durursa

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
38
Ayet
37
Sure
22
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

37 ayetin ilk 8 tanesi
فَأَزَلَّهُمَاonlar(ın ayağın)ı kaydırdıٱلشَّيْطَٰنُşeytanعَنْهَاoradanفَأَخْرَجَهُمَاçıkardıمِمَّاyerdenكَانَاbulunduklarıفِيهِوَقُلْنَاve dedik kiٱهْبِطُوا۟ininبَعْضُكُمْkiminizلِبَعْضٍkiminizeعَدُوٌّوَلَكُمْsizin için vardırفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُسْتَقَرٌّkalmakوَمَتَٰعٌve nimetإِلَىٰbir süreحِينٍ

Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniأَخَذْنَاalmıştıkمِيثَٰقَكُمْsizden kesin sözلَاdökmeyeceksinizتَسْفِكُونَدِمَآءَكُمْbirbirinizin kanınıوَلَاçıkarmayacaksınızتُخْرِجُونَأَنفُسَكُمbirbiriniziمِّنyurtlarınızdanدِيَٰرِكُمْثُمَّsonraأَقْرَرْتُمْkabul etmiştinizوَأَنتُمْve sizتَشْهَدُونَşahidsiniz

Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul etmiştiniz. Kendiniz de buna hala şahitlik etmektesiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve ne zamanأَخَذَalmıştıٱللَّهُAllahمِيثَٰقَşöyle sözٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberlerdenلَمَآelbetteءَاتَيْتُكُمsize verdimمِّنKitapكِتَٰبٍوَحِكْمَةٍve hikmetثُمَّsonraجَآءَكُمْgeldiğindeرَسُولٌbir peygamberمُّصَدِّقٌdoğrulayıcıلِّمَاbulunan(Kitap)ıمَعَكُمْyanınızdaلَتُؤْمِنُنَّmutlaka inanacakبِهِۦonaوَلَتَنصُرُنَّهُۥقَالَdemiştiءَأَقْرَرْتُمْbunu kabul ettiniz mi?وَأَخَذْتُمْve aldınız mı?عَلَىٰüzerinizeذَٰلِكُمْbu husustaإِصْرِىقَالُوٓا۟dedilerأَقْرَرْنَاقَالَdediفَٱشْهَدُوا۟o halde tanık olunوَأَنَا۠ben deمَعَكُمsizinle beraberمِّنَtanık olanlardanımٱلشَّٰهِدِينَ

Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَهُوَve O'durٱلَّذِىٓkimseأَنشَأَكُمsizi inşa edenمِّنnefistenنَّفْسٍوَٰحِدَةٍbir tekفَمُسْتَقَرٌّ(sizin için) bir kararوَمُسْتَوْدَعٌقَدْgerçektenفَصَّلْنَاbiz genişçe açıkladıkٱلْءَايَٰتِلِقَوْمٍbir toplum içinيَفْقَهُونَanlayan

O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَbuyurduٱهْبِطُوا۟ininبَعْضُكُمْbır kısmınızلِبَعْضٍdiğerinizeعَدُوٌّوَلَكُمْsizin içindirفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُسْتَقَرٌّyerleşmeوَمَتَٰعٌve geçinmeإِلَىٰkadarحِينٍbir süreye

Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiجَآءَgelip deمُوسَىٰMusaلِمِيقَٰتِنَاtayin ettiğimiz vakitteوَكَلَّمَهُۥve ona konuşuncaرَبُّهُۥRabbiقَالَdediرَبِّRabbimأَرِنِىٓbana görünأَنظُرْbakayımإِلَيْكَقَالَdedi kiلَنsen beni göremezsinتَرَىٰنِىوَلَٰكِنِfakatٱنظُرْbakإِلَىdağaٱلْجَبَلِفَإِنِeğerٱسْتَقَرَّdurursaمَكَانَهُۥyerindeفَسَوْفَo zamanتَرَىٰنِىفَلَمَّاne zaman kiتَجَلَّىٰgörününceرَبُّهُۥRabbiلِلْجَبَلِdağaجَعَلَهُۥonu ettiدَكًّاdarmadağınوَخَرَّve bayılarakمُوسَىٰMusaصَعِقًافَلَمَّآne zaman kiأَفَاقَayılıncaقَالَdediسُبْحَٰنَكَSen yücesinتُبْتُtevbe ettimإِلَيْكَsanaوَأَنَا۠ve benأَوَّلُilkiyimٱلْمُؤْمِنِينَinananların

Musa, belirlediğimiz yere (Tur'a) gelip Rabbi de ona konuşunca, "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım" dedi. Allah da, "Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin." dedi. Rabbi, dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Musa da baygın düştü. Ayılınca, "Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah'ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَامِنhiçbirدَآبَّةٍcanlıفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِإِلَّاait olmayanعَلَىٱللَّهِAllah'aرِزْقُهَاrızkıوَيَعْلَمُve O bilirمُسْتَقَرَّهَاonun karar kıldığı yeriوَمُسْتَوْدَعَهَاكُلٌّ(bunların) hepsiفِىbir Kitap'tadırكِتَٰبٍمُّبِينٍapaçık

Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi