KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

نذر

uyar · uyarı · adadım · uyarman

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
130
Ayet
115
Sure
50
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

115 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّelbetteٱلَّذِينَkiكَفَرُوا۟inkar edenlerسَوَآءٌeşittirعَلَيْهِمْonlaraءَأَنذَرْتَهُمْonları uyarmanأَمْyadaلَمْuyarmasan daتُنذِرْهُمْلَاinanmazlarيُؤْمِنُونَ

Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآdoğrusu bizأَرْسَلْنَٰكَseni gönderdikبِٱلْحَقِّgerçekleبَشِيرًاmüjdeleyiciوَنَذِيرًاوَلَاdeğilsinتُسْـَٔلُsen sorumluعَنْhalkındanأَصْحَٰبِٱلْجَحِيمِcehennem

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
كَانَidiٱلنَّاسُinsanlarأُمَّةًümmetوَٰحِدَةًbir tekفَبَعَثَsonra gönderdiٱللَّهُAllahٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriمُبَشِّرِينَmüjdecilerوَمُنذِرِينَve uyarıcılar olarakوَأَنزَلَve indirdiمَعَهُمُonlarla beraberٱلْكِتَٰبَKitabıبِٱلْحَقِّhak olarakلِيَحْكُمَhükmetmek üzereبَيْنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarفِيمَا(konularda)ٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştükleriفِيهِوَمَاveٱخْتَلَفَanlaşmazlığa düştü(ler)فِيهِo(Kitap hakkı)ndaإِلَّاdışındaٱلَّذِينَkendilerineأُوتُوهُ(Kitap) verilmiş olanlarمِنۢsonraبَعْدِمَاkendilerine geldiktenجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerبَغْيًۢاsırf kıskançlıktan ötürüبَيْنَهُمْفَهَدَىbunun üzerine ilettiٱللَّهُAllahٱلَّذِينَkimseleriءَامَنُوا۟iman edenلِمَاayrılığa düştükleriٱخْتَلَفُوا۟فِيهِkendisindeمِنَgerçeğeٱلْحَقِّبِإِذْنِهِۦوَٱللَّهُAllahيَهْدِىiletirمَنkimseyiيَشَآءُdilediğiإِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık ayetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah, dilediğini doğru yola iletir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَآve neأَنفَقْتُمinfak edersenizمِّنnafaka olarakنَّفَقَةٍأَوْveyaنَذَرْتُم(ne) adarsanızمِّنadak olarakنَّذْرٍفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُهُۥوَمَاyokturلِلظَّٰلِمِينَzalimler içinمِنْhiçbirأَنصَارٍyardımcı

Allah yolunda her ne harcar veya her ne adarsanız, şüphesiz Allah onu bilir. Zulmedenlerin yardımcıları yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَتِdemişti kiٱمْرَأَتُkarısıعِمْرَٰنَİmran'ınرَبِّRabbimإِنِّىşüphesiz benنَذَرْتُadadımلَكَsanaمَاolanıفِىkarnımdaبَطْنِىمُحَرَّرًاtam hür olarakفَتَقَبَّلْkabul buyurمِنِّىٓإِنَّكَşüphesizأَنتَsenٱلسَّمِيعُişitensinٱلْعَلِيمُbilensin

Hani, İmran'ın karısı, "Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رُّسُلًاelçiler (gönderdik) kiمُّبَشِّرِينَmüjdeleyiciوَمُنذِرِينَve uyarıcıلِئَلَّاkalmasınيَكُونَلِلنَّاسِinsanlarınعَلَىkarşıٱللَّهِAllah'aحُجَّةٌۢbahaneleriبَعْدَsonraٱلرُّسُلِوَكَانَveٱللَّهُAllahعَزِيزًاüstündürحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَهْلَEy ehliٱلْكِتَٰبِKitapقَدْmuhakkakجَآءَكُمْsize geldiرَسُولُنَاElçimizيُبَيِّنُgerçekleri açıklıyanلَكُمْsizeعَلَىٰarasının kesildiği sıradaفَتْرَةٍمِّنَelçilerinٱلرُّسُلِأَنdemeyesinizتَقُولُوا۟مَاbize gelmediجَآءَنَامِنۢbir müjdeleyiciبَشِيرٍوَلَاve ne deنَذِيرٍفَقَدْişteجَآءَكُمsize geldiبَشِيرٌmüjdeleyiciوَنَذِيرٌوَٱللَّهُAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyeقَدِيرٌkadirdir

Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir uyarıcı" demeyesiniz diye, işte size (hakikatı) açıklayan elçimiz (Muhammed) geldi. (Evet,) size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiştir. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiأَىُّhangiشَىْءٍşeyأَكْبَرُdaha büyüktürشَهَٰدَةًقُلِde kiٱللَّهُشَهِيدٌۢşahiddirبَيْنِىbenimleوَبَيْنَكُمْوَأُوحِىَve vahyolunduإِلَىَّbanaهَٰذَاbuٱلْقُرْءَانُKur'anلِأُنذِرَكُمsizi uyarayımبِهِۦonunlaوَمَنۢve herkesiبَلَغَأَئِنَّكُمْsizلَتَشْهَدُونَşahidlik ediyor musunuz?أَنَّgerçektenمَعَile beraberٱللَّهِAllahءَالِهَةًtanrılar olduğunaأُخْرَىٰقُلde kiلَّآben şahidlik etmemأَشْهَدُقُلْde kiإِنَّمَاancakهُوَOإِلَٰهٌTanrıdırوَٰحِدٌtek birوَإِنَّنِىşüphesiz benبَرِىٓءٌuzağımمِّمَّاşeylerdenتُشْرِكُونَsizin ortak koştuğunuz

De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şahitlik etmem." De ki: "O, ancak tek bir ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah'a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi