KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ملك

Kral · mülk · malik · melek

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
206
Ayet
191
Sure
63
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Sahip olma ve hükümranlık

ملك ailesinde sahip olma, elde tutma ve hükümranlıkla ilgili kullanımlar bulunur. Bunların cümledeki ilişkisi, yalnız bir Türkçe karşılık seçilerek tamamlanamaz.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris ملك maddesini güç ve sağlamlıkla açar; hamurun iyice yoğrulması gibi somut örnekten kişinin bir şeye sahip olmasına geçer. Ardından sahip olunan mal, kölelik statüsü ve kişinin elindekilere iyi davranmasıyla ilgili kullanımları sıralar. Böylece sözlükte yalnız siyasal yönetim anlamı bulunmadığı görülür. Kaynağın kurduğu açıklama zinciri tarihsel dil malzemesidir; her ayette aynı toplumsal ilişki veya kurumun kastedildiği sonucuna dönüştürülmemelidir. (İbn Fâris, Mekāyîs, 5/351–5/352.)

Ayet içinde okuma

Âl-i İmrân 3:26’da mülkün verilmesi ve alınması, yüceltme ve alçaltma ifadeleriyle birlikte anılır. Fâtiha 1:4’te مَالِكِ, din gününe bağlanır. İlk ayette verme ve alma fiillerinin nesnesi, ikincisinde sahipliğin bağlı olduğu gün belirleyicidir. Bu okumada ekrandaki kaynak yazımı korunur; başka kıraatlerin biçimleri sessizce onun yerine geçirilmez. Kök ailesini incelemek, hangi ilişkinin hangi isim ve fiille kurulduğunu izlemek için başlangıçtır.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

191 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْbir zamanlarقَالَdedi kiرَبُّكَRabbinلِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklereإِنِّىşüphesiz benجَاعِلٌyaratacağımفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِخَلِيفَةًقَالُوٓا۟dediler (melekler)أَتَجْعَلُmi yaratacaksın?فِيهَاoradaمَنkimseيُفْسِدُbozgunculuk yapanفِيهَاoradaوَيَسْفِكُdökenٱلدِّمَآءَkanوَنَحْنُoysa bizنُسَبِّحُtesbih ediyorبِحَمْدِكَseni överekوَنُقَدِّسُve takdis ediyoruzلَكَقَالَdediإِنِّىٓşüphesiz benأَعْلَمُbilirimمَاşeyleriلَاdeğilsinizتَعْلَمُونَsiz biliyor

Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَّمَve öğrettiءَادَمَAdem'eٱلْأَسْمَآءَisimleriكُلَّهَاbütünثُمَّsonraعَرَضَهُمْonları sunupعَلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِفَقَالَve dediأَنۢبِـُٔونِىbana söyleyinبِأَسْمَآءِisimleriniهَٰٓؤُلَآءِonlarınإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru kimseler

Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştikلِلْمَلَٰٓئِكَةِMeleklereٱسْجُدُوا۟secde edinلِءَادَمَفَسَجَدُوٓا۟hemen secde ettilerإِلَّآhariçإِبْلِيسَİblisأَبَىٰkaçındıوَٱسْتَكْبَرَve kibirlendiوَكَانَve olduمِنَinkarcılardanٱلْكَٰفِرِينَ

Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَنkimكَانَiseعَدُوًّاdüşmanلِّلَّهِAllah'aوَمَلَٰٓئِكَتِهِۦve meleklerineوَرُسُلِهِۦve resullerineوَجِبْرِيلَve Cebrail'eوَمِيكَىٰلَve Mikail'eفَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllah daعَدُوٌّdüşmanıdırلِّلْكَٰفِرِينَinkar edenlerin

Her kim Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikail'e düşman olursa bilsin ki, Allah da inkar edenlerin düşmanıdır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydularمَاşeyeتَتْلُوا۟uydurduğuٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınعَلَىٰhakkındaمُلْكِmülküسُلَيْمَٰنَوَمَاküfre girmediكَفَرَسُلَيْمَٰنُSüleymanوَلَٰكِنَّfakatٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarكَفَرُوا۟küfre girdilerيُعَلِّمُونَöğreterekٱلنَّاسَinsanlaraٱلسِّحْرَsihriوَمَآve şeyiأُنزِلَindirilenعَلَىiki meleğeٱلْمَلَكَيْنِبِبَابِلَBabil'deهَٰرُوتَHarutوَمَٰرُوتَوَمَاonlar öğretmezlerdiيُعَلِّمَانِمِنْhiç kimseyeأَحَدٍحَتَّىٰdemedikçeيَقُولَآإِنَّمَاşüphesizنَحْنُbizفِتْنَةٌfitneyizفَلَاsakın küfre girmeyinتَكْفُرْفَيَتَعَلَّمُونَfakat öğreniyorlardıمِنْهُمَاbunlardanمَاşeyiيُفَرِّقُونَayıranبِهِۦonunlaبَيْنَarasınıٱلْمَرْءِeşiوَزَوْجِهِۦوَمَاve değildirهُمama onlarبِضَآرِّينَzarar veriyorبِهِۦonunlaمِنْhiç kimseyeأَحَدٍإِلَّاbaşkaبِإِذْنِiznindenٱللَّهِوَيَتَعَلَّمُونَonlar öğreniyorlardıمَاşeyiيَضُرُّهُمْzarar verenوَلَاdeğilيَنفَعُهُمْوَلَقَدْandolsunعَلِمُوا۟gayet iyi biliyorlardı kiلَمَنِkimseninٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمَاyokturلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنْbir nasibiخَلَٰقٍوَلَبِئْسَve ne kötüdürمَاşeyشَرَوْا۟sattıklarıبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْلَوْkeşkeكَانُوا۟(bunu) bilselerdi!يَعْلَمُونَ

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbilmez misin?تَعْلَمْأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَهُۥonundurمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَمَاve yokturلَكُمsizeمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمِنhiçbirوَلِىٍّkoruyucuوَلَاve (ne de)نَصِيرٍbir yardımcı

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّdoğrusuٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar edip teوَمَاتُوا۟ölenوَهُمْve onlarكُفَّارٌkafir olarakأُو۟لَٰٓئِكَişteعَلَيْهِمْonların üstünedirلَعْنَةُla'netiٱللَّهِAllah'ınوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve meleklerinوَٱلنَّاسِve insanlarınأَجْمَعِينَtüm

Fakat ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üstünedir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi