KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

فيض

akarak · daldığınız · akın ettiği · siz daldığınız

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
9
Ayet
8
Sure
7
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

8 ayetin ilk 8 tanesi
لَيْسَyokturعَلَيْكُمْsizin içinجُنَاحٌbir günahأَنaramanızdaتَبْتَغُوا۟فَضْلًاlutfunuمِّنRabbinizinرَّبِّكُمْفَإِذَآzamanأَفَضْتُمayrılıp akın ettiğinizمِّنْArafattanعَرَفَٰتٍفَٱذْكُرُوا۟anın (hatırlayın)ٱللَّهَAllah'ıعِندَyanındaٱلْمَشْعَرِMeş'ar-iٱلْحَرَامِوَٱذْكُرُوهُO'nu anınكَمَاgibiهَدَىٰكُمْsizi hidayet ettiğiوَإِنveكُنتُمsiz idinizمِّنO'ndan önceقَبْلِهِۦلَمِنَsapıklardanٱلضَّآلِّينَ

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonraأَفِيضُوا۟siz de akın edinمِنْyerdenحَيْثُأَفَاضَakın ettiğiٱلنَّاسُinsanlarınوَٱسْتَغْفِرُوا۟ve mağfiret dileyinٱللَّهَإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌGafurdurرَّحِيمٌRahimdir

Sonra insanların akın ettiği yerden siz de akın edin ve Allah'tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve zamanسَمِعُوا۟dinledikleriمَآşeyiأُنزِلَindirilenإِلَىElçi'yeٱلرَّسُولِتَرَىٰٓgörürsünأَعْيُنَهُمْgözlerininتَفِيضُdolup taştığınıمِنَyaşlaٱلدَّمْعِمِمَّاdolayıعَرَفُوا۟tanımalarındanمِنَgerçekleriٱلْحَقِّيَقُولُونَderler kiرَبَّنَآRabbimizءَامَنَّاinandıkفَٱكْتُبْنَاbizi yazمَعَberaberٱلشَّٰهِدِينَşahidlerle

Peygamber'e indirileni (Kur'an'ı) dinledikleri zaman hakkı tanımalarından dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. "Ey Rabbimiz! İnandık. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenler (Muhammed'in ümmeti) ile beraber yaz" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَادَىٰٓve seslendilerأَصْحَٰبُhalkıٱلنَّارِateşأَصْحَٰبَhalkınaٱلْجَنَّةِcennetأَنْdiyeأَفِيضُوا۟biraz da akıtınعَلَيْنَاbizim üzerimizeمِنَsu(yunuz)danٱلْمَآءِأَوْveyaمِمَّاsize verdiği rızıktanرَزَقَكُمُٱللَّهُقَالُوٓا۟dediler kiإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahحَرَّمَهُمَاbu ikisini haram etmiştirعَلَىüzerineٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Cehennemlikler de cennetliklere, "Ne olur, sudan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bizim üzerimize akıtın" diye çağrışırlar. Onlar, "Şüphesiz, Allah bunları kafirlere haram kılmıştır" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاve yoktur (sorumluluk)عَلَىkimselereٱلَّذِينَإِذَاzamanمَآsana geldikleriأَتَوْكَلِتَحْمِلَهُمْbinek içinقُلْتَsen deyinceلَآbulamıyorumأَجِدُمَآbir şeyأَحْمِلُكُمْsizi bindirecekعَلَيْهِüzerineتَوَلَّوا۟dönenوَّأَعْيُنُهُمْve gözlerindenتَفِيضُakarakمِنَyaşٱلدَّمْعِحَزَنًاüzüntüdenأَلَّاdolayıيَجِدُوا۟bulamadıklarındanمَاbir şeyيُنفِقُونَinfak edecek

Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, "Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum" dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve neتَكُونُolsanızفِىdurumdaشَأْنٍوَمَاve neتَتْلُوا۟okusanızمِنْهُonun hakkındaمِنKur'andanقُرْءَانٍوَلَاne neتَعْمَلُونَyapsanızمِنْyapılacaklardanعَمَلٍإِلَّاancakكُنَّاbizعَلَيْكُمْsizin üzerinizeشُهُودًاşahidizإِذْzamanتُفِيضُونَsiz daldığınızفِيهِوَمَاdeğildirيَعْزُبُgizliعَنRabbindenرَّبِّكَمِن(bir şey)مِّثْقَالِağırlığıncaذَرَّةٍzerreفِىyerdeٱلْأَرْضِوَلَاne deفِىgökteٱلسَّمَآءِوَلَآne deأَصْغَرَdaha küçüğüمِنbundanذَٰلِكَوَلَآve ne deأَكْبَرَdaha büyüğüإِلَّاancakفِىkitaptadırكِتَٰبٍمُّبِينٍapaçık

(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْلَاve eğer olmasaydıفَضْلُlutfuٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْsizeوَرَحْمَتُهُۥve rahmetiفِىdünyadaٱلدُّنْيَاوَٱلْءَاخِرَةِلَمَسَّكُمْsize mutlaka dokunurduفِىhakkındaمَآşey (iftira)أَفَضْتُمْdaldığınızفِيهِiçineعَذَابٌbir azabعَظِيمٌbüyük

Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaيَقُولُونَ(-mu) diyorlar?ٱفْتَرَىٰهُقُلْde kiإِنِeğerٱفْتَرَيْتُهُۥben onu uydurmuşsamفَلَاolmazتَمْلِكُونَsizin hiçbir yararınızلِىbanaمِنَAllah-;-tanٱللَّهِAllah-;شَيْـًٔاهُوَOأَعْلَمُdaha iyi bilirبِمَاşeyleriتُفِيضُونَtaşkınlık yaptığınızفِيهِكَفَىٰyeterبِهِۦO'nunشَهِيدًۢاşahid olmasıبَيْنِىbenimleوَبَيْنَكُمْوَهُوَve Oٱلْغَفُورُbağışlayandırٱلرَّحِيمُesirgeyendir

Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah'tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi