KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ضلل

sapan · sapar · sapma · sapık

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
191
Ayet
170
Sure
56
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

170 ayetin ilk 8 tanesi
صِرَٰطَyolunaٱلَّذِينَonlar kiأَنْعَمْتَni'met verdinعَلَيْهِمْkimselerinغَيْرِdeğilٱلْمَغْضُوبِgazabedilmiş olanlarınعَلَيْهِمْkendilerineوَلَاve değilٱلضَّآلِّينَsapmışların

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَsatın aldılarٱشْتَرَوُا۟ٱلضَّلَٰلَةَsapıklığıبِٱلْهُدَىٰhidayet karşılığındaفَمَاetmediرَبِحَتkârتِّجَٰرَتُهُمْticaretleriوَمَاve değildirكَانُوا۟olanlardanمُهْتَدِينَdoğru yolu bulan

İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaتُرِيدُونَarzu (mu) ediyorsunuz?أَنistekte bulunmayıتَسْـَٔلُوا۟رَسُولَكُمْrasulunüzdenكَمَاgibiسُئِلَistedikleriمُوسَىٰMusa'danمِنdaha önceقَبْلُوَمَنve kimيَتَبَدَّلِdeğiştirirseٱلْكُفْرَinkarıبِٱلْإِيمَٰنِimanaفَقَدْşüphesiz (o)ضَلَّsapıtmıştırسَوَآءَdümdüzٱلسَّبِيلِyolu

Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَonlarٱلَّذِينَkimselerdirٱشْتَرَوُا۟satın alanٱلضَّلَٰلَةَsapıklığıبِٱلْهُدَىٰhidayet karşılığındaوَٱلْعَذَابَve azabبِٱلْمَغْفِرَةِفَمَآne kadarأَصْبَرَهُمْcesaretlidirlerعَلَىkarşıٱلنَّارِateşe

İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَيْسَyokturعَلَيْكُمْsizin içinجُنَاحٌbir günahأَنaramanızdaتَبْتَغُوا۟فَضْلًاlutfunuمِّنRabbinizinرَّبِّكُمْفَإِذَآzamanأَفَضْتُمayrılıp akın ettiğinizمِّنْArafattanعَرَفَٰتٍفَٱذْكُرُوا۟anın (hatırlayın)ٱللَّهَAllah'ıعِندَyanındaٱلْمَشْعَرِMeş'ar-iٱلْحَرَامِوَٱذْكُرُوهُO'nu anınكَمَاgibiهَدَىٰكُمْsizi hidayet ettiğiوَإِنveكُنتُمsiz idinizمِّنO'ndan önceقَبْلِهِۦلَمِنَsapıklardanٱلضَّآلِّينَ

(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat'tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife'ye) akın ettiğinizde, Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟iman eden(ler)إِذَاzamanتَدَايَنتُمbirbirinize verdiğinizبِدَيْنٍborçإِلَىٰٓkadarأَجَلٍsüreyeمُّسَمًّىbelirli birفَٱكْتُبُوهُوَلْيَكْتُبve yazsınبَّيْنَكُمْaranızdaكَاتِبٌۢbir yazıcıبِٱلْعَدْلِوَلَاkaçınmasın (yazsın)يَأْبَكَاتِبٌyazıcıأَنyazmaktanيَكْتُبَكَمَاşekildeعَلَّمَهُkendisine öğrettiğiٱللَّهُفَلْيَكْتُبْyazdırsınوَلْيُمْلِلِyazdırsınٱلَّذِىkimseعَلَيْهِüzerindeٱلْحَقُّhak olan (borçlu)وَلْيَتَّقِkorksunٱللَّهَAllah'tanرَبَّهُۥRabbi olanوَلَاeksik etmesinيَبْخَسْمِنْهُondan (borcundan)شَيْـًٔافَإِنeğerكَانَiseٱلَّذِىkimseعَلَيْهِborçlu olanٱلْحَقُّسَفِيهًاaklı ermezأَوْyahutضَعِيفًاzayıfأَوْya daلَاgüç yetiremiyecekيَسْتَطِيعُأَنkendisi yazdırmayaيُمِلَّهُوَoفَلْيُمْلِلْyazdırsınوَلِيُّهُۥonun velisiبِٱلْعَدْلِوَٱسْتَشْهِدُوا۟şahid tutunشَهِيدَيْنِiki şahidiمِنerkeklerinizdenرِّجَالِكُمْفَإِنeğerلَّمْyoksaيَكُونَارَجُلَيْنِiki erkekفَرَجُلٌ(o zaman) bir erkekوَٱمْرَأَتَانِiki kadınمِمَّنkimseتَرْضَوْنَrazı olduğunuzمِنَşahidlerdenٱلشُّهَدَآءِأَنta kiتَضِلَّşaşırırsaإِحْدَىٰهُمَاkadınlardan biriفَتُذَكِّرَhatırlatması içinإِحْدَىٰهُمَاbiriٱلْأُخْرَىٰوَلَاkaçınmasınlarيَأْبَٱلشُّهَدَآءُşahidlerإِذَاzamanمَاbir şeyeدُعُوا۟وَلَاüşenmeyinتَسْـَٔمُوٓا۟أَنyazmaktanتَكْتُبُوهُصَغِيرًاaz olsunأَوْveyaكَبِيرًاçok olsunإِلَىٰٓkadarأَجَلِهِۦذَٰلِكُمْbuأَقْسَطُdaha adaletliعِندَkatındaٱللَّهِAllahوَأَقْوَمُve daha sağlamلِلشَّهَٰدَةِşahidlik içinوَأَدْنَىٰٓve daha elverişlidirأَلَّاkuşkulanmamanız içinتَرْتَابُوٓا۟إِلَّآancakأَنolursaتَكُونَتِجَٰرَةًticaretحَاضِرَةًpeşinتُدِيرُونَهَاhemen alıp vereceğinizبَيْنَكُمْaranızdaفَلَيْسَyokturعَلَيْكُمْüzerinizeجُنَاحٌbir günahأَلَّاötürüتَكْتُبُوهَاوَأَشْهِدُوٓا۟ve şahid tutunإِذَاzaman daتَبَايَعْتُمْوَلَاasla zarar verilmesinيُضَآرَّكَاتِبٌyazana daوَلَاveشَهِيدٌوَإِنeğerتَفْعَلُوا۟(bir zarar) yaparsanızفَإِنَّهُۥşüphesizفُسُوقٌۢkötülük olurبِكُمْوَٱتَّقُوا۟korkunٱللَّهَوَيُعَلِّمُكُمُve size öğretiyorٱللَّهُوَٱللَّهُAllahبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, (her şeyi olduğu gibi dosdoğru) yazsın. Üzerinde hak olan (borçlu) da yazdırsın ve Rabbi olan Allah'tan korkup sakınsın da borçtan hiçbir şeyi eksik etmesin (hepsini tam yazdırsın). Eğer borçlu, aklı ermeyen, veya zayıf bir kimse ise, ya da yazdıramıyorsa, velisi adaletle yazdırsın. (Bu işleme) şahitliklerine güvendiğiniz iki erkeği; eğer iki erkek olmazsa, bir erkek ve iki kadını şahit tutun. Bu, onlardan biri unutacak olursa, diğerinin ona hatırlatması içindir. Şahitler çağırıldıkları zaman (gelmekten) kaçınmasınlar. Az olsun, çok olsun, borcu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında adalete daha uygun, şahitlik için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha elverişlidir. Yalnız, aranızda hemen alıp verdiğiniz peşin ticaret olursa, onu yazmamanızdan ötürü üzerinize bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınız zaman da şahit tutun. Yazana da, şahide de bir zarar verilmesin. Eğer aksini yaparsanız, bu sizin için günahkarca bir davranış olur. Allah'a karşı gelmekten sakının. Allah, size öğretiyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَدَّتistedi kiطَّآئِفَةٌbir grupمِّنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِKitapلَوْeğerيُضِلُّونَكُمْsizi saptırsınlarوَمَاoysaيُضِلُّونَsaptırıyorlarإِلَّآsadeceأَنفُسَهُمْkendileriniوَمَاfarkında değillerيَشْعُرُونَ

Kitap ehlinden bir grup sizi saptırabilmeyi çok arzu etti. Oysa sadece kendilerini saptırıyorlar, fakat farkına varmıyorlar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi