KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

شيا

hiç · şey · şeye · şeyi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
519
Ayet
449
Sure
73
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

449 ayetin ilk 8 tanesi
يَكَادُneredeyseٱلْبَرْقُşimşekيَخْطَفُkapıverecekأَبْصَٰرَهُمْكُلَّمَآzamanأَضَآءَaydınlattığıلَهُمonlarıمَّشَوْا۟yürürlerفِيهِo(nun ışığı)ndaوَإِذَآzamanأَظْلَمَkaranlık çöktüğüعَلَيْهِمْüzerlerineقَامُوا۟وَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahلَذَهَبَelbette götürürdüبِسَمْعِهِمْişitmeleriniوَأَبْصَٰرِهِمْإِنَّŞüphesizٱللَّهَAllah'ınعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌgücü yeter

Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıلَكُمsizin içinمَّاneفِىvarsaٱلْأَرْضِyeryüzündeجَمِيعًاhepsiniثُمَّsonraٱسْتَوَىٰٓyöneldiإِلَىgökeٱلسَّمَآءِفَسَوَّىٰهُنَّonları düzenlediسَبْعَyediسَمَٰوَٰتٍوَهُوَve Oبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقُلْنَاve dedik kiيَٰٓـَٔادَمُey Ademٱسْكُنْoturunأَنتَsenوَزَوْجُكَve eşinٱلْجَنَّةَcennetteوَكُلَاve yeyinمِنْهَاondanرَغَدًاbol bolحَيْثُyerdeشِئْتُمَاdilediğinizوَلَاyaklaşmayınتَقْرَبَاهَٰذِهِşuٱلشَّجَرَةَağacaفَتَكُونَاolursunuzمِنَzalimlerdenٱلظَّٰلِمِينَ

Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّقُوا۟ve sakınınيَوْمًاgündenلَّاcezalandırılmazتَجْزِىنَفْسٌhiç kimseعَنkimseden(günahından)نَّفْسٍشَيْـًٔاbir şeyوَلَاkabul edilmezيُقْبَلُمِنْهَاkimsedenشَفَٰعَةٌşefaat daوَلَاve alınmazيُؤْخَذُمِنْهَاondanعَدْلٌfidye deوَلَاve yapılamazهُمْonlaraيُنصَرُونَhiçbir yardım

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştik kiٱدْخُلُوا۟girinهَٰذِهِşuٱلْقَرْيَةَkenteفَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاoradanحَيْثُyerdeشِئْتُمْdilediğinizرَغَدًاbol bolوَٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُولُوا۟ve deyinحِطَّةٌhitta (ya Rabbi bizi affet)نَّغْفِرْbiz de bağışlayalımلَكُمْsizinخَطَٰيَٰكُمْوَسَنَزِيدُve daha fazlasını vereceğizٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananlara

Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُبَيِّنaçıklasınلَّنَاbizeمَاnasıl bir şey olduğunuهِىَonunإِنَّziraٱلْبَقَرَo inekتَشَٰبَهَbenzer geldiعَلَيْنَاbizeوَإِنَّآama mutlaka bizإِنeğerشَآءَdilerseٱللَّهُAllahلَمُهْتَدُونَhidayeti buluruz

"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın. Çünkü sığırlar, bizce, birbirlerine benzemektedir. Ama Allah dilerse elbet buluruz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِئْسَمَاne kötüdürٱشْتَرَوْا۟sattıkları şeyبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْkendileriniأَنiçinيَكْفُرُوا۟inkar etmekبِمَآşeyiأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınبَغْيًاçekemeyerekأَن(vahiy) indirmesiniيُنَزِّلَٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimseninيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦفَبَآءُوuğradılarبِغَضَبٍgazabعَلَىٰüstüneغَضَبٍوَلِلْكَٰفِرِينَve inkar edenler içinعَذَابٌbir azab vardırمُّهِينٌalçaltıcı

Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّاarzu etmezlerيَوَدُّٱلَّذِينَkimselerكَفَرُوا۟inkar eden(ler)مِنْehlindenأَهْلِٱلْكِتَٰبِkitabوَلَاve müşriklerdenٱلْمُشْرِكِينَأَنindirilmesiniيُنَزَّلَعَلَيْكُمsizeمِّنْhiçbirخَيْرٍhayırمِّنRabbinizdenرَّبِّكُمْوَٱللَّهُoysa Allahيَخْتَصُّtahsis ederبِرَحْمَتِهِۦrahmetiniمَنkimseyeيَشَآءُوَٱللَّهُAllahذُوsahibidirٱلْفَضْلِlutufٱلْعَظِيمِbüyük

Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi