KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

شفع

şefaat · şefa'at · şefa'ate · şefa'ati

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
31
Ayet
26
Sure
19
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

26 ayetin ilk 8 tanesi
وَٱتَّقُوا۟ve sakınınيَوْمًاgündenلَّاcezalandırılmazتَجْزِىنَفْسٌhiç kimseعَنkimseden(günahından)نَّفْسٍشَيْـًٔاbir şeyوَلَاkabul edilmezيُقْبَلُمِنْهَاkimsedenشَفَٰعَةٌşefaat daوَلَاve alınmazيُؤْخَذُمِنْهَاondanعَدْلٌfidye deوَلَاve yapılamazهُمْonlaraيُنصَرُونَhiçbir yardım

Öyle bir günden sakının ki, o gün hiç kimse bir başkası adına bir şey ödeyemez. Hiçbir kimseden herhangi bir şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz. Onlara yardım da edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّقُوا۟sakınınيَوْمًاşu günden (ki)لَّاcezasını çekmezتَجْزِىنَفْسٌkimseعَنkimseninنَّفْسٍشَيْـًٔاbir şeyleوَلَاve kabul edilmezيُقْبَلُمِنْهَاondanعَدْلٌfidyeوَلَاona fayda vermezتَنفَعُهَاشَفَٰعَةٌşefaatوَلَاonlaraهُمْيُنصَرُونَyardım da edilmez

Kimsenin kimse namına bir şey ödemeyeceği, hiç kimseden fidye alınmayacağı, kimseye şefaatin (aracılığın) yarar sağlamayacağı ve hiç kimsenin hiçbir taraftan yardım göremeyeceği günden sakının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاeyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوٓا۟inanan(lar)أَنفِقُوا۟infak edinمِمَّاsize verdiğimiz rızıktanرَزَقْنَٰكُممِّنönceقَبْلِأَنgelmezdenيَأْتِىَيَوْمٌgünلَّاolmadığıبَيْعٌalışverişinفِيهِiçindeوَلَاve hiçbirخُلَّةٌdostluğunوَلَاve hiçbirشَفَٰعَةٌوَٱلْكَٰفِرُونَve kafirlerهُمُta kendileridirٱلظَّٰلِمُونَzalimlerin

Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱللَّهُAllah (ki)لَآyokturإِلَٰهَtanrıإِلَّاbaşkaهُوَO'ndanٱلْحَىُّdaima diridirٱلْقَيُّومُلَاO'nu tutmazتَأْخُذُهُۥسِنَةٌne bir uyuklamaوَلَاve ne deنَوْمٌلَّهُۥO'nundurمَاneفِىvarsaٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerdeوَمَاve neفِىvarsaٱلْأَرْضِمَنkimdirذَاkiٱلَّذِىيَشْفَعُşefaat edebilirعِندَهُۥٓkendisinin katındaإِلَّاdışındaبِإِذْنِهِۦيَعْلَمُbilirمَاolanıبَيْنَonların önündeأَيْدِيهِمْوَمَاve olanıخَلْفَهُمْوَلَاkavrayamazlarيُحِيطُونَبِشَىْءٍhiçbir şeyمِّنْO'nun ilmindenعِلْمِهِۦٓإِلَّاdışındaبِمَاşeylerشَآءَوَسِعَkaplamıştırكُرْسِيُّهُO'nun KürsüsüٱلسَّمَٰوَٰتِgökleriوَٱلْأَرْضَوَلَاO'na ağır gelmezيَـُٔودُهُۥحِفْظُهُمَاوَهُوَOٱلْعَلِىُّyücedirٱلْعَظِيمُbüyüktür

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. İzni olmaksızın O'nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O'nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O'na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
مَّنkimيَشْفَعْdestek olursaشَفَٰعَةًbir destekleحَسَنَةًgüzelيَكُنvardırلَّهُۥonunنَصِيبٌbir payıمِّنْهَاوَمَنve kimيَشْفَعْdestek olursaشَفَٰعَةًbir destekleسَيِّئَةًkötü bir (işe)يَكُنolurلَّهُۥonunكِفْلٌbir payıمِّنْهَاوَكَانَveٱللَّهُAllahعَلَىٰherكُلِّشَىْءٍşeyiمُّقِيتًاgözetip karşılığını verendir

Kim güzel bir (işte) aracılık ederse, ona o işin sevabından bir pay vardır. Kim de kötü bir (işte) aracılık ederse, ona da o kötülükten bir pay vardır. Allah'ın her şeye gücü yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَنذِرْve uyarبِهِonunlaٱلَّذِينَkimseleriيَخَافُونَkorkan(ları)أَنkiيُحْشَرُوٓا۟toplanacaklardırإِلَىٰ(huzuru)naرَبِّهِمْلَيْسَyokturلَهُمkendilerininمِّنO'ndan başkaدُونِهِۦوَلِىٌّne dostlarıوَلَاne deشَفِيعٌdestekçileriلَّعَلَّهُمْbelkiيَتَّقُونَkorunurlar

Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَذَرِve bırakٱلَّذِينَkimseleriٱتَّخَذُوا۟yerine koyan(ları)دِينَهُمْdinleriniلَعِبًاoyunوَلَهْوًاve eğlenceوَغَرَّتْهُمُve aldattığı kimseleriٱلْحَيَوٰةُhayatınınٱلدُّنْيَاوَذَكِّرْve öğüt verبِهِۦٓo (Kur'an) ileأَنdiyeتُبْسَلَhelake giderنَفْسٌۢbir kişiبِمَاdolayıكَسَبَتْkazandığındanلَيْسَolmazلَهَاonunمِنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanوَلِىٌّne bir dostuوَلَاne deشَفِيعٌbir yardımcısıوَإِنve eğerتَعْدِلْverseكُلَّher türlüعَدْلٍfidyeyiلَّاkabul edilmezيُؤْخَذْمِنْهَآأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirأُبْسِلُوا۟helake uğrayan(lardır)بِمَاdolayıكَسَبُوا۟لَهُمْonlar için vardırشَرَابٌbir içkiمِّنْkaynar sudanحَمِيمٍوَعَذَابٌve bir azabأَلِيمٌۢacıklıبِمَاdolayıكَانُوا۟olduklarındanيَكْفُرُونَinkar ediyor

Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur'an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helake sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunجِئْتُمُونَاyine bize geldinizفُرَٰدَىٰtek olarakكَمَاgibiخَلَقْنَٰكُمْsizi yarattığımızأَوَّلَilkمَرَّةٍkezوَتَرَكْتُمve bıraktınızمَّاşeyleriخَوَّلْنَٰكُمْsizi hayaline daldırdığımızوَرَآءَarkasındaظُهُورِكُمْوَمَاve görmüyoruzنَرَىٰمَعَكُمْyanınızdaشُفَعَآءَكُمُşefaatçileriniziٱلَّذِينَkimseleriزَعَمْتُمْsandığınızأَنَّهُمْonlarınفِيكُمْiçinizdenشُرَكَٰٓؤُا۟لَقَدandolsunتَّقَطَّعَ(bağlar) kesilmişبَيْنَكُمْaranızdakiوَضَلَّve kaybolup gitmiştirعَنكُمsizdenمَّاşeylerكُنتُمْsandığınızتَزْعُمُونَ

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geldiniz. Size verdiğimiz dünyalık nimetleri de arkanızda bıraktınız. Hani hakkınızda Allah'ın ortakları olduğunu zannettiğiniz şefaatçilerinizi de yanınızda görmüyoruz? Artık aranızdaki bağlar tamamen kopmuş ve (Allah'ın ortağı olduklarını) iddia ettikleriniz, sizi yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi