KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

صدق

iyi · doğru · sadık · doğruyu

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
155
Ayet
144
Sure
49
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Doğruluk, bağlılık ve verilen hak

صدق ailesi doğruluk yanında sadaka ve mehir gibi belirli kullanımları da barındırır. Ortak harfler bu isimlerin her yerde birbirinin yerine geçtiği anlamına gelmez.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris kökün açıklamasını sözde ve başka şeylerde güç ve sağlamlık üzerinden kurar. Doğru sözün yalana karşı durmasını, sağlam nesne örneklerini ve sevgide doğruluk olarak dostluğu aynı maddede anlatır. Mehir için kullanılan صداق ve صدقة biçimlerini de güçlü ve gerekli bir hak olarak açıklar. Ayrıca veren ve isteyen için kullanılan adlar üzerine nakledilen farklı görüşleri aktarır. Bu görüşlerin kaynakta yan yana bulunması, sözlük maddesinin tek satırlık bir eş anlam listesi olmadığını gösterir. (İbn Fâris, Mekāyîs, 3/339–3/340.)

Ayet içinde okuma

Tevbe 9:119’da doğru olanlarla birlikte bulunma çağrısı vardır. Nisâ 4:4’te صَدُقَاتِهِنَّ, kadınlara verilecek mehirler bağlamında geçer; sözcüğü sırf ses benzerliğiyle “sadakaları” diye okumak bağlamı bozar. Ödemeye ilişkin cümle ile doğru kişilerle beraberlik cümlesi farklı işler görür. İki ayeti karşılaştırırken önce biçimi ve cümledeki yerini, sonra kaynak maddesinde hangi alt kullanımla ilişkilendiğini incelemek yararlıdır.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

144 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِنeğerكُنتُمْisenizفِىiçindeرَيْبٍşüpheمِّمَّاsana indirdiğimizdenنَزَّلْنَاعَلَىٰkulumuz (Muhammed)eعَبْدِنَافَأْتُوا۟haydi getirinبِسُورَةٍbir sureمِّنonun gibiمِّثْلِهِۦوَٱدْعُوا۟ve çağırınشُهَدَآءَكُمşahitleriniziمِّنbaşkadanدُونِٱللَّهِAllahإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru

Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz, Allah'tan başka şahitlerinizi çağırın (ve bunu ispat edin).

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَّمَve öğrettiءَادَمَAdem'eٱلْأَسْمَآءَisimleriكُلَّهَاbütünثُمَّsonraعَرَضَهُمْonları sunupعَلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِفَقَالَve dediأَنۢبِـُٔونِىbana söyleyinبِأَسْمَآءِisimleriniهَٰٓؤُلَآءِonlarınإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru kimseler

Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَامِنُوا۟ve inanınبِمَآşeyeأَنزَلْتُindirdiğimمُصَدِّقًاdoğrulayıcı olarakلِّمَاbulunanıمَعَكُمْsizin yanınızdaوَلَاve olmayınتَكُونُوٓا۟أَوَّلَilkكَافِرٍۭinkar edenبِهِۦوَلَاve satmayınتَشْتَرُوا۟بِـَٔايَٰتِىbenim ayetlerimiثَمَنًاbedeleقَلِيلًاazıcıkوَإِيَّٰىَve bendenفَٱتَّقُونِsakının

Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاNe zaman kiجَآءَهُمْonlara geldiكِتَٰبٌbir Kitap (Kur'an)مِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllahمُصَدِّقٌdoğrulayıcıلِّمَاşeyiمَعَهُمْyanlarında bulunan (Tevrat)ıوَكَانُوا۟ve idilerمِنdaha önceقَبْلُيَسْتَفْتِحُونَyardım istedikleriعَلَىkarşıٱلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenفَلَمَّاne zamanجَآءَهُمkendilerine gelinceمَّاşeyعَرَفُوا۟o bildikleri (Kur'an)كَفَرُوا۟inkar ettilerبِهِۦفَلَعْنَةُartık la'netiٱللَّهِAllah'ınعَلَىüzerine olsun!ٱلْكَٰفِرِينَinkarcıların

Kendilerine ellerindekini (Tevrat'ı) tasdik eden bir kitap (Kur'an) gelince onu inkar ettiler. Oysa, daha önce (bu kitabı getirecek peygamber ile) inkarcılara (Arap müşriklerine) karşı yardım istiyorlardı. (Tevrat'tan) tanıyıp bildikleri (bu peygamber) kendilerine gelince ise onu inkar ettiler. Allah'ın laneti inkarcıların üzerine olsun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraءَامِنُوا۟inanınبِمَآşeyeأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınقَالُوا۟derlerنُؤْمِنُinanırızبِمَآşeyeأُنزِلَindirilenعَلَيْنَاbizeوَيَكْفُرُونَve inkar ederlerبِمَاşeyiوَرَآءَهُۥondan sonra gelenوَهُوَhalbuki oٱلْحَقُّhaktırمُصَدِّقًاdoğrulayanلِّمَاşeyiمَعَهُمْقُلْde kiفَلِمَneden?تَقْتُلُونَöldürüyordunuzأَنۢبِيَآءَpeygamberleriniٱللَّهِAllah'ınمِنdaha önceقَبْلُإِنgerçektenكُنتُمidiysenizمُّؤْمِنِينَinanıyor

Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı) inkar ederler. Halbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: "Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiإِنeğerكَانَتْiseلَكُمُsize aitٱلدَّارُyurduٱلْءَاخِرَةُعِندَkatındaٱللَّهِAllahخَالِصَةًgerçektenمِّن(değil de)دُونِbaşkasınınٱلنَّاسِinsanlardanفَتَمَنَّوُا۟haydi temenni edinٱلْمَوْتَölümüإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَsözünüzde doğru

De ki: "Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْde kiمَنkimكَانَise (bilsin ki)عَدُوًّاdüşmandırلِّجِبْرِيلَCebrail'eفَإِنَّهُۥşüphesiz oنَزَّلَهُۥonu indirmiştirعَلَىٰkalbineقَلْبِكَبِإِذْنِizniyleٱللَّهِAllah'ınمُصَدِّقًاdoğrulayıcı olarakلِّمَاkendinden öncekileriبَيْنَيَدَيْهِوَهُدًىve hidayetوَبُشْرَىٰve müjdeciلِلْمُؤْمِنِينَinananlar için

De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zamanجَآءَهُمْonlara geldiyseرَسُولٌbir elçiمِّنْkatındanعِندِٱللَّهِAllah'ınمُصَدِّقٌdoğrulayanلِّمَاşeyleriمَعَهُمْyanlarındakiنَبَذَattılarفَرِيقٌbir gurupمِّنَkendilerineٱلَّذِينَأُوتُوا۟verilenlerdenٱلْكِتَٰبَkitapكِتَٰبَkitabıٱللَّهِAllah'ınوَرَآءَarkasınaظُهُورِهِمْsırtlarınınكَأَنَّهُمْsanki gibiلَاbilmiyorlarmışيَعْلَمُونَ

Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını (Tevrat'ı) arkalarına attılar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi