KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سقي

su tasını · ve içiren · su vermeyi · su istediği

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
25
Ayet
24
Sure
19
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

24 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذِٱسْتَسْقَىٰsu istemiştiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmi içinفَقُلْنَاdemiştikٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنفَجَرَتْfışkırmıştıمِنْهُondanٱثْنَتَاon ikiعَشْرَةَعَيْنًاقَدْelbetteعَلِمَbilmiştiكُلُّbütünأُنَاسٍinsanlarمَّشْرَبَهُمْكُلُوا۟yeyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinمِنrızkındanرِّزْقِٱللَّهِAllah'ınوَلَاve (başkalarına) saldırmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yaparak

Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi kiإِنَّهُۥşüphesiz Oيَقُولُşöyle diyorإِنَّهَاgerçekten oبَقَرَةٌbir inektirلَّاolmayanذَلُولٌboyundurluk altındaتُثِيرُsürmek içinٱلْأَرْضَyeriوَلَاve sulamazتَسْقِىٱلْحَرْثَekinمُسَلَّمَةٌkusursuzلَّاyokturشِيَةَhiçbir alacasıفِيهَاقَالُوا۟dedilerٱلْـَٰٔنَişte şimdiجِئْتَgetirdinبِٱلْحَقِّفَذَبَحُوهَاve boğazladılar onuوَمَاaz dahaكَادُوا۟يَفْعَلُونَyapmayacaklardı

Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar, "İşte, şimdi tam doğrusunu bildirdin" dediler. Nihayet o sığırı kestiler. Neredeyse bunu yapmayacaklardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَطَّعْنَٰهُمُve biz onları ayırdıkٱثْنَتَىْiki (oniki)عَشْرَةَon (oniki)أَسْبَاطًاkabileyeأُمَمًاوَأَوْحَيْنَآvahyettikإِلَىٰMusa'yaمُوسَىٰٓإِذِzamanٱسْتَسْقَىٰهُsu istediğiقَوْمُهُۥٓkavminأَنِdiyeٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنۢبَجَسَتْve fışkırdıمِنْهُondan (taştan)ٱثْنَتَاiki (oniki)عَشْرَةَon (oniki)عَيْنًاقَدْşüphesizعَلِمَbildiكُلُّherأُنَاسٍkabileمَّشْرَبَهُمْوَظَلَّلْنَاve gölge yaptıkعَلَيْهِمُüzerlerineٱلْغَمَٰمَbulutlaوَأَنزَلْنَاve indirdikعَلَيْهِمُonlaraٱلْمَنَّkudret helvasıوَٱلسَّلْوَىٰكُلُوا۟yeyinمِنgüzel olanlardanطَيِّبَٰتِمَاşeylerdenرَزَقْنَٰكُمْوَمَاamaظَلَمُونَاonlar bize zulmetmedilerوَلَٰكِنfakatكَانُوٓا۟onlarأَنفُسَهُمْkendi kendilerineيَظْلِمُونَzulmediyorlardı

Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur" diye vahyettik. (Vurunca) taştan on iki pınar fışkırdı. Herkes (kendi) su içeceği yeri bildi. Üzerlerine bulutu da gölgelik yaptık ve onlara kudret helvası ve bıldırcın indirdik. "Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin iyi ve temiz olanlarından yiyin" (dedik). Onlar bize zulmetmediler, fakat kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَجَعَلْتُمْسِقَايَةَsu vermeyiٱلْحَآجِّhacılaraوَعِمَارَةَve imar etmeyiٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِHaram'ıكَمَنْkimse gibiءَامَنَinananبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَجَٰهَدَve cihadedenفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِلَاolmaz(lar)يَسْتَوُۥنَeşitعِندَkatındaٱللَّهِوَٱللَّهُve Allahلَاyol göstermezيَهْدِىٱلْقَوْمَtopluluğunaٱلظَّٰلِمِينَzalimler

Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ın bakım ve onarımını, Allah'a ve ahiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah, zalim topluluğu doğru yola erdirmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰصَىٰحِبَىِٱلسِّجْنِzindanأَمَّآikinizden birinizأَحَدُكُمَافَيَسْقِىyine sunacakرَبَّهُۥefendisineخَمْرًاوَأَمَّاdiğeri iseٱلْءَاخَرُفَيُصْلَبُasılacakفَتَأْكُلُyiyecekٱلطَّيْرُkuşlarمِنonun başındanرَّأْسِهِۦقُضِىَkesinleşmiştirٱلْأَمْرُişٱلَّذِىhakkındaفِيهِتَسْتَفْتِيَانِsorduğunuz

"Ey zindan arkadaşlarım! (Rüyanızın yorumuna gelince,) biriniz efendisine şarap sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar başından yiyecektir. Yorumunu sorduğunuz iş böylece kesinleşmiştir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiجَهَّزَهُمhazırlatırkenبِجَهَازِهِمْonların yükleriniجَعَلَkoyduٱلسِّقَايَةَsu tasınıفِىiçineرَحْلِyükününأَخِيهِkardeşininثُمَّsonraأَذَّنَseslendiمُؤَذِّنٌbir tellalأَيَّتُهَاEyٱلْعِيرُkervanإِنَّكُمْşüphesiz sizلَسَٰرِقُونَhırsızsınız

Yusuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَفِىve (vardır)ٱلْأَرْضِarzdaقِطَعٌkıt'alarمُّتَجَٰوِرَٰتٌbirbirine komşuوَجَنَّٰتٌve bağlar(ı vardır)مِّنْüzümأَعْنَٰبٍوَزَرْعٌve ekinlerوَنَخِيلٌve hurmalıklarصِنْوَانٌçatallıوَغَيْرُve olmadanصِنْوَانٍçatalıيُسْقَىٰ(bunların hepsi) sulanırبِمَآءٍsu ileوَٰحِدٍbirوَنُفَضِّلُama üstün yaparızبَعْضَهَاbirbiriniعَلَىٰüzerineبَعْضٍdiğerininفِىürünlerindeٱلْأُكُلِإِنَّşüphesizفِىbundaذَٰلِكَلَءَايَٰتٍلِّقَوْمٍbir toplum içinيَعْقِلُونَaklını kullanan

Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi