KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سقط

dökülsün · düştüğünü · düşürüldü · düşürürüz

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
8
Ayet
8
Sure
8
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

8 ayetin ilk 8 tanesi
وَعِندَهُۥمَفَاتِحُanahtarlarıٱلْغَيْبِgayb'ınلَاonları bilmezيَعْلَمُهَآإِلَّاbaşkasıهُوَوَيَعْلَمُve (O) bilirمَاne varsaفِىkarada olanٱلْبَرِّوَٱلْبَحْرِوَمَاdüşmezتَسْقُطُمِنhiçbirوَرَقَةٍyaprakإِلَّاdışındaيَعْلَمُهَاonun bilgisiوَلَاve (yoktur)حَبَّةٍbir daneفِىiçindeظُلُمَٰتِkaranlıklarıٱلْأَرْضِyerinوَلَاve (yoktur)رَطْبٍyaşوَلَاveيَابِسٍkuruإِلَّاancakفِىvardırكِتَٰبٍbir Kitaptaمُّبِينٍapaçık

Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde, Levh-i Mahfuz'da) olmasın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَمَّاne zaman kiسُقِطَdüşürüldüفِىٓarasınaأَيْدِيهِمْ(başları) ellerininوَرَأَوْا۟ve gör(üp anla)dılarأَنَّهُمْkendilerininقَدْgerçektenضَلُّوا۟sapmış olduklarınıقَالُوا۟dediler kiلَئِنeğerلَّمْbize acımazsaيَرْحَمْنَارَبُّنَاRabbimizوَيَغْفِرْve bağışlamazsaلَنَاbiziلَنَكُونَنَّelbette oluruzمِنَziyana uğrayanlardanٱلْخَٰسِرِينَ

İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْهُمve içlerindenمَّنkimselerيَقُولُderlerٱئْذَنizin verلِّىbanaوَلَاveتَفْتِنِّىٓأَلَاiyi bilinkiفِىonlar zaten fitneyeٱلْفِتْنَةِسَقَطُوا۟وَإِنَّve şüphesizجَهَنَّمَcehennemلَمُحِيطَةٌۢkuşatacaktırبِٱلْكَٰفِرِينَkafirleri

Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kafirleri elbette kuşatacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَوْyahutتُسْقِطَdüşürmelisinٱلسَّمَآءَgöktenكَمَاgibiزَعَمْتَzannettiğinعَلَيْنَاüzerimizeكِسَفًاparçalarأَوْyahutتَأْتِىَgetirmelisinبِٱللَّهِAllah'ıوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve melekleriقَبِيلًاkarşımıza

(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَفَلَمْgörmüyorlar mı?يَرَوْا۟إِلَىٰbulunanıمَابَيْنَarasında (önlerinde)أَيْدِيهِمْelleri (önlerinde)وَمَاve bulunanıخَلْفَهُمarkalarındaمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِوَٱلْأَرْضِإِنeğerنَّشَأْdilesekنَخْسِفْbatırırızبِهِمُonlarıٱلْأَرْضَyereأَوْya daنُسْقِطْdüşürürüzعَلَيْهِمْüzerlerineكِسَفًاparçalarمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِإِنَّşüphesizفِىvardırذَٰلِكَbundaلَءَايَةًلِّكُلِّhepsi içinعَبْدٍkul(ların)مُّنِيبٍyönelen

Onlar, önlerindeki ve arkalarındaki (kendilerini dört bir yandan kuşatan) göğe ve yere bakmadılar mı? Eğer dilersek onları yere geçirir veya gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Bunda, Rabbine yönelen her kul için bir ibret vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi