KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

رود

ister · diledi · dilese · istese

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
148
Ayet
120
Sure
47
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

120 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaتُرِيدُونَarzu (mu) ediyorsunuz?أَنistekte bulunmayıتَسْـَٔلُوا۟رَسُولَكُمْrasulunüzdenكَمَاgibiسُئِلَistedikleriمُوسَىٰMusa'danمِنdaha önceقَبْلُوَمَنve kimيَتَبَدَّلِdeğiştirirseٱلْكُفْرَinkarıبِٱلْإِيمَٰنِimanaفَقَدْşüphesiz (o)ضَلَّsapıtmıştırسَوَآءَdümdüzٱلسَّبِيلِyolu

Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
شَهْرُayıرَمَضَانَramazanٱلَّذِىٓkiأُنزِلَindirilmiştirفِيهِondaٱلْقُرْءَانُKur'anهُدًىhidayet olarakلِّلنَّاسِinsanlaraوَبَيِّنَٰتٍve açıklayıcıمِّنَhidayetiٱلْهُدَىٰوَٱلْفُرْقَانِفَمَنkimشَهِدَşahit olursaمِنكُمُiçinizdenٱلشَّهْرَo ayaفَلْيَصُمْهُوَمَنkimكَانَolurمَرِيضًاhastaأَوْyahutعَلَىٰüzere olursaسَفَرٍseferفَعِدَّةٌsayısınca tutsunمِّنْgünlerdeأَيَّامٍأُخَرَيُرِيدُisterٱللَّهُAllahبِكُمُsizin içinٱلْيُسْرَkolaylıkوَلَاistemezيُرِيدُبِكُمُsizin içinٱلْعُسْرَgüçlükوَلِتُكْمِلُوا۟ve tamamlamanızı (ister)ٱلْعِدَّةَsayıyıوَلِتُكَبِّرُوا۟ve yüceltmenizi (ister)ٱللَّهَAllah'ıعَلَىٰdolayıمَاsize doğru yolu gösterdiğindenهَدَىٰكُمْوَلَعَلَّكُمْve umulur ki sizتَشْكُرُونَşükredersiniz

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْمُطَلَّقَٰتُboşanmış kadınlarيَتَرَبَّصْنَgözetlerlerبِأَنفُسِهِنَّkendileriniثَلَٰثَةَüçقُرُوٓءٍوَلَاhelal olmazيَحِلُّلَهُنَّkendilerineأَنgizlemeleriيَكْتُمْنَمَاyarattığınıخَلَقَٱللَّهُAllah'ınفِىٓkendi rahimlerindeأَرْحَامِهِنَّإِنeğerكُنَّidiyselerيُؤْمِنَّinanıyorبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَبُعُولَتُهُنَّkocalarıأَحَقُّhak sahibidirlerبِرَدِّهِنَّonları geri almağaفِىbu aradaذَٰلِكَإِنْeğerأَرَادُوٓا۟isterlerseإِصْلَٰحًاوَلَهُنَّ(kadınların) vardırمِثْلُgibiٱلَّذِى(erkeklerin) kendileri üzerindekiعَلَيْهِنَّبِٱلْمَعْرُوفِوَلِلرِّجَالِerkeklerin (hakları)عَلَيْهِنَّonlar (kadınlar) üzerindeدَرَجَةٌوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌazizdirحَكِيمٌhakimdir

Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal olmaz. Kocaları bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almağa daha çok hak sahibidirler. Kadınların, yükümlülükleri kadar meşru hakları vardır. Yalnız erkeklerin kadınlar üzerinde bir derece farkı vardır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلْوَٰلِدَٰتُيُرْضِعْنَemzirirlerأَوْلَٰدَهُنَّçocuklarınıحَوْلَيْنِiki yılكَامِلَيْنِلِمَنْkimse içinأَرَادَisteyenأَنtamamlamakيُتِمَّٱلرَّضَاعَةَوَعَلَىüzerinedirٱلْمَوْلُودِbabanınلَهُۥ(çocuk kendisine ait olan)رِزْقُهُنَّonların yiyecekleriوَكِسْوَتُهُنَّve giyecekleriبِٱلْمَعْرُوفِلَاyükümlü tutulmazتُكَلَّفُنَفْسٌhiç kimseإِلَّاbaşkaوُسْعَهَالَاzarara sokulmasınتُضَآرَّوَٰلِدَةٌۢ(ne) anneبِوَلَدِهَاçocuğu yüzündenوَلَاve (ne de)مَوْلُودٌbabaلَّهُۥ(çocuğun aidolduğu)بِوَلَدِهِۦوَعَلَىve üzerindeٱلْوَارِثِmirasçınınمِثْلُaynı (yükümlülük var)dırذَٰلِكَفَإِنْeğerأَرَادَاisterlerseفِصَالًاsütten kesmekعَنrızalarıylaتَرَاضٍمِّنْهُمَاkendi aralarındaوَتَشَاوُرٍve danışarakفَلَاyokturجُنَاحَgünahعَلَيْهِمَاوَإِنْeğerأَرَدتُّمْistersenizأَن(sütannesi tutup) emzirtmekتَسْتَرْضِعُوٓا۟أَوْلَٰدَكُمْçocuklarınızıفَلَاyine yokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْüzerinizeإِذَاsonraسَلَّمْتُمverdiktenمَّآşeyi (ücreti)ءَاتَيْتُمverdiğinizبِٱلْمَعْرُوفِوَٱتَّقُوا۟ve korkunٱللَّهَAllah'tanوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahبِمَاher şeyiتَعْمَلُونَyaptığınızبَصِيرٌgörmektedir

-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya aittir. Hiçbir kimseye gücünün üstünde bir yük ve sorumluluk teklif edilmez. -Hiçbir anne ve hiçbir baba çocuğu sebebiyle zarara uğratılmasın- (Baba ölmüşse) mirasçı da aynı şeyle sorumludur. Eğer (anne ve baba) kendi aralarında danışıp anlaşarak (iki yıl dolmadan) çocuğu sütten kesmek isterlerse, onlara günah yoktur. Eğer çocuklarınızı (bir sütanneye) emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak vereceğiniz ücreti güzelce ödediğiniz takdirde size bir günah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, Allah, yapmakta olduklarınızı hakkıyla görendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَٱلرُّسُلُelçiler kiفَضَّلْنَاüstün kıldıkبَعْضَهُمْkiminiعَلَىٰkarşıبَعْضٍمِّنْهُمonlardanمَّنkimineكَلَّمَkonuştuٱللَّهُوَرَفَعَve yükselttiبَعْضَهُمْkimini deدَرَجَٰتٍوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ileٱلْقُدُسِوَلَوْve eğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاöldürmezlerdiٱقْتَتَلَٱلَّذِينَkimseleri (milletleri)مِنۢonların arkasından gelenبَعْدِهِممِّنۢsonraبَعْدِمَاgelmiş olduktanجَآءَتْهُمُٱلْبَيِّنَٰتُaçık delillerوَلَٰكِنِfakatٱخْتَلَفُوا۟anlaşmazlığa düştülerفَمِنْهُمonlardanمَّنْkimileriءَامَنَinandıوَمِنْهُمve onlardanمَّنkimi deكَفَرَوَلَوْeğerشَآءَdileseydiٱللَّهُAllahمَاbirbirlerini öldürmezlerdiٱقْتَتَلُوا۟وَلَٰكِنَّamaٱللَّهَAllahيَفْعَلُyaparمَاşeyiيُرِيدُdilediği

İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukları vardır. Bir kısmının da derecelerini yükseltmiştir. Meryem oğlu İsa'ya ise açık deliller verdik ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasından gelen (millet)ler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat ayrılığa düştüler. Onlardan inananlar da vardı, inkar edenler de. Yine Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Lakin Allah dilediğini yapar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَişte onlarءَايَٰتُayetleridirٱللَّهِAllah'ınنَتْلُوهَاonları okuyoruzعَلَيْكَsanaبِٱلْحَقِّوَمَاAllahٱللَّهُيُرِيدُistemezظُلْمًاzulmetmekلِّلْعَٰلَمِينَalemlere

İşte bunlar Allah'ın, sana hak olarak okuduğumuz ayetleridir. Allah, alemlere hiç zulüm etmek istemez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاve yokturكَانَhiçbir kişi içinلِنَفْسٍأَنölmekتَمُوتَإِلَّاolmadanبِإِذْنِizniٱللَّهِAllah'ınكِتَٰبًاyazılmıştırمُّؤَجَّلًاوَمَنve kimيُرِدْisterseثَوَابَsevabını (menfaatini)ٱلدُّنْيَاdünyaنُؤْتِهِۦkendisine veririzمِنْهَاondanوَمَنve kimيُرِدْisterseثَوَابَsevabınıٱلْءَاخِرَةِنُؤْتِهِۦkendisine veririzمِنْهَاوَسَنَجْزِىve mükafatlandıracağızٱلشَّٰكِرِينَşükredenleri

Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükafatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi