KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

هبط

in · inin · öyle ise in · aşağı yuvarlanır

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
8
Ayet
8
Sure
4
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

8 ayetin ilk 8 tanesi
فَأَزَلَّهُمَاonlar(ın ayağın)ı kaydırdıٱلشَّيْطَٰنُşeytanعَنْهَاoradanفَأَخْرَجَهُمَاçıkardıمِمَّاyerdenكَانَاbulunduklarıفِيهِوَقُلْنَاve dedik kiٱهْبِطُوا۟ininبَعْضُكُمْkiminizلِبَعْضٍkiminizeعَدُوٌّوَلَكُمْsizin için vardırفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُسْتَقَرٌّkalmakوَمَتَٰعٌve nimetإِلَىٰbir süreحِينٍ

Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قُلْنَاdedikٱهْبِطُوا۟ininمِنْهَاoradanجَمِيعًافَإِمَّاzamanيَأْتِيَنَّكُمsize geldiğiمِّنِّىbendenهُدًىbir hidayetفَمَنkimlerتَبِعَuyarsaهُدَاىَbenim hidayetimeفَلَاartık yokturخَوْفٌbir korkuعَلَيْهِمْonlaraوَلَاve olmazlarهُمْonlarيَحْزَنُونَüzülenlerden

"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir" dedik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّsonra yineقَسَتْkatılaştıقُلُوبُكُمkalblerinizمِّنۢardındanبَعْدِذَٰلِكَbununفَهِىَşimdi onlarكَٱلْحِجَارَةِtaş gibiأَوْhattaأَشَدُّdaha daقَسْوَةًوَإِنَّçünküمِنَöyle taşٱلْحِجَارَةِلَمَاvar kiيَتَفَجَّرُfışkırırمِنْهُiçindenٱلْأَنْهَٰرُوَإِنَّve şüphesizمِنْهَاöylesi deلَمَاvar kiيَشَّقَّقُçatlayıverir deفَيَخْرُجُçıkarمِنْهُondanٱلْمَآءُوَإِنَّve şüphesizمِنْهَاondanلَمَاöylesi de var kiيَهْبِطُaşağı yuvarlanırمِنْkorkusundanخَشْيَةِٱللَّهِوَمَاve değildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki yarılır da içinden sular çıkar. Taş da vardır ki, Allah korkusuyla (yerinden kopup) düşer. Allah, yaptıklarınızdan hiçbir zaman habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdediفَٱهْبِطْöyle ise inمِنْهَاoradanفَمَاdeğildirيَكُونُ(haddin)لَكَseninأَنbüyüklük taslamakتَتَكَبَّرَفِيهَاoradaفَٱخْرُجْçıkإِنَّكَçünkü senمِنَaşağılıklardansınٱلصَّٰغِرِينَ

Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَbuyurduٱهْبِطُوا۟ininبَعْضُكُمْbır kısmınızلِبَعْضٍdiğerinizeعَدُوٌّوَلَكُمْsizin içindirفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُسْتَقَرٌّyerleşmeوَمَتَٰعٌve geçinmeإِلَىٰkadarحِينٍbir süreye

Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قِيلَdenildi kiيَٰنُوحُey Nuhٱهْبِطْinبِسَلَٰمٍselam ileمِّنَّاbizdenوَبَرَكَٰتٍve bereketlerleعَلَيْكَsanaوَعَلَىٰٓve üzerineأُمَمٍümmetlerمِّمَّنolanlardanمَّعَكَوَأُمَمٌve (bazı) ümmetlereسَنُمَتِّعُهُمْgeçimlik vereceğizثُمَّsonraيَمَسُّهُمonlara dokunacaktırمِّنَّاbizdenعَذَابٌbir azapأَلِيمٌacıklı

Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bereketlerle (gemiden) in. Daha birtakım ümmetler de olacak ki, biz onları (dünyada) yararlandıracağız. Sonra da bizden kendilerine elem dolu bir azap dokunacak."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالَdedi kiٱهْبِطَاininمِنْهَاoradanجَمِيعًۢابَعْضُكُمْbir kısmınızلِبَعْضٍdiğerinizeعَدُوٌّفَإِمَّاartıkيَأْتِيَنَّكُمsize geldiği zamanمِّنِّىbendenهُدًىbir hidayetفَمَنِsonra kimٱتَّبَعَuyarsaهُدَاىَbenim hidayetimeفَلَاyoktur (ona)يَضِلُّsapkınlıkوَلَاve yokturيَشْقَىٰbir sıkıntı

Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi