KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

سال

sor · sorar · sordu · sorun

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
129
Ayet
118
Sure
47
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

118 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَمْyoksaتُرِيدُونَarzu (mu) ediyorsunuz?أَنistekte bulunmayıتَسْـَٔلُوا۟رَسُولَكُمْrasulunüzdenكَمَاgibiسُئِلَistedikleriمُوسَىٰMusa'danمِنdaha önceقَبْلُوَمَنve kimيَتَبَدَّلِdeğiştirirseٱلْكُفْرَinkarıبِٱلْإِيمَٰنِimanaفَقَدْşüphesiz (o)ضَلَّsapıtmıştırسَوَآءَdümdüzٱلسَّبِيلِyolu

Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru yoldan sapmış olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّآdoğrusu bizأَرْسَلْنَٰكَseni gönderdikبِٱلْحَقِّgerçekleبَشِيرًاmüjdeleyiciوَنَذِيرًاوَلَاdeğilsinتُسْـَٔلُsen sorumluعَنْhalkındanأَصْحَٰبِٱلْجَحِيمِcehennem

Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَonlarأُمَّةٌbir ümmettiقَدْelbetteخَلَتْلَهَاkendilerineمَاşeylerكَسَبَتْonların kazandıklarıوَلَكُمsize aittirمَّاşeylerكَسَبْتُمْوَلَاsiz sorulmazsınızتُسْـَٔلُونَعَمَّاşeydenكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَonların yapıyor

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
تِلْكَİşte onlarأُمَّةٌbir ümmettiقَدْkiخَلَتْلَهَاonlarındırمَاşeylerكَسَبَتْkazandıklarıوَلَكُمve sizindirمَّاşeylerكَسَبْتُمْوَلَاsorulmazsınızتُسْـَٔلُونَعَمَّاşeylerdenكَانُوا۟olduklarıيَعْمَلُونَonların yapıyor

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَٱلْبِرَّiyilikأَنçevirmenizتُوَلُّوا۟وُجُوهَكُمْyüzleriniziقِبَلَtarafınaٱلْمَشْرِقِdoğuوَٱلْمَغْرِبِve batıوَلَٰكِنَّfakatٱلْبِرَّiyilikمَنْkişininءَامَنَinanmasıdırبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve meleklereوَٱلْكِتَٰبِve Kitabaوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereوَءَاتَىve vermesidirٱلْمَالَmalınıعَلَىٰsevdiğiحُبِّهِۦذَوِىyakınlaraٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينَve yoksullaraوَٱبْنَveٱلسَّبِيلِyolda kalmışlaraوَٱلسَّآئِلِينَve dilencilereوَفِىveٱلرِّقَابِkölelereوَأَقَامَve kılmasıdırٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَىve vermesidirٱلزَّكَوٰةَzekatıوَٱلْمُوفُونَyerine getirmeleridirبِعَهْدِهِمْandlaşmalarınıإِذَاzamanعَٰهَدُوا۟وَٱلصَّٰبِرِينَve sabrederlerفِىsıkıntıdaٱلْبَأْسَآءِوَٱلضَّرَّآءِve hastalıktaوَحِينَve zamanındaٱلْبَأْسِأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirصَدَقُوا۟وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte onlarهُمُonlardırٱلْمُتَّقُونَmuttakiler

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاve ne zamanسَأَلَكَsana sorar(lar)saعِبَادِىkullarımعَنِّىbendenفَإِنِّىşüphesiz benقَرِيبٌأُجِيبُkarşılık veririmدَعْوَةَdu'asınaٱلدَّاعِdu'a edeninإِذَاzamanدَعَانِفَلْيَسْتَجِيبُوا۟O halde onlar da karşılık versinlerلِىbanaوَلْيُؤْمِنُوا۟inansınlar kiبِىbanaلَعَلَّهُمْböylece onlarيَرْشُدُونَdoğru yola erişirler

Kullarım, beni senden sorarlarsa, (bilsinler ki), gerçekten ben (onlara çok) yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına cevap veririm. O halde, doğru yolu bulmaları için benim davetime uysunlar, bana iman etsinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَسْـَٔلُونَكَعَنِhilallerdenٱلْأَهِلَّةِقُلْde kiهِىَonlarمَوَٰقِيتُvakit ölçüleridirلِلنَّاسِinsanlar içinوَٱلْحَجِّوَلَيْسَve değildirٱلْبِرُّiyilikبِأَنgirmekتَأْتُوا۟ٱلْبُيُوتَevlereمِنarkalarındanظُهُورِهَاوَلَٰكِنَّfakatٱلْبِرَّiyilikمَنِkişininٱتَّقَىٰوَأْتُوا۟ve girinٱلْبُيُوتَevlereمِنْkapılarındanأَبْوَٰبِهَاوَٱتَّقُوا۟ve sakınınٱللَّهَAllah'tanلَعَلَّكُمْumulur kiتُفْلِحُونَkurtuluşa erersiniz

Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah'a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi