KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

قتل

savaş · savaşan · savaşın · vuruşun

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
170
Ayet
122
Sure
33
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

122 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْve haniقَالَdemişti kiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmineيَٰقَوْمِey kavmimإِنَّكُمْşüphesiz sizlerظَلَمْتُمْzulmettinizأَنفُسَكُمkendinizeبِٱتِّخَاذِكُمُ(tanrı) edinmekleٱلْعِجْلَbuzağıyıفَتُوبُوٓا۟gelin tevbe edin deإِلَىٰyaratıcınızaبَارِئِكُمْفَٱقْتُلُوٓا۟ve öldürünأَنفُسَكُمْnefisleriniziذَٰلِكُمْbuخَيْرٌdaha iyidirلَّكُمْsizin içinعِندَkatındaبَارِئِكُمْyaratıcınızفَتَابَtevbenizi kabul buyurmuş olurعَلَيْكُمْإِنَّهُۥşüphesizهُوَOٱلتَّوَّابُtevbeyi çok kabul edendirٱلرَّحِيمُmerhametlidir

Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقَتَلْتُمْsiz öldürmüştünüzنَفْسًاbir adamفَٱدَّٰرَْٰٔتُمْbirbirinizle atışmıştınızفِيهَاوَٱللَّهُoysa Allahمُخْرِجٌortaya çıkarıcıdırمَّاşeyiكُنتُمْolduğunuzتَكْتُمُونَgizlemiş

Hani, bir kimseyi öldürmüştünüz de suçu birbirinizin üstüne atmıştınız. Halbuki Allah, gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ثُمَّAmaأَنتُمْsizهَٰٓؤُلَآءِöldürüyorsunuzتَقْتُلُونَأَنفُسَكُمْbirbiriniziوَتُخْرِجُونَve çıkarıyorsunuzفَرِيقًاbir grubuمِّنكُمsizdenمِّنyurtlarındanدِيَٰرِهِمْتَظَٰهَرُونَbirleşiyorsunuzعَلَيْهِمonlara karşıبِٱلْإِثْمِgünahوَٱلْعُدْوَٰنِve düşmanlıklaوَإِنve eğerيَأْتُوكُمْsize geldiklerindeأُسَٰرَىٰesir olarakتُفَٰدُوهُمْfidyelerini veriyorsunuzوَهُوَve oمُحَرَّمٌyasaklanmış ikenعَلَيْكُمْsizeإِخْرَاجُهُمْأَفَتُؤْمِنُونَyoksa siz inanıyorsunuz daبِبَعْضِbir kısmınaٱلْكِتَٰبِKitabınوَتَكْفُرُونَinkar mı ediyorsunuzبِبَعْضٍفَمَاnedir?جَزَآءُcezasıمَنkimseninيَفْعَلُyapanذَٰلِكَbunuمِنكُمْsizdenإِلَّاbaşkaخِزْىٌrezil olmaktanفِىhayatındaٱلْحَيَوٰةِٱلدُّنْيَاوَيَوْمَve günündeٱلْقِيَٰمَةِkıyametيُرَدُّونَonlar itilirlerإِلَىٰٓen şiddetlisineأَشَدِّٱلْعَذَابِوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍgafilعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size esir olarak geldiklerinde ise, fidye verip kendilerini kurtaran kimselersiniz. Yoksa siz Kitab'ın (Tevrat'ın) bir kısmına inanıp, bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? Artık sizden bunu yapanın cezası, dünya hayatında rezil olmaktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine uğratılırlar. Çünkü Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْve andolsunءَاتَيْنَاverdikمُوسَىMusa'yaٱلْكِتَٰبَKitabıوَقَفَّيْنَاbirbiri ardınca gönderdikمِنۢarkasındanبَعْدِهِۦبِٱلرُّسُلِوَءَاتَيْنَاve verdikعِيسَىÎsa'yaٱبْنَoğluمَرْيَمَMeryemٱلْبَيِّنَٰتِaçık delillerوَأَيَّدْنَٰهُve onu destekledikبِرُوحِRuh ile (Ruh'ül-Kudüs)ٱلْقُدُسِأَفَكُلَّمَاöyle mi?جَآءَكُمْsize gelseرَسُولٌۢbir peygamberبِمَاşey ileلَاistemediğiتَهْوَىٰٓأَنفُسُكُمُcanınızın;ٱسْتَكْبَرْتُمْbüyüklük taslayarakفَفَرِيقًاkiminiكَذَّبْتُمْyalanlayacakوَفَرِيقًاkimini deتَقْتُلُونَöldüreceksiniz

Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya mucizeler verdik. Onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. Size herhangi bir peygamber, hoşunuza gitmeyen bir şey getirdikçe, kibirlenip (onların) bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürmediniz mi?

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraءَامِنُوا۟inanınبِمَآşeyeأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınقَالُوا۟derlerنُؤْمِنُinanırızبِمَآşeyeأُنزِلَindirilenعَلَيْنَاbizeوَيَكْفُرُونَve inkar ederlerبِمَاşeyiوَرَآءَهُۥondan sonra gelenوَهُوَhalbuki oٱلْحَقُّhaktırمُصَدِّقًاdoğrulayanلِّمَاşeyiمَعَهُمْقُلْde kiفَلِمَneden?تَقْتُلُونَöldürüyordunuzأَنۢبِيَآءَpeygamberleriniٱللَّهِAllah'ınمِنdaha önceقَبْلُإِنgerçektenكُنتُمidiysenizمُّؤْمِنِينَinanıyor

Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı) inkar ederler. Halbuki o, ellerinde bulunanı (Tevrat'ı) tasdik eden hak bir kitaptır. De ki: "Eğer inanan kimseler idiyseniz, daha önce niçin Allah'ın peygamberlerini öldürüyordunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاdemeyinتَقُولُوا۟لِمَنkimselereيُقْتَلُöldürülenفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahأَمْوَٰتٌۢبَلْbilakisأَحْيَآءٌonlar diridirlerوَلَٰكِنamaلَّاolmazsınızتَشْعُرُونَsiz farkında

Allah yolunda öldürülenlere "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟iman edenlerكُتِبَfarz kılındıعَلَيْكُمُsizeٱلْقِصَاصُkısasفِىöldürmelerdeٱلْقَتْلَىٱلْحُرُّhürبِٱلْحُرِّhür ileوَٱلْعَبْدُköleبِٱلْعَبْدِköle ileوَٱلْأُنثَىٰkadınبِٱلْأُنثَىٰفَمَنْkimseعُفِىَaffedilenلَهُۥkendisiمِنْtarafındanأَخِيهِkardeşiشَىْءٌbir şeyفَٱتِّبَاعٌۢartık uymalıdırبِٱلْمَعْرُوفِörfeوَأَدَآءٌve (diyeti) ödemelidirإِلَيْهِonaبِإِحْسَٰنٍذَٰلِكَbuتَخْفِيفٌbir hafifletmeمِّنtarafındanرَّبِّكُمْRabbinizوَرَحْمَةٌفَمَنِartk kimٱعْتَدَىٰhaddi aşarsaبَعْدَsonraذَٰلِكَbundanفَلَهُۥonun için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin varisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi