KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

مصر

Mısır · Mısır'a · Mısır'da · bir şehre

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
5
Ayet
5
Sure
4
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

5 ayetin ilk 5 tanesi
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَأَوْحَيْنَآve vahyettikإِلَىٰMusa'yaمُوسَىٰوَأَخِيهِve kardeşineأَنdiyeتَبَوَّءَاhazırlayınلِقَوْمِكُمَاkavminiz içinبِمِصْرَMısır'daبُيُوتًاevlerوَٱجْعَلُوا۟ve edinin (diye)بُيُوتَكُمْevleriniziقِبْلَةًibadethaneوَأَقِيمُوا۟ve kılın (diye)ٱلصَّلَوٰةَوَبَشِّرِve müjdeleٱلْمُؤْمِنِينَMü'minleri

Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri müjdele" diye vahyettik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَالَve dedi kiٱلَّذِىkimseٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمِنMısır'lıمِّصْرَلِٱمْرَأَتِهِۦٓkarısınaأَكْرِمِىona kıymet verمَثْوَىٰهُiyi bakعَسَىٰٓbelkiأَنbize yararı dokunurيَنفَعَنَآأَوْya daنَتَّخِذَهُۥonu edinirizوَلَدًاوَكَذَٰلِكَve böyleceمَكَّنَّاbir imkan verdikلِيُوسُفَYusuf'aفِىo yerdeٱلْأَرْضِوَلِنُعَلِّمَهُۥve ona öğrettikمِنyorumunuتَأْوِيلِٱلْأَحَادِيثِوَٱللَّهُve Allahغَالِبٌgalip olandırعَلَىٰٓişindeأَمْرِهِۦوَلَٰكِنَّamaأَكْثَرَçoğuٱلنَّاسِinsanlarınلَاbilmezlerيَعْلَمُونَ

Onu satın alan Mısırlı kişi, hanımına dedi ki: "Ona iyi bak. Belki bize yararı dokunur veya onu evlat ediniriz." İşte böylece biz Yusuf'u o yere (Mısır'a) yerleştirdik ve ona (rüyadaki) olayların yorumunu öğretelim diye böyle yaptık. Allah, işinde galiptir, fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاnihayet;دَخَلُوا۟vardıklarındaعَلَىٰyanınaيُوسُفَYusuf'unءَاوَىٰٓçekip kucakladıإِلَيْهِkendineأَبَوَيْهِana-babasınıوَقَالَve dediٱدْخُلُوا۟girinمِصْرَMısır'aإِنdileğiyleشَآءَٱللَّهُAllah'ınءَامِنِينَgüven içinde

(Mısır'a gidip) Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; Yusuf ana babasını bağrına bastı ve "Allah'ın iradesi ile güven içinde Mısır'a girin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَنَادَىٰve seslendiفِرْعَوْنُFir'avnفِىiçindeقَوْمِهِۦkavmininقَالَdedi kiيَٰقَوْمِey kavmimأَلَيْسَdeğil mi?لِىbenimمُلْكُmülküمِصْرَMısırوَهَٰذِهِve şuٱلْأَنْهَٰرُırmaklarتَجْرِىakıp gidenمِنaltımdanتَحْتِىٓأَفَلَاgörmüyor musunuz?تُبْصِرُونَ

Firavun, kavmine seslenerek dedi ki: "Ey kavmim! Mısır hükümdarlığı benim değil mi? Şu nehirler de benim altımdan akıyor (değil mi?) Hala görmüyor musunuz?"

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi