KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ذرر

zerre · çocuklar · bir nesil · ve soyunu

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
38
Ayet
36
Sure
21
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

36 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذِٱبْتَلَىٰٓimtihan ettiği;إِبْرَٰهِۦمَİbrahim'iرَبُّهُۥRabbiبِكَلِمَٰتٍkelimelerleفَأَتَمَّهُنَّقَالَ(Allah) dedi kiإِنِّىşüphesiz benجَاعِلُكَseni yapacağımلِلنَّاسِinsanlar içinإِمَامًاقَالَ(İbrahim) dedi kiوَمِنbenim soyumdan daذُرِّيَّتِىقَالَbuyurduلَاulaşmazيَنَالُعَهْدِىahdimٱلظَّٰلِمِينَzalimlere

Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder yapacağım." İbrahim de, "Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" demişti. Bunun üzerine Rabbi, "Benim ahdim (verdiğim söz) zalimleri kapsamaz" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَاRabbimizوَٱجْعَلْنَاbizi yapمُسْلِمَيْنِteslim olanlardanلَكَsanaوَمِنneslimizden deذُرِّيَّتِنَآأُمَّةًbir ümmet (çıkar)مُّسْلِمَةًteslim olanلَّكَsanaوَأَرِنَاve bize gösterمَنَاسِكَنَاibadet yollarımızıوَتُبْve tevbemizi kabul etعَلَيْنَآإِنَّكَşüphesiz senأَنتَ(ancak) sensinٱلتَّوَّابُtevbeleri kabul edenٱلرَّحِيمُçok merhametli olan

"Rabbimiz! Bizi sana teslim olmuş kimseler kıl. Soyumuzdan da sana teslim olmuş bir ümmet kıl. Bize ibadet yerlerini ve ilkelerini göster. Tövbemizi kabul et. Çünkü sen, tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَيَوَدُّister mi ki?أَحَدُكُمْbirinizأَنolmasınıتَكُونَلَهُۥkendisininجَنَّةٌbir bahçesiمِّنhurmalardanنَّخِيلٍوَأَعْنَابٍve üzümler(den)تَجْرِىakanمِنaltındanتَحْتِهَاٱلْأَنْهَٰرُırmaklarلَهُۥbulunanفِيهَاiçindeمِنher çeşitكُلِّٱلثَّمَرَٰتِmeyvasıوَأَصَابَهُve kendisine geldiğindeٱلْكِبَرُihtiyarlıkوَلَهُۥve onunذُرِّيَّةٌve çocuklarının bulunduğuضُعَفَآءُacizفَأَصَابَهَآisabet etsinإِعْصَارٌbirden bir kasırgaفِيهِonlaraنَارٌateşliفَٱحْتَرَقَتْكَذَٰلِكَböyleceيُبَيِّنُaçıklıyorٱللَّهُAllahلَكُمُsizeٱلْءَايَٰتِلَعَلَّكُمْumulurkiتَتَفَكَّرُونَdüşünürsünüz

Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli (yıldırımlı) bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size ayetlerini böyle açıklıyor.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ذُرِّيَّةًۢtüreyen nesil(ler)dirبَعْضُهَاbazısı (birbirinden)مِنۢbazısındanبَعْضٍوَٱللَّهُAllahسَمِيعٌişitendirعَلِيمٌbilendir

(33-34) Şüphesiz Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip alemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَلَمَّاne zaman kiوَضَعَتْهَاonu doğuruncaقَالَتْşöyle söylediرَبِّRabbimإِنِّىşüphesiz benوَضَعْتُهَآonu doğurdumأُنثَىٰbir kızوَٱللَّهُAllahأَعْلَمُbilirkenبِمَا(onun) neوَضَعَتْdoğurduğunuوَلَيْسَve değildirٱلذَّكَرُerkekكَٱلْأُنثَىٰوَإِنِّىdoğrusu benسَمَّيْتُهَاona adını verdimمَرْيَمَMeryemوَإِنِّىٓşüphesiz benأُعِيذُهَاonu ısmarlıyorumبِكَsanaوَذُرِّيَّتَهَاve soyunuمِنَşeytan(ın şerri)ndenٱلشَّيْطَٰنِٱلرَّجِيمِkovulmuş

Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan senin korumana bırakıyorum."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُنَالِكَoradaدَعَاdu'a ettiزَكَرِيَّاZekeriyyaرَبَّهُۥقَالَdedi kiرَبِّRabbimهَبْverلِىbanaمِنkatındanلَّدُنكَذُرِّيَّةًbir nesilطَيِّبَةًإِنَّكَşüphesiz senسَمِيعُişitensinٱلدُّعَآءِdu'ayı

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلْيَخْشَkaygı duyanlarٱلَّذِينَşayetلَوْتَرَكُوا۟bırakırlarsaمِنْarkalarındaخَلْفِهِمْذُرِّيَّةًçocuklarضِعَٰفًاgüçsüzخَافُوا۟çekinsinlerعَلَيْهِمْonların durumundanفَلْيَتَّقُوا۟korksunlarٱللَّهَAllah'tanوَلْيَقُولُوا۟ve söylesinlerقَوْلًاsözسَدِيدًاdoğru

Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاhaksızlık etmezيَظْلِمُمِثْقَالَkadarذَرَّةٍوَإِنeğerتَكُolsaحَسَنَةً(zerre miktarı) bir iyilikيُضَٰعِفْهَاonu kat kat yaparوَيُؤْتِve verirمِنkendi katındanلَّدُنْهُأَجْرًاbir mükafatعَظِيمًاbüyük

Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun sevabını kat kat arttırır ve kendi katından büyük bir mükafat verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi