KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

اكل

ye · ye; · yer · yesin

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
109
Ayet
101
Sure
40
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

101 ayetin ilk 8 tanesi
وَقُلْنَاve dedik kiيَٰٓـَٔادَمُey Ademٱسْكُنْoturunأَنتَsenوَزَوْجُكَve eşinٱلْجَنَّةَcennetteوَكُلَاve yeyinمِنْهَاondanرَغَدًاbol bolحَيْثُyerdeشِئْتُمَاdilediğinizوَلَاyaklaşmayınتَقْرَبَاهَٰذِهِşuٱلشَّجَرَةَağacaفَتَكُونَاolursunuzمِنَzalimlerdenٱلظَّٰلِمِينَ

Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَظَلَّلْنَاve gölgelendirdikعَلَيْكُمُüstünüzeٱلْغَمَامَbulutuوَأَنزَلْنَاve indirdikعَلَيْكُمُsizeٱلْمَنَّkudret helvasıوَٱلسَّلْوَىٰكُلُوا۟yeyinمِنgüzelliklerdenطَيِّبَٰتِمَاşeyleriرَزَقْنَٰكُمْوَمَاve değildiظَلَمُونَاbize zulmediyorوَلَٰكِنamaكَانُوٓا۟idilerأَنفُسَهُمْkendilerineيَظْلِمُونَzulmetmekteler

Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler, fakat kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştik kiٱدْخُلُوا۟girinهَٰذِهِşuٱلْقَرْيَةَkenteفَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاoradanحَيْثُyerdeشِئْتُمْdilediğinizرَغَدًاbol bolوَٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُولُوا۟ve deyinحِطَّةٌhitta (ya Rabbi bizi affet)نَّغْفِرْbiz de bağışlayalımلَكُمْsizinخَطَٰيَٰكُمْوَسَنَزِيدُve daha fazlasını vereceğizٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananlara

Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذِٱسْتَسْقَىٰsu istemiştiمُوسَىٰMusaلِقَوْمِهِۦkavmi içinفَقُلْنَاdemiştikٱضْرِبvurبِّعَصَاكَasanlaٱلْحَجَرَفَٱنفَجَرَتْfışkırmıştıمِنْهُondanٱثْنَتَاon ikiعَشْرَةَعَيْنًاقَدْelbetteعَلِمَbilmiştiكُلُّbütünأُنَاسٍinsanlarمَّشْرَبَهُمْكُلُوا۟yeyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinمِنrızkındanرِّزْقِٱللَّهِAllah'ınوَلَاve (başkalarına) saldırmayınتَعْثَوْا۟فِىyeryüzündeٱلْأَرْضِمُفْسِدِينَbozgunculuk yaparak

Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. "Allah'ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلنَّاسُinsanlarكُلُوا۟yeyinمِمَّاşeylerdenفِىbulunanٱلْأَرْضِyeryüzündeحَلَٰلًاhelalطَيِّبًاtemizوَلَاve izlemeyinتَتَّبِعُوا۟خُطُوَٰتِadımlarınıٱلشَّيْطَٰنِإِنَّهُۥçünkü oلَكُمْsizinعَدُوٌّdüşmanınızdırمُّبِينٌapaçık

Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin! Şeytanın izinden yürümeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يَٰٓأَيُّهَاEyٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananlarكُلُوا۟yeyinمِنiyilerindenطَيِّبَٰتِمَاne kiرَزَقْنَٰكُمْsize rızık olarak verdikوَٱشْكُرُوا۟ve şükredinلِلَّهِAllah'aإِنeğerكُنتُمْisenizإِيَّاهُyalnızca onaتَعْبُدُونَ(ona) tapıyor

Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah'a kulluk ediyorsanız, size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah'a şükredin.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَكْتُمُونَgizleyenمَآbir şeyأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınمِنَKitaptanٱلْكِتَٰبِوَيَشْتَرُونَve satanlarبِهِۦonuثَمَنًاparayaقَلِيلًاأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمَاbir şeyيَأْكُلُونَyemezlerفِىkarınlarınaبُطُونِهِمْإِلَّاbaşkaٱلنَّارَateştenوَلَاonlara konuşmayacakيُكَلِّمُهُمُٱللَّهُAllahيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِKıyametوَلَاve onları temizlemeyecektirيُزَكِّيهِمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُحِلَّhelal kılındıلَكُمْsizeلَيْلَةَgecesiٱلصِّيَامِoruçٱلرَّفَثُyaklaşmakإِلَىٰkadınlarınızaنِسَآئِكُمْهُنَّonlarلِبَاسٌelbisenizdirلَّكُمْsizinوَأَنتُمْve siz deلِبَاسٌelbisesisinizلَّهُنَّعَلِمَbildiٱللَّهُAllahأَنَّكُمْgerçekten sizكُنتُمْolduğunuzuتَخْتَانُونَyazık ediyorsunuzأَنفُسَكُمْkendinizeفَتَابَtevbenizi kabul ettiعَلَيْكُمْsizdenوَعَفَاve affettiعَنكُمْفَٱلْـَٰٔنَartık şimdiبَٰشِرُوهُنَّonlara yaklaşınوَٱبْتَغُوا۟ve arayınمَاşeyleriكَتَبَyaz(ıp takdir etmiş ol)duğuٱللَّهُAllah'ınلَكُمْوَكُلُوا۟ve yiyinوَٱشْرَبُوا۟ve içinحَتَّىٰkadarيَتَبَيَّنَayırdelinceyeلَكُمُsizceٱلْخَيْطُiplikٱلْأَبْيَضُbeyazمِنَipliktenٱلْخَيْطِٱلْأَسْوَدِsiyahمِنَşafağınٱلْفَجْرِثُمَّsonraأَتِمُّوا۟tamamlayınٱلصِّيَامَorucuإِلَىdekٱلَّيْلِوَلَا(kadınlara) yaklaşmayınتُبَٰشِرُوهُنَّوَأَنتُمْsizعَٰكِفُونَibadete çekilmiş ikenفِىmescidlerdeٱلْمَسَٰجِدِتِلْكَbunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınفَلَاbunlara yaklaşmayınتَقْرَبُوهَاكَذَٰلِكَişte böyleيُبَيِّنُaçıklar kiٱللَّهُAllahءَايَٰتِهِۦayetleriniلِلنَّاسِinsanlaraلَعَلَّهُمْumulur kiيَتَّقُونَkorunup sakınırlar

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, (Ramazan gecelerinde hanımlarınıza yaklaşarak) kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi affetti. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye (tan yeri ağarıncaya) kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi