KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

وجه

yüz · yüzü · özümü · gereği

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
78
Ayet
71
Sure
38
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

71 ayetin ilk 8 tanesi
بَلَىٰhayırمَنْkimأَسْلَمَteslim ederseوَجْهَهُۥyüzünüلِلَّهِAllah'aوَهُوَve oمُحْسِنٌişini güzel yaparakفَلَهُۥٓonunأَجْرُهُۥmükafatıعِندَyanındadırرَبِّهِۦRabbininوَلَاve yokturخَوْفٌkorkuعَلَيْهِمْonlaraوَلَاve yokturهُمْonlaraيَحْزَنُونَüzülmek

Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِve Allah'ındırٱلْمَشْرِقُdoğu daوَٱلْمَغْرِبُفَأَيْنَمَاnereyeتُوَلُّوا۟dönersenizفَثَمَّoradadırوَجْهُyüzü (zatı)ٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllah'(ın)وَٰسِعٌ(rahmeti ve ni'meti) boldurعَلِيمٌ(her şeyi) bilendir

Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْelbetteنَرَىٰgörüyoruzتَقَلُّبَçevrilip durduğunuوَجْهِكَyüzününفِىdoğruٱلسَّمَآءِفَلَنُوَلِّيَنَّكَelbette seni döndüreceğizقِبْلَةًbir kıbleyeتَرْضَىٰهَافَوَلِّ(Bundan böyle) çevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَtarafınaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَحَيْثُve neredeمَاolursanızكُنتُمْفَوَلُّوا۟çevirinوُجُوهَكُمْyüzleriniziشَطْرَهُۥوَإِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَkitapلَيَعْلَمُونَelbette bilirlerأَنَّهُbununٱلْحَقُّbir gerçek olduğunuمِنRablerindenرَّبِّهِمْوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍhabersizعَمَّاonların yaptıklarındanيَعْمَلُونَ

(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِكُلٍّher (ümmetin) vardırوِجْهَةٌbir yönüهُوَo(nun)مُوَلِّيهَافَٱسْتَبِقُوا۟O halde koşunٱلْخَيْرَٰتِأَيْنَneredeمَاolsanızتَكُونُوا۟يَأْتِgetirirبِكُمُsiziٱللَّهُAllahجَمِيعًاإِنَّkuşkusuzٱللَّهَAllahعَلَىٰüzerineكُلِّherشَىْءٍşeyقَدِيرٌkadirdir

Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْveحَيْثُneredenخَرَجْتَçıkarsan (yola)فَوَلِّçevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَtarafınaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَإِنَّهُۥbu elbetteلَلْحَقُّbir gerçektirمِنRabbindenرَّبِّكَوَمَاve değildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍhabersizعَمَّاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَ

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram'a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمِنْveحَيْثُneredenخَرَجْتَçıkarsan (yola)فَوَلِّçevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَdoğruٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَحَيْثُve neredeمَاolursanızكُنتُمْفَوَلُّوا۟çevirinوُجُوهَكُمْyüzünüzüشَطْرَهُۥo yanaلِئَلَّاdiyeيَكُونَolmasınلِلنَّاسِhiç kimseninعَلَيْكُمْaleyhinizdeحُجَّةٌbir deliliإِلَّاbaşkasınınٱلَّذِينَkimselerdenظَلَمُوا۟zalim olanمِنْهُمْonlardanفَلَاonlardan çekinmeyinتَخْشَوْهُمْوَٱخْشَوْنِىbenden çekininوَلِأُتِمَّve tamamlayayımنِعْمَتِىni'metimiعَلَيْكُمْsizeوَلَعَلَّكُمْumulur kiتَهْتَدُونَhidayete erersiniz

(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. (Ey mü'minler!) Siz de nerede olursanız olun, yüzünüzü Mescid-i Haram'a doğru çevirin ki, zalimlerin dışındaki insanların elinde (size karşı) bir koz olmasın. Zalimlerden korkmayın, benden korkun. Böylece size nimetlerimi tamamlayayım ve doğru yolu bulasınız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَٱلْبِرَّiyilikأَنçevirmenizتُوَلُّوا۟وُجُوهَكُمْyüzleriniziقِبَلَtarafınaٱلْمَشْرِقِdoğuوَٱلْمَغْرِبِve batıوَلَٰكِنَّfakatٱلْبِرَّiyilikمَنْkişininءَامَنَinanmasıdırبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve meleklereوَٱلْكِتَٰبِve Kitabaوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereوَءَاتَىve vermesidirٱلْمَالَmalınıعَلَىٰsevdiğiحُبِّهِۦذَوِىyakınlaraٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينَve yoksullaraوَٱبْنَveٱلسَّبِيلِyolda kalmışlaraوَٱلسَّآئِلِينَve dilencilereوَفِىveٱلرِّقَابِkölelereوَأَقَامَve kılmasıdırٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَىve vermesidirٱلزَّكَوٰةَzekatıوَٱلْمُوفُونَyerine getirmeleridirبِعَهْدِهِمْandlaşmalarınıإِذَاzamanعَٰهَدُوا۟وَٱلصَّٰبِرِينَve sabrederlerفِىsıkıntıdaٱلْبَأْسَآءِوَٱلضَّرَّآءِve hastalıktaوَحِينَve zamanındaٱلْبَأْسِأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirصَدَقُوا۟وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte onlarهُمُonlardırٱلْمُتَّقُونَmuttakiler

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَعَلَيْكَsenin üzerineهُدَىٰهُمْonları hidayet etmekوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllah'tırيَهْدِىdoğru yola iletenمَنkimseyiيَشَآءُوَمَاverdiğinizتُنفِقُوا۟مِنْherخَيْرٍhayırفَلِأَنفُسِكُمْوَمَاinfak edemezsinizتُنفِقُونَإِلَّاdışındaٱبْتِغَآءَkazanmak içinوَجْهِ(yüzü) rızasınıٱللَّهِوَمَاve neتُنفِقُوا۟versenizمِنْhayırdanخَيْرٍيُوَفَّtastamam verilirإِلَيْكُمْsizeوَأَنتُمْve sizلَاaslaتُظْلَمُونَzulmedilmezsiniz

Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi