KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

وفي

ölen · tam ver · tutarsa · tastamam

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
66
Ayet
64
Sure
27
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

64 ayetin ilk 8 tanesi
يَٰبَنِىٓey oğullarıإِسْرَٰٓءِيلَİsrailٱذْكُرُوا۟hatırlayınنِعْمَتِىَni'metleriٱلَّتِىٓo ki;أَنْعَمْتُni'metlendirdimعَلَيْكُمْsizleriوَأَوْفُوا۟ve tutunبِعَهْدِىٓbana verdiğiniz sözüأُوفِben de tutayımبِعَهْدِكُمْsize verdiğim sözüوَإِيَّٰىَve sadece bendenفَٱرْهَبُونِkorkun

Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَٱلْبِرَّiyilikأَنçevirmenizتُوَلُّوا۟وُجُوهَكُمْyüzleriniziقِبَلَtarafınaٱلْمَشْرِقِdoğuوَٱلْمَغْرِبِve batıوَلَٰكِنَّfakatٱلْبِرَّiyilikمَنْkişininءَامَنَinanmasıdırبِٱللَّهِAllah'aوَٱلْيَوْمِve gününeٱلْءَاخِرِوَٱلْمَلَٰٓئِكَةِve meleklereوَٱلْكِتَٰبِve Kitabaوَٱلنَّبِيِّۦنَve peygamberlereوَءَاتَىve vermesidirٱلْمَالَmalınıعَلَىٰsevdiğiحُبِّهِۦذَوِىyakınlaraٱلْقُرْبَىٰوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينَve yoksullaraوَٱبْنَveٱلسَّبِيلِyolda kalmışlaraوَٱلسَّآئِلِينَve dilencilereوَفِىveٱلرِّقَابِkölelereوَأَقَامَve kılmasıdırٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتَىve vermesidirٱلزَّكَوٰةَzekatıوَٱلْمُوفُونَyerine getirmeleridirبِعَهْدِهِمْandlaşmalarınıإِذَاzamanعَٰهَدُوا۟وَٱلصَّٰبِرِينَve sabrederlerفِىsıkıntıdaٱلْبَأْسَآءِوَٱلضَّرَّآءِve hastalıktaوَحِينَve zamanındaٱلْبَأْسِأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirصَدَقُوا۟وَأُو۟لَٰٓئِكَve işte onlarهُمُonlardırٱلْمُتَّقُونَmuttakiler

İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, (ihtiyacından dolayı) isteyene ve (özgürlükleri için) kölelere verenlerin; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren, antlaşma yaptıklarında sözlerini yerine getirenlerin ve zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda (direnip) sabredenlerin tutum ve davranışlarıdır. İşte bunlar, doğru olanlardır. İşte bunlar, Allah'a karşı gelmekten sakınanların ta kendileridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَkimselerinيُتَوَفَّوْنَölen(ler)مِنكُمْiçinizdenوَيَذَرُونَgeriye bıraktıklarıأَزْوَٰجًاeşleriيَتَرَبَّصْنَ(bekleyip) gözetlerlerبِأَنفُسِهِنَّkendileriniأَرْبَعَةَdörtأَشْهُرٍayوَعَشْرًافَإِذَاzamanبَلَغْنَbitirdiğiأَجَلَهُنَّsüreleriniفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeفِيمَاyapmalarındaفَعَلْنَفِىٓiçinأَنفُسِهِنَّkendileriبِٱلْمَعْرُوفِوَٱللَّهُAllahبِمَاyaptıklarınızdanتَعْمَلُونَخَبِيرٌhaberdardır

İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru olanı yapmalarında size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerيُتَوَفَّوْنَölenمِنكُمْiçinizdenوَيَذَرُونَve geriye bırakan(erkek)lerأَزْوَٰجًاeşlerوَصِيَّةًvasiyyet etsinlerلِّأَزْوَٰجِهِمeşlerininمَّتَٰعًاgeçimlerinin sağlanmasınıإِلَىkadarٱلْحَوْلِbir yılaغَيْرَ(evlerinden) çıkarılmadanإِخْرَاجٍفَإِنْşayetخَرَجْنَkendileri çıkarlarsaفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizin içinفِىbir şeyمَافَعَلْنَyapmalarındaفِىٓhakkındaأَنفُسِهِنَّkendileriمِنuygun olanıمَّعْرُوفٍوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّيْسَعَلَيْكَsenin üzerineهُدَىٰهُمْonları hidayet etmekوَلَٰكِنَّfakatٱللَّهَAllah'tırيَهْدِىdoğru yola iletenمَنkimseyiيَشَآءُوَمَاverdiğinizتُنفِقُوا۟مِنْherخَيْرٍhayırفَلِأَنفُسِكُمْوَمَاinfak edemezsinizتُنفِقُونَإِلَّاdışındaٱبْتِغَآءَkazanmak içinوَجْهِ(yüzü) rızasınıٱللَّهِوَمَاve neتُنفِقُوا۟versenizمِنْhayırdanخَيْرٍيُوَفَّtastamam verilirإِلَيْكُمْsizeوَأَنتُمْve sizلَاaslaتُظْلَمُونَzulmedilmezsiniz

Onları hidayete erdirmek sana ait değildir. Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Hayır olarak ne harcarsanız, kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah'ın rızasını kazanmak için harcarsınız. Hayır olarak her ne harcarsanız -hiç hakkınız yenmeden- karşılığı size tastamam ödenir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّقُوا۟sakınınيَوْمًاşu gündenتُرْجَعُونَdöndürüleceğinizفِيهِondaإِلَىAllah'aٱللَّهِثُمَّsonraتُوَفَّىٰtastamam verilecektirكُلُّherنَفْسٍkişiyeمَّاneكَسَبَتْkazandıysaوَهُمْve onlaraلَاhaksızlık edilmeyecektirيُظْلَمُونَ

Öyle bir günden sakının ki, o gün hepiniz Allah'a döndürülüp götürüleceksiniz. Sonra herkese kazandığı amellerin karşılığı verilecek ve onlara asla haksızlık yapılmayacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَكَيْفَpeki nasıl (olacak)?إِذَاzamanجَمَعْنَٰهُمْtopladığımızلِيَوْمٍbir gün içinلَّاhiç şüphe olmayanرَيْبَفِيهِkendisindeوَوُفِّيَتْve tastamam verilipكُلُّherنَفْسٍinsanınمَّاkazandığıكَسَبَتْوَهُمْve onlarınلَاaslaيُظْلَمُونَzulme uğratılmadığı

Bakalım, kendilerini o geleceğinde hiç şüphe olmayan gün için bir araya topladığımız ve hiç kimseye haksızlık edilmeden herkese kazandığı tamamen ödendiği vakit, halleri nice olacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِذْhaniقَالَdemiştiٱللَّهُAllahيَٰعِيسَىٰٓEy Îsaإِنِّىelbette benمُتَوَفِّيكَsenin canını alacağımوَرَافِعُكَve seni yükselteceğimإِلَىَّbanaوَمُطَهِّرُكَve seni temizleyeceğimمِنَkimselerdenٱلَّذِينَكَفَرُوا۟inkar edenوَجَاعِلُve tutacağımٱلَّذِينَkimseleriٱتَّبَعُوكَsana uyanفَوْقَüstündeٱلَّذِينَkimselerimكَفَرُوٓا۟inkar edenإِلَىٰkadarيَوْمِgününeٱلْقِيَٰمَةِثُمَّsonraإِلَىَّbana olacaktırمَرْجِعُكُمْdönüşünüzفَأَحْكُمُben hükmedeceğimبَيْنَكُمْaranızdaفِيمَاşeyler (hakkında)كُنتُمْsizinفِيهِondaتَخْتَلِفُونَayrılığa düştüğünüz

Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi