KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

رجو

umuyor · umarlar · umduğun · ve uman

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
28
Ayet
27
Sure
21
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

27 ayetin ilk 8 tanesi
إِنَّmuhakkakٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟iman edenlerوَٱلَّذِينَve kimselerهَاجَرُوا۟ve hicret edenlerوَجَٰهَدُوا۟ve cihat edenlerفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarيَرْجُونَumarlarرَحْمَتَrahmetiniٱللَّهِوَٱللَّهُAllahغَفُورٌçok bağışlayanرَّحِيمٌçok merhamet edendir

İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarlar. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاgevşeklik göstermeyinتَهِنُوا۟فِىtakibetmekteٱبْتِغَآءِٱلْقَوْمِإِنeğerتَكُونُوا۟sizتَأْلَمُونَacı çekiyorsanuzفَإِنَّهُمْonlar daيَأْلَمُونَacı çekmektedirlerكَمَاgibiتَأْلَمُونَوَتَرْجُونَve siz ummaktasınızمِنَAllah'tanٱللَّهِمَاşeyleriلَاonların ummayacaklarıيَرْجُونَوَكَانَAlahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da sizin acı duyduğunuz gibi acı duyuyorlar. Üstelik siz Allah'tan onların ümit edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَاخَرُونَve başkaları da var kiمُرْجَوْنَbırakılmışlardırلِأَمْرِemrineٱللَّهِAllah'ınإِمَّاyaيُعَذِّبُهُمْonlara azabederوَإِمَّاya daيَتُوبُaffederعَلَيْهِمْوَٱللَّهُAllahعَلِيمٌbilendirحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

(Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerلَاummayan(lar)يَرْجُونَلِقَآءَنَاbize kavuşmayıوَرَضُوا۟ve razı olan(lar)بِٱلْحَيَوٰةِhayatınaٱلدُّنْيَاdünyaوَٱطْمَأَنُّوا۟ve gönüllerini kaptıran(lar)بِهَاonaوَٱلَّذِينَve olanlarهُمْonlarعَنْbizim ayetlerimizdenءَايَٰتِنَاغَٰفِلُونَgafil(ler)

(7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan kimseler ile ayetlerimizden gafil olanlar var ya; işte onların kazanmakta oldukları günahlar yüzünden, varacakları yer ateştir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَوْيُعَجِّلُacele verseydiٱللَّهُAllahلِلنَّاسِinsanlaraٱلشَّرَّkötülüğüٱسْتِعْجَالَهُمacele istemeleri gibiبِٱلْخَيْرِiyiliğiلَقُضِىَhemen bitmiş olurduإِلَيْهِمْonlarınأَجَلُهُمْفَنَذَرُböyle bırakırızٱلَّذِينَkimseleriلَاummayanlarıيَرْجُونَلِقَآءَنَاbize kavuşmayıفِىtaşkınlıkları içindeطُغْيَٰنِهِمْيَعْمَهُونَbocalar bir halde

Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذَاne zaman kiتُتْلَىٰokunduğundaعَلَيْهِمْonlaraءَايَاتُنَاayetlerimizبَيِّنَٰتٍقَالَderlerٱلَّذِينَkimselerلَاummayanlarيَرْجُونَلِقَآءَنَاbize kavuşmayıٱئْتِgetirبِقُرْءَانٍbir Kur'anغَيْرِbaşkaهَٰذَآbundanأَوْveyaبَدِّلْهُقُلْde kiمَا(sözkonusu) olamazيَكُونُلِىٓbenimأَنْonu değiştirmemأُبَدِّلَهُۥمِنtarafımdanتِلْقَآئِنَفْسِىٓإِنْben uyuyorumأَتَّبِعُإِلَّاancakمَاvahyedileneيُوحَىٰٓإِلَىَّإِنِّىٓşüphesiz benأَخَافُkorkarımإِنْkarşı gelirsemعَصَيْتُرَبِّىRabbimeعَذَابَazabındanيَوْمٍbir gününعَظِيمٍbüyük

Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir" dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edecek olursam, elbette büyük bir günün azabından korkarım."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiيَٰصَٰلِحُEy Salihقَدْdoğrusuكُنتَsen idinفِينَاaramızdaمَرْجُوًّاümit beslenen biriقَبْلَönceهَٰذَآأَتَنْهَىٰنَآbizi men mi ediyorsun?أَنtapmaktanنَّعْبُدَمَاtaptıklarınaيَعْبُدُءَابَآؤُنَاbabalarımızınوَإِنَّنَاdoğrusu bizلَفِىiçindeyizشَكٍّşüpheمِّمَّاşeydenتَدْعُونَآbizi çağırdığınإِلَيْهِkendisineمُرِيبٍtereddütlü

Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi