KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

قعد

oturan · oturun · oturur · oturmağa

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
31
Ayet
26
Sure
15
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

26 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْve haniيَرْفَعُyükseltiyorduإِبْرَٰهِۦمُİbrahimٱلْقَوَاعِدَtemelleriniمِنَEv'inٱلْبَيْتِوَإِسْمَٰعِيلُİsma'il'(le beraber)رَبَّنَاRabbi'imizتَقَبَّلْkabul buyurمِنَّآإِنَّكَkuşkusuz senأَنتَ(yalnız) senٱلسَّمِيعُişitensinٱلْعَلِيمُbilensin

Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin" diyorlardı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniغَدَوْتَsen erkendenمِنْailendenأَهْلِكَتُبَوِّئُayrılmıştınٱلْمُؤْمِنِينَmü'minleriمَقَٰعِدَyerleştiriyordunلِلْقِتَالِوَٱللَّهُAllah daسَمِيعٌişitendiعَلِيمٌbilendi

Hani sen mü'minleri (Uhud'da) savaş mevzilerine yerleştirmek için, sabah erken ailenden (evinden) ayrılmıştın. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَkimselereقَالُوا۟diyen(lere)لِإِخْوَٰنِهِمْkardeşleri içinوَقَعَدُوا۟(Savaştan geri kalıp) oturarakلَوْeğerأَطَاعُونَاbizim sözümüzü tutsalardıمَاöldürülmezlerdiقُتِلُوا۟قُلْde kiفَٱدْرَءُوا۟haydi savınعَنْkendinizdenأَنفُسِكُمُٱلْمَوْتَölümüإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğrulardan

(Onlar), kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için, "Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi" diyen kimselerdir. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz kendinizden ölümü savın."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِينَonlar kiيَذْكُرُونَanarlarٱللَّهَAllah'ıقِيَٰمًاayaktaوَقُعُودًاve oturarakوَعَلَىٰve üzerineجُنُوبِهِمْyanlarıوَيَتَفَكَّرُونَve düşünürlerفِىhakkındaخَلْقِyaratılışıٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِve yerinرَبَّنَاRabbimiz (derler)مَاyaratmadınخَلَقْتَهَٰذَاbunuبَٰطِلًاboş yereسُبْحَٰنَكَsen yücesinفَقِنَاbizi koruعَذَابَazabındanٱلنَّارِateş

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. "Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın, seni eksikliklerden uzak tutarız. Bizi ateş azabından koru" derler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاolmazيَسْتَوِىeşitٱلْقَٰعِدُونَyerlerinde oturanlarمِنَinananlardanٱلْمُؤْمِنِينَغَيْرُdışındaأُو۟لِىsahipleriٱلضَّرَرِözürوَٱلْمُجَٰهِدُونَve cihad edenlerفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahبِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْفَضَّلَüstün kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْمُجَٰهِدِينَcihadedenleriبِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْcanlariyleعَلَىoturanlardanٱلْقَٰعِدِينَدَرَجَةًوَكُلًّاve hepsineوَعَدَva'detmiştirٱللَّهُAllahٱلْحُسْنَىٰوَفَضَّلَve üstün kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْمُجَٰهِدِينَmücahidleriعَلَىoturanlardanٱلْقَٰعِدِينَأَجْرًاecirleعَظِيمًاçok daha büyük

(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِذَاzamanقَضَيْتُمُbitirdiğinizٱلصَّلَوٰةَnamazıفَٱذْكُرُوا۟anınٱللَّهَAllah'ıقِيَٰمًاayaktaوَقُعُودًاve oturarakوَعَلَىٰve üzerinde (uzanarak)جُنُوبِكُمْفَإِذَاzamanٱطْمَأْنَنتُمْgüvene kavuştuğunuzفَأَقِيمُوا۟(tam) kılınٱلصَّلَوٰةَإِنَّşüphesizٱلصَّلَوٰةَnamazكَانَتْüzerineعَلَىٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlerكِتَٰبًاfarz kılınmıştırمَّوْقُوتًاvakitli olarak

Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَقَدْmuhakkakنَزَّلَindirmiştirعَلَيْكُمْsizeفِىKitaptaٱلْكِتَٰبِأَنْdiyeإِذَاzamanسَمِعْتُمْişittiğinizءَايَٰتِayetlerininٱللَّهِAllah'ınيُكْفَرُinkar edildiğiniبِهَاonlarınوَيُسْتَهْزَأُve alay edildiğiniبِهَاonlarlaفَلَاoturmayınتَقْعُدُوا۟مَعَهُمْonlarla beraberحَتَّىٰkadarيَخُوضُوا۟onlar dalıncayaفِىbir sözeحَدِيثٍغَيْرِهِۦٓإِنَّكُمْsiz deإِذًاo zamanمِّثْلُهُمْإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahجَامِعُbütünٱلْمُنَٰفِقِينَiki yüzlüleriوَٱلْكَٰفِرِينَve kafirleriفِىcehennemdeجَهَنَّمَجَمِيعًاtoplayacaktır

Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kafirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiيَٰمُوسَىٰٓEy Musaإِنَّاşüphesiz bizلَنoraya girmeyizنَّدْخُلَهَآأَبَدًاaslaمَّاonlar olduğu süreceدَامُوا۟فِيهَافَٱذْهَبْgidinأَنتَsenوَرَبُّكَve Rabbinفَقَٰتِلَآsavaşınإِنَّاşüphesiz bizهَٰهُنَاburadaقَٰعِدُونَoturuyoruz

Dediler ki: "Ey Musa! Onlar orada bulundukça, biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin, onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi