KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

خطا

suçu · hatamı · bir hata · günahkar

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
22
Ayet
20
Sure
13
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

20 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniقُلْنَاdemiştik kiٱدْخُلُوا۟girinهَٰذِهِşuٱلْقَرْيَةَkenteفَكُلُوا۟yeyinمِنْهَاoradanحَيْثُyerdeشِئْتُمْdilediğinizرَغَدًاbol bolوَٱدْخُلُوا۟girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekوَقُولُوا۟ve deyinحِطَّةٌhitta (ya Rabbi bizi affet)نَّغْفِرْbiz de bağışlayalımلَكُمْsizinخَطَٰيَٰكُمْوَسَنَزِيدُve daha fazlasını vereceğizٱلْمُحْسِنِينَgüzel davrananlara

Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بَلَىٰevetمَنkimكَسَبَkazanırسَيِّئَةًbir günahوَأَحَٰطَتْve kuşatmış olursaبِهِۦkendisiniخَطِيٓـَٔتُهُۥsuçuفَأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarأَصْحَٰبُhalkıdırٱلنَّارِهُمْonlarفِيهَاoradaخَٰلِدُونَsürekli kalacaklardır

Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَاteklif etmezيُكَلِّفُٱللَّهُAllahنَفْسًاkimseyeإِلَّاbaşkasınıوُسْعَهَالَهَا(herkesin) kendineمَاşeyكَسَبَتْkazandığıوَعَلَيْهَاve aleyhinedirمَاşey (kötülük)ٱكْتَسَبَتْرَبَّنَاRabbimizلَاbizi sorumlu tutmaتُؤَاخِذْنَآإِنeğerنَّسِينَآunutursakأَوْya daأَخْطَأْنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاyük yüklemeتَحْمِلْعَلَيْنَآbizeإِصْرًاağırكَمَاgibiحَمَلْتَهُۥyüklediğinعَلَىüzerineٱلَّذِينَbizden öncekilerinمِنقَبْلِنَارَبَّنَاRabbimizوَلَاbize yüklemeتُحَمِّلْنَامَاşeyleriلَاgücümüzün yetmediğimizطَاقَةَلَنَاbizimبِهِۦوَٱعْفُve affetعَنَّاbiziوَٱغْفِرْbağışlaلَنَاbiziوَٱرْحَمْنَآأَنتَsenمَوْلَىٰنَاbizim sahibimizsinفَٱنصُرْنَاbize yardım eyleعَلَىkarşıٱلْقَوْمِtoplumunaٱلْكَٰفِرِينَkafirler

Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlamızsın. Kafirler topluluğuna karşı bize yardım et."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَاyokturكَانَbir mü'mininلِمُؤْمِنٍأَنöldürmesiيَقْتُلَمُؤْمِنًاbir mü'miniإِلَّاdışındaخَطَـًٔاوَمَنve kim kiقَتَلَöldürdüمُؤْمِنًاbir mü'miniخَطَـًٔاyanlışlıklaفَتَحْرِيرُazadetmelidirرَقَبَةٍbir köleمُّؤْمِنَةٍmü'minوَدِيَةٌve bir diyetمُّسَلَّمَةٌvermelidirإِلَىٰٓölenin ailesineأَهْلِهِۦٓإِلَّآbaşkaأَنbağışlamalarıيَصَّدَّقُوا۟فَإِنeğerكَانَiseمِنbir topluluktanقَوْمٍعَدُوٍّdüşmanınız olanلَّكُمْsizinوَهُوَo (öldürülen)مُؤْمِنٌmü'minفَتَحْرِيرُazadetmelidirرَقَبَةٍbir köleمُّؤْمِنَةٍوَإِنve eğerكَانَiseمِنbir topluluktanقَوْمٍۭبَيْنَكُمْsizinleوَبَيْنَهُمkendileri arasındaمِّيثَٰقٌandlaşma bulunanفَدِيَةٌbir diyetمُّسَلَّمَةٌverilecektirإِلَىٰٓailesineأَهْلِهِۦوَتَحْرِيرُve azadetmek lazımdırرَقَبَةٍbir köleمُّؤْمِنَةٍفَمَنkimseلَّمْbunları bulamayanيَجِدْفَصِيَامُoruç tutmalıdırشَهْرَيْنِiki ayمُتَتَابِعَيْنِardı ardınaتَوْبَةًtevbesinin kabulü içinمِّنَtarafındanٱللَّهِوَكَانَAllahٱللَّهُعَلِيمًاbilendirحَكِيمًاhüküm ve hikmet sahibidir

Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir. (Öldürülen kimse) mü'min olur ve düşmanınız olan bir topluluktan bulunursa, mü'min bir köle azad etmek gerekir. Eğer sizinle kendileri arasında antlaşma bulunan bir topluluktan ise ailesine verilecek bir diyet ve mü'min bir köle azad etmek gerekir. Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَمَنve kimيَكْسِبْişlerseخَطِيٓـَٔةًbir hataأَوْya daإِثْمًاgünahثُمَّsonraيَرْمِüstüne atarsaبِهِۦonuبَرِيٓـًٔاbir suçsuzunفَقَدِmuhakkak kiٱحْتَمَلَyüklenmiş olurبُهْتَٰنًاbüyük bir iftiraوَإِثْمًاve bir günahمُّبِينًاaçık

Kim bir hata işler veya bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْzamanقِيلَdenildiğiلَهُمُonlaraٱسْكُنُوا۟oturunهَٰذِهِşuٱلْقَرْيَةَkentteوَكُلُوا۟ve yeyinمِنْهَاoradaحَيْثُyerdenشِئْتُمْdilediğinizوَقُولُوا۟ve deyinحِطَّةٌaffetوَٱدْخُلُوا۟ve girinٱلْبَابَkapıdanسُجَّدًاsecde ederekنَّغْفِرْbağışlayalımلَكُمْsizinخَطِيٓـَٰٔتِكُمْسَنَزِيدُbiz daha fazlasını da vereceğizٱلْمُحْسِنِينَiyilik edenlere

O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
يُوسُفُYusufأَعْرِضْsen vazgeçعَنْbundanهَٰذَاوَٱسْتَغْفِرِى(kadın) sen de bağışlanmasını dileلِذَنۢبِكِإِنَّكِçünkü senكُنتِoldunمِنَgünahkarlardanٱلْخَاطِـِٔينَ

"Ey Yusuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi