KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

غير

ve · hali · yere · başka

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
154
Ayet
146
Sure
46
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

146 ayetin ilk 8 tanesi
صِرَٰطَyolunaٱلَّذِينَonlar kiأَنْعَمْتَni'met verdinعَلَيْهِمْkimselerinغَيْرِdeğilٱلْمَغْضُوبِgazabedilmiş olanlarınعَلَيْهِمْkendilerineوَلَاve değilٱلضَّآلِّينَsapmışların

(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَبَدَّلَfakat değiştirdilerٱلَّذِينَonlar kiظَلَمُوا۟zalimlerقَوْلًاbir sözleغَيْرَbaşkaٱلَّذِىsöylenendenقِيلَلَهُمْkendilerineفَأَنزَلْنَاbiz de indirdikعَلَىüzerineٱلَّذِينَzulmedenlerinظَلَمُوا۟رِجْزًاbir azabمِّنَgöktenٱلسَّمَآءِبِمَاdolayıكَانُوا۟yaptıklarıيَفْسُقُونَkötülüklerden

Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْhaniقُلْتُمْsiz demiştiniz kiيَٰمُوسَىٰey Musaلَنaslaنَّصْبِرَbiz dayanamayızعَلَىٰyemeğeطَعَامٍوَٰحِدٍbirفَٱدْعُdu'a etلَنَاbizim içinرَبَّكَRabbineيُخْرِجْçıkarsınلَنَاbizeمِمَّاşeylerdenتُنۢبِتُbitirdiğiٱلْأَرْضُyerinمِنۢsebzesindenبَقْلِهَاوَقِثَّآئِهَاve acurundanوَفُومِهَاve sarımsağındanوَعَدَسِهَاve mercimeğindenوَبَصَلِهَاقَالَdedi kiأَتَسْتَبْدِلُونَdeğiştirmek mi istiyorsunuz?ٱلَّذِىolanıهُوَoأَدْنَىٰdaha aşağıبِٱلَّذِىolanlaهُوَoخَيْرٌٱهْبِطُوا۟ininمِصْرًاbir şehreفَإِنَّşüphesizلَكُمsizin için vardırمَّاşeylerسَأَلْتُمْوَضُرِبَتْve vurulduعَلَيْهِمُüzerlerineٱلذِّلَّةُalçaklıkوَٱلْمَسْكَنَةُve yoksulluk (damgası)وَبَآءُوve uğradılarبِغَضَبٍbir gazabaمِّنَAllahtanٱللَّهِذَٰلِكَişte buبِأَنَّهُمْşüphesiz öyleكَانُوا۟olduيَكْفُرُونَ(çünkü) inkar ediyorlarبِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürüyorlardıٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِetmediği haldeٱلْحَقِّذَٰلِكَişte buبِمَاsebebiyledirعَصَوا۟isyan etmeleriوَّكَانُوا۟ve olduklarıيَعْتَدُونَsınırı aşmış

Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin" demiştiniz. O da size, "İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var" demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah'ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah'ın ayetlerini inkar ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّمَاşüphesizحَرَّمَharam kıldıعَلَيْكُمُsizeٱلْمَيْتَةَleşوَٱلدَّمَve kanوَلَحْمَve etiniٱلْخِنزِيرِdomuzوَمَآve şeyleriأُهِلَّkesilenبِهِۦadınaلِغَيْرِbaşkasıٱللَّهِفَمَنِama kimٱضْطُرَّmecbur kalırsaغَيْرَsaldırmaksızınبَاغٍوَلَاve sınırı aşmaksızınعَادٍفَلَآyokturإِثْمَgünahعَلَيْهِإِنَّmuhakkak kiٱللَّهَAllahغَفُورٌçok bağışlayandırرَّحِيمٌçok esirgeyendir

Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
زُيِّنَsüslü gösterildiلِلَّذِينَkimselereكَفَرُوا۟inkar edenlereٱلْحَيَوٰةُhayatıٱلدُّنْيَاdünyaوَيَسْخَرُونَve alay ederlerمِنَkimselerleٱلَّذِينَءَامَنُوا۟وَٱلَّذِينَve kimselerleٱتَّقَوْا۟takva sahipleriفَوْقَهُمْonlardan üstündürlerيَوْمَgünündeٱلْقِيَٰمَةِوَٱللَّهُAllahيَرْزُقُrızık verirمَنkimseyeيَشَآءُdilediğiبِغَيْرِhesapsızحِسَابٍ

İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, kıyamet günü bunların üstündedir. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنeğerطَلَّقَهَا(erkek) yine boşarsaفَلَاhelal olmazتَحِلُّلَهُۥonaمِنۢartık bundan sonraبَعْدُحَتَّىٰkadarتَنكِحَ(kadın) nikahlanıncayaزَوْجًاkocayaغَيْرَهُۥفَإِنeğerطَلَّقَهَاO (vardığı adam) da boşarsaفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْهِمَآkendilerineأَنtekrar birbirlerine dönmelerindeيَتَرَاجَعَآإِنeğerظَنَّآinanırlarsaأَنkoruyacaklarınaيُقِيمَاحُدُودَsınırlarınıٱللَّهِوَتِلْكَişte bunlarحُدُودُsınırlarıdırٱللَّهِAllah'ınيُبَيِّنُهَاaçıklamaktadırلِقَوْمٍbir toplum içinيَعْلَمُونَbilen

Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona helal olmaz. (Bu koca da) onu boşadığı takdirde, onlar (kadın ile ilk kocası) Allah'ın koyduğu ölçüleri gözetebileceklerine inanıyorlarsa tekrar birbirlerine dönüp evlenmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın, anlayan bir toplum için açıkladığı ölçüleridir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱلَّذِينَve kimselerيُتَوَفَّوْنَölenمِنكُمْiçinizdenوَيَذَرُونَve geriye bırakan(erkek)lerأَزْوَٰجًاeşlerوَصِيَّةًvasiyyet etsinlerلِّأَزْوَٰجِهِمeşlerininمَّتَٰعًاgeçimlerinin sağlanmasınıإِلَىkadarٱلْحَوْلِbir yılaغَيْرَ(evlerinden) çıkarılmadanإِخْرَاجٍفَإِنْşayetخَرَجْنَkendileri çıkarlarsaفَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizin içinفِىbir şeyمَافَعَلْنَyapmalarındaفِىٓhakkındaأَنفُسِهِنَّkendileriمِنuygun olanıمَّعْرُوفٍوَٱللَّهُAllahعَزِيزٌdaima üstündürحَكِيمٌhüküm ve hikmet sahibidir

İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama onlar (kendiliklerinden) çıkarlarsa, artık onların meşru biçimde kendileri ile ilgili olarak işlediklerinden dolayı size bir günah yoktur. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَكْفُرُونَinkar eden(ler)بِـَٔايَٰتِayetleriniٱللَّهِAllah'ınوَيَقْتُلُونَve öldürenlerٱلنَّبِيِّۦنَpeygamberleriبِغَيْرِolmaksızınحَقٍّhakوَيَقْتُلُونَve öldürenler (var ya)ٱلَّذِينَkimseleriيَأْمُرُونَemredenبِٱلْقِسْطِadaletleمِنَarasındaٱلنَّاسِinsanlarفَبَشِّرْهُمonlara müjdeleبِعَذَابٍbir azabıأَلِيمٍacı

Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi