KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

علم

bilgi · ilim · belli · bildi

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
854
Ayet
728
Sure
85
Atlasta gör ↗

Özgün Türkçe okuma notu

Bilmek, öğretmek ve belirti

Bilgi ailesinde bilinen şey, öğrenen kişi ve bilginin aktarılışı aynı sözcük karşılığına indirgenmez. Sözlükler bilgi ile bir şeyi ayırt etmeye yarayan belirtiyi birlikte tartışır.

KuranLugat editoryal notu · Kaynakla karşılaştırılmıştır; uzman incelemesinden geçmiş bir tanım veya yayımlanmış çeviri değildir.

Klasik maddede ayrım

İbn Fâris, علم maddesinin başlangıcında bir şeyi başkasından ayıran izi esas alır; işaret, sancak ve dağ örneklerinden bilgiye geçer. Râgıb’ın maddesi ise bilginin konusu ve hüküm bildirmesi üzerinden daha ayrıntılı bir tasnif sunar; öğretmeyi tekrar ve öğrencide bir etki oluşmasıyla açıklar. Bunlar iki müellifin açıklama yollarıdır. Kaynaktaki tasnifi, her ayetin gramerini kendiliğinden belirleyen bir kurala dönüştürmek yerine ayetin cümlesiyle sınamak gerekir. (İbn Fâris, Mekāyîs, 4/109–4/111.) Râgıb, el-Müfredât, 1/580–1/582.

Ayet içinde okuma

Bakara 2:31’de Âdem’e isimlerin öğretilmesi anlatılır; Alak 96:4’te kalemle öğretme ifadesi bulunur. İkisinde de kaynak veride aynı köke bağlanan عَلَّمَ biçimi görülür, fakat öğretmenin nesnesi ve ifade edilen bağlam aynı değildir. İlk örnekte isimler ve ardından gelen soru, ikinci örnekte kalem kaydı okumayı yönlendirir. Türev tablosu biçimi buldurur; bilgi hakkında ayetin söylediğini anlayabilmek için çevresindeki cümleleri de okumak gerekir.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

728 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذَاzamanقِيلَdenildiğiلَهُمْonlaraءَامِنُوا۟iman edinكَمَآgibiءَامَنَinandıklarıٱلنَّاسُinsanlarınقَالُوٓا۟derlerأَنُؤْمِنُinanır mıyız?كَمَآgibiءَامَنَinandığıٱلسُّفَهَآءُأَلَآiyi bilin kiإِنَّهُمْdoğrusu onlardırهُمُonlarٱلسُّفَهَآءُasıl beyinsizlerوَلَٰكِنfakatلَّاdeğildirيَعْلَمُونَbilenlerden

Onlara, "İnsanların inandıkları gibi siz de inanın" denildiğinde ise, "Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?" derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلَّذِىO (Rabb) kiجَعَلَkıldıلَكُمُsizin içinٱلْأَرْضَyeriفِرَٰشًاdöşekوَٱلسَّمَآءَve göğüبِنَآءًbinaوَأَنزَلَve indirdiمِنَgöktenٱلسَّمَآءِمَآءًsuفَأَخْرَجَçıkardıبِهِۦonunlaمِنَçeşitli ürünlerdenٱلثَّمَرَٰتِرِزْقًاrızık olarakلَّكُمْفَلَاöyleyseتَجْعَلُوا۟koşmayınلِلَّهِAllah'aأَندَادًاeşler (denk)وَأَنتُمْve siz deتَعْلَمُونَbile bile

O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّٱللَّهَAllahلَاdeğildirيَسْتَحْىِۦٓçekinecekأَنmisal vermektenيَضْرِبَمَثَلًاbir örneğiمَّاgibiبَعُوضَةًbir sivrisineğiفَمَاhatta olanıفَوْقَهَافَأَمَّاgerçektenٱلَّذِينَkimselerءَامَنُوا۟inananفَيَعْلَمُونَbilirlerأَنَّهُkesinlikle oٱلْحَقُّhaktır (gerçektir)مِنRablerindenرَّبِّهِمْوَأَمَّاve iseٱلَّذِينَedenlerكَفَرُوا۟inkarفَيَقُولُونَderler kiمَاذَآneyiأَرَادَistedi (kasdetti)ٱللَّهُAllahبِهَٰذَاbuمَثَلًايُضِلُّsaptırırبِهِۦonunlaكَثِيرًاbir çoğunuوَيَهْدِىve yine yola getirirبِهِۦonunlaكَثِيرًاوَمَاsaptırmazيُضِلُّبِهِۦٓonunlaإِلَّاbaşkasınıٱلْفَٰسِقِينَfasıklardan

Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, "Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?" derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
هُوَOٱلَّذِىkiخَلَقَyarattıلَكُمsizin içinمَّاneفِىvarsaٱلْأَرْضِyeryüzündeجَمِيعًاhepsiniثُمَّsonraٱسْتَوَىٰٓyöneldiإِلَىgökeٱلسَّمَآءِفَسَوَّىٰهُنَّonları düzenlediسَبْعَyediسَمَٰوَٰتٍوَهُوَve Oبِكُلِّherشَىْءٍşeyiعَلِيمٌbilir

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْbir zamanlarقَالَdedi kiرَبُّكَRabbinلِلْمَلَٰٓئِكَةِmeleklereإِنِّىşüphesiz benجَاعِلٌyaratacağımفِىyeryüzündeٱلْأَرْضِخَلِيفَةًقَالُوٓا۟dediler (melekler)أَتَجْعَلُmi yaratacaksın?فِيهَاoradaمَنkimseيُفْسِدُbozgunculuk yapanفِيهَاoradaوَيَسْفِكُdökenٱلدِّمَآءَkanوَنَحْنُoysa bizنُسَبِّحُtesbih ediyorبِحَمْدِكَseni överekوَنُقَدِّسُve takdis ediyoruzلَكَقَالَdediإِنِّىٓşüphesiz benأَعْلَمُbilirimمَاşeyleriلَاdeğilsinizتَعْلَمُونَsiz biliyor

Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler. Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَعَلَّمَve öğrettiءَادَمَAdem'eٱلْأَسْمَآءَisimleriكُلَّهَاbütünثُمَّsonraعَرَضَهُمْonları sunupعَلَىmeleklereٱلْمَلَٰٓئِكَةِفَقَالَve dediأَنۢبِـُٔونِىbana söyleyinبِأَسْمَآءِisimleriniهَٰٓؤُلَآءِonlarınإِنeğerكُنتُمْisenizصَٰدِقِينَdoğru kimseler

Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin" dedi.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَالُوا۟dediler kiسُبْحَٰنَكَSeni tesbih ederizلَاyokturعِلْمَbilgimizلَنَآbizimإِلَّاbaşkaمَاşeydenعَلَّمْتَنَآإِنَّكَşüphesiz senأَنتَsenٱلْعَلِيمُbilensinٱلْحَكِيمُhakim olansın

Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi