KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

ولي

dost · veli · dostu · dönen

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
232
Ayet
202
Sure
55
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

202 ayetin ilk 8 tanesi
ثُمَّsonraتَوَلَّيْتُمdönmüştünüzمِّنۢardındanبَعْدِذَٰلِكَفَلَوْلَاeğer olmasaydıفَضْلُiyiliğiٱللَّهِAllah'ınعَلَيْكُمْsizeوَرَحْمَتُهُۥve merhametiلَكُنتُمelbette olurdunuzمِّنَziyana uğrayanlardanٱلْخَٰسِرِينَ

Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَإِذْve haniأَخَذْنَاbiz almıştıkمِيثَٰقَbir sözبَنِىٓoğullarındanإِسْرَٰٓءِيلَİsrailلَاkulluk etmeyeceksinizتَعْبُدُونَإِلَّاbaşkasınaٱللَّهَAllah'tanوَبِٱلْوَٰلِدَيْنِve anaya-babayaإِحْسَانًاiyilik edeceksinizوَذِىveٱلْقُرْبَىٰyakınlaraوَٱلْيَتَٰمَىٰve yetimlereوَٱلْمَسَٰكِينِve yoksullaraوَقُولُوا۟ve söyleyinلِلنَّاسِinsanlaraحُسْنًاgüzel sözوَأَقِيمُوا۟ve kılınٱلصَّلَوٰةَnamazıوَءَاتُوا۟ve verinٱلزَّكَوٰةَzekatıثُمَّsonraتَوَلَّيْتُمْdöndünüzإِلَّاhariçقَلِيلًاpek azınızمِّنكُمْsizden olanوَأَنتُمve sizمُّعْرِضُونَyüz çeviriyorsunuz

Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أَلَمْbilmez misin?تَعْلَمْأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَهُۥonundurمُلْكُmülküٱلسَّمَٰوَٰتِgöklerinوَٱلْأَرْضِوَمَاve yokturلَكُمsizeمِّنbaşkaدُونِٱللَّهِAllah'tanمِنhiçbirوَلِىٍّkoruyucuوَلَاve (ne de)نَصِيرٍbir yardımcı

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلِلَّهِve Allah'ındırٱلْمَشْرِقُdoğu daوَٱلْمَغْرِبُفَأَيْنَمَاnereyeتُوَلُّوا۟dönersenizفَثَمَّoradadırوَجْهُyüzü (zatı)ٱللَّهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllah'(ın)وَٰسِعٌ(rahmeti ve ni'meti) boldurعَلِيمٌ(her şeyi) bilendir

Doğu da, Batı da (tüm yeryüzü) Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَنve olmazlarتَرْضَىٰrazıعَنكَsendenٱلْيَهُودُ(ne) yahudilerوَلَا(ne de)ٱلنَّصَٰرَىٰhıristiyanlarحَتَّىٰkadarتَتَّبِعَsen uyuncayaمِلَّتَهُمْقُلْde kiإِنَّşüphesizهُدَىhidayetiٱللَّهِAllah'ınهُوَodurٱلْهُدَىٰوَلَئِنِeğerٱتَّبَعْتَuyarsanأَهْوَآءَهُمonların arzularınaبَعْدَsonraٱلَّذِىsana gelenجَآءَكَمِنَilimdenٱلْعِلْمِمَاyokturلَكَsanaمِنَAllah'tanٱللَّهِمِنhiçوَلِىٍّbir dostوَلَاve hiçنَصِيرٍbir yardımcı

Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden sonra, eğer onların arzu ve keyiflerine uyacak olursan, bilmiş ol ki, Allah'tan sana ne bir dost, ne bir yardımcı vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَإِنْeğerءَامَنُوا۟iman ederlerseبِمِثْلِgibiمَآsizin iman ettiğinizءَامَنتُمبِهِۦonaفَقَدِelbetteٱهْتَدَوا۟وَّإِنeğerتَوَلَّوْا۟dönerlerseفَإِنَّمَاmutlakaهُمْonlarفِىiçineشِقَاقٍفَسَيَكْفِيكَهُمُonlara karşı sana yeterٱللَّهُوَهُوَve Oٱلسَّمِيعُişitendirٱلْعَلِيمُbilendir

Eğer onlar böyle sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, gerçekten doğru yolu bulmuş olurlar; yüz çevirirlerse onlar elbette derin bir ayrılığa düşmüş olurlar. Allah, onlara karşı seni koruyacaktır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
سَيَقُولُٱلسُّفَهَآءُbazı beyinsizlerمِنَinsanlardanٱلنَّاسِمَاnedirوَلَّىٰهُمْonları çevirenعَنkıblelerindenقِبْلَتِهِمُٱلَّتِىo kiكَانُوا۟bulunurlarعَلَيْهَاقُلde kiلِّلَّهِAllah'ındırٱلْمَشْرِقُdoğuوَٱلْمَغْرِبُيَهْدِىO iletirمَنkimseyiيَشَآءُdilediğini (dileyeni)إِلَىٰyolaصِرَٰطٍمُّسْتَقِيمٍdoğru

Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, Batı da Allah'ındır. Allah, dilediği kimseyi doğru yola iletir."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
قَدْelbetteنَرَىٰgörüyoruzتَقَلُّبَçevrilip durduğunuوَجْهِكَyüzününفِىdoğruٱلسَّمَآءِفَلَنُوَلِّيَنَّكَelbette seni döndüreceğizقِبْلَةًbir kıbleyeتَرْضَىٰهَافَوَلِّ(Bundan böyle) çevirوَجْهَكَyüzünüشَطْرَtarafınaٱلْمَسْجِدِMescid-iٱلْحَرَامِوَحَيْثُve neredeمَاolursanızكُنتُمْفَوَلُّوا۟çevirinوُجُوهَكُمْyüzleriniziشَطْرَهُۥوَإِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerأُوتُوا۟verilenٱلْكِتَٰبَkitapلَيَعْلَمُونَelbette bilirlerأَنَّهُbununٱلْحَقُّbir gerçek olduğunuمِنRablerindenرَّبِّهِمْوَمَاdeğildirٱللَّهُAllahبِغَٰفِلٍhabersizعَمَّاonların yaptıklarındanيَعْمَلُونَ

(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi