KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

وعد

sözü · va'd · uyarı · va'di

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
151
Ayet
130
Sure
51
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

130 ayetin ilk 8 tanesi
وَإِذْhaniوَٰعَدْنَاsözleşmiştikمُوسَىٰٓMusa ileأَرْبَعِينَkırkلَيْلَةًgece içinثُمَّsonraٱتَّخَذْتُمُsiz (tanrı) edinmiştinizٱلْعِجْلَbuzağıyıمِنۢonun ardındanبَعْدِهِۦوَأَنتُمْve sizظَٰلِمُونَzalimlerdiniz

Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَاyokturجُنَاحَbir günahعَلَيْكُمْsizeفِيمَاüstü kapalı biçimde bildirmenizdenعَرَّضْتُمبِهِۦonaمِنْevlenme isteğiniziخِطْبَةِٱلنِّسَآءِkadınlaraأَوْyahutأَكْنَنتُمْgizlemenizdenفِىٓiçinizdeأَنفُسِكُمْعَلِمَbilirٱللَّهُAllahأَنَّكُمْşüphesiz sizinسَتَذْكُرُونَهُنَّonları anacağınızıوَلَٰكِنfakatلَّاsakın onlarla sözleşmeyinتُوَاعِدُوهُنَّسِرًّاgizli(buluşma)yaإِلَّآdışındaأَنsöylemenizتَقُولُوا۟قَوْلًاbir sözمَّعْرُوفًاوَلَاve kalkışmayınتَعْزِمُوا۟عُقْدَةَakdine (kıymaya)ٱلنِّكَاحِnikahحَتَّىٰkadarيَبْلُغَulaşıncayaٱلْكِتَٰبُyazılanın (iddetinin)أَجَلَهُۥوَٱعْلَمُوٓا۟ve bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahيَعْلَمُbilirمَاşeyiفِىٓiçinizden geçenأَنفُسِكُمْفَٱحْذَرُوهُوَٱعْلَمُوٓا۟ve yine bilin kiأَنَّşüphesizٱللَّهَAllahغَفُورٌbağışlayandırحَلِيمٌhalimdir

(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur. Allah biliyor ki, siz onlara (bunu er geç mutlaka) söyleyeceksiniz. Meşru sözler söylemeniz dışında sakın onlarla gizliden gizliye buluşma yönünde sözleşmeyin. Bekleme müddeti bitinceye kadar da nikah yapmaya kalkışmayın. Şunu da bilin ki, Allah içinizden geçeni hakkıyla bilir. Onun için Allah'a karşı gelmekten sakının ve yine şunu da bilin ki Allah gerçekten çok bağışlayandır, halimdir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
ٱلشَّيْطَٰنُşeytanيَعِدُكُمُsize vaad ederٱلْفَقْرَfakirliğiوَيَأْمُرُكُمve size emrederبِٱلْفَحْشَآءِوَٱللَّهُAllah iseيَعِدُكُمsize va'adediyorمَّغْفِرَةًbağışlamaمِّنْهُkendi tarafındanوَفَضْلًاوَٱللَّهُşüphesiz Allah'ınوَٰسِعٌ(lutfu) geniştirعَلِيمٌ(O) bilendir

Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَآRabbimizإِنَّكَsen mutlakaجَامِعُtoplayacaksınٱلنَّاسِinsanlarıلِيَوْمٍbir gündeلَّاasla şüphe olmayanرَيْبَفِيهِإِنَّşüphesizٱللَّهَAllahلَاdönmezيُخْلِفُٱلْمِيعَادَsözünden

"Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَلَقَدْelbetteصَدَقَكُمُsize doğruladıٱللَّهُAllahوَعْدَهُۥٓ(yardım) va'diniإِذْsüreceتَحُسُّونَهُمonları öldürdüğünüzبِإِذْنِهِۦحَتَّىٰٓnihayetإِذَاnezaman kiفَشِلْتُمْsiz korktunuzوَتَنَٰزَعْتُمْve (birbirinizle) çekiştinizفِىhakkındaٱلْأَمْرِ(verilen) emirوَعَصَيْتُمve isyan ettinizمِّنۢsonraبَعْدِمَآsize gösterdiktenأَرَىٰكُممَّاşey(galibiyet)iتُحِبُّونَمِنكُمsizdenمَّنkiminizيُرِيدُistiyorduٱلدُّنْيَاdünyayıوَمِنكُمve sizdenمَّنkiminizيُرِيدُistiyorduٱلْءَاخِرَةَثُمَّsonraصَرَفَكُمْ(Allah) geri çevirdiعَنْهُمْonlardanلِيَبْتَلِيَكُمْوَلَقَدْandolsun kiعَفَاbağışladıعَنكُمْوَٱللَّهُAllahذُوsahibidirفَضْلٍlütufعَلَىkarşıٱلْمُؤْمِنِينَmü'minlere

Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleştirdi. Nihayet sevdiğiniz şeyi (zaferi) size gösterdikten sonra, za'f gösterdiniz. (Peygamber'in verdiği) emir konusunda tartıştınız ve emre karşı geldiniz. İçinizden dünyayı isteyenler de vardı, ahireti isteyenler de. Sonra sizi denemek için onlardan yüzünüzü çevirdi. (Kaçıp hezimete uğradınız. Buna rağmen) sizi bağışladı. Allah, mü'minlere karşı çok lütufkardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
رَبَّنَاRabbimizوَءَاتِنَاve bize verمَاşeyiوَعَدتَّنَاva'dettiğinعَلَىٰelçilerineرُسُلِكَوَلَاbizi rezil perişan etme'تُخْزِنَايَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِإِنَّكَzira senلَاcaymazsınتُخْلِفُٱلْمِيعَادَverdiğin sözden

"Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme. Şüphesiz sen, va'dinden dönmezsin."

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
لَّاolmazيَسْتَوِىeşitٱلْقَٰعِدُونَyerlerinde oturanlarمِنَinananlardanٱلْمُؤْمِنِينَغَيْرُdışındaأُو۟لِىsahipleriٱلضَّرَرِözürوَٱلْمُجَٰهِدُونَve cihad edenlerفِىyolundaسَبِيلِٱللَّهِAllahبِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْفَضَّلَüstün kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْمُجَٰهِدِينَcihadedenleriبِأَمْوَٰلِهِمْmallariyleوَأَنفُسِهِمْcanlariyleعَلَىoturanlardanٱلْقَٰعِدِينَدَرَجَةًوَكُلًّاve hepsineوَعَدَva'detmiştirٱللَّهُAllahٱلْحُسْنَىٰوَفَضَّلَve üstün kılmıştırٱللَّهُAllahٱلْمُجَٰهِدِينَmücahidleriعَلَىoturanlardanٱلْقَٰعِدِينَأَجْرًاecirleعَظِيمًاçok daha büyük

(95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, cihattan geri kalanlardan üstün kılmıştır. Gerçi Allah (mü'minlerin) hepsine de en güzel olanı (cenneti) va'detmiştir. Ama mücahitleri büyük bir mükafat ile kendi katından dereceler, bağışlanma ve rahmet ile cihattan geri kalanlara üstün kılmıştır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi