KuranLugatDİJİTAL KUR’AN LUGATI

KÖK DOSYASI

شري

satar · satanlar · satmayın · sattılar;

Ayetlerdeki bağlamsal karşılıklar · Quran.com

Kullanım
25
Ayet
23
Sure
8
Atlasta gör ↗

Okuma yolu

Kaynağı ve bağlamı birlikte okuyun.

Bu kök için henüz Türkçe editoryal not yok. Aşağıdaki kelime ailesinden ayetlere geçebilir, varsa eşleştirilmiş klasik kaynakları özgün Arapça metinleriyle okuyabilirsiniz.

Kökün kelime ailesi

Ayetlerdeki kullanımlar

Vurgulu kelimeler bu kök grubuna aittir. İncele ile özgün dil bilgisi çözümlemesini açın.

23 ayetin ilk 8 tanesi
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَsatın aldılarٱشْتَرَوُا۟ٱلضَّلَٰلَةَsapıklığıبِٱلْهُدَىٰhidayet karşılığındaفَمَاetmediرَبِحَتkârتِّجَٰرَتُهُمْticaretleriوَمَاve değildirكَانُوا۟olanlardanمُهْتَدِينَdoğru yolu bulan

İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَءَامِنُوا۟ve inanınبِمَآşeyeأَنزَلْتُindirdiğimمُصَدِّقًاdoğrulayıcı olarakلِّمَاbulunanıمَعَكُمْsizin yanınızdaوَلَاve olmayınتَكُونُوٓا۟أَوَّلَilkكَافِرٍۭinkar edenبِهِۦوَلَاve satmayınتَشْتَرُوا۟بِـَٔايَٰتِىbenim ayetlerimiثَمَنًاbedeleقَلِيلًاazıcıkوَإِيَّٰىَve bendenفَٱتَّقُونِsakının

Elinizdeki Tevrat'ı tasdik edici olarak indirdiğimize (Kur'an'a) iman edin. Onu inkar edenlerin ilki olmayın. Ayetlerimi az bir karşılığa değişmeyin ve bana karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
فَوَيْلٌvay halineلِّلَّذِينَo kimselerin kiيَكْتُبُونَyazıyorlarٱلْكِتَٰبَKitabıبِأَيْدِيهِمْelleriyleثُمَّsonraيَقُولُونَdiyorlarهَٰذَاbuمِنْkatındandırعِندِٱللَّهِAllahلِيَشْتَرُوا۟satmak içinبِهِۦonuثَمَنًاparayaقَلِيلًافَوَيْلٌvay halineلَّهُمonlarınمِّمَّاötürüكَتَبَتْyazdığındanأَيْدِيهِمْellerininوَوَيْلٌvay halineلَّهُمonlarınمِّمَّاötürüيَكْسِبُونَkazandıklarından

Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Allah'ın katındandır" derler. Vay ellerinin yazdıklarından ötürü onların haline! Vay kazandıklarından dolayı onların haline!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَişte onlarٱلَّذِينَkimselerdirٱشْتَرَوُا۟satın alanٱلْحَيَوٰةَhayatınıٱلدُّنْيَاdünyaبِٱلْءَاخِرَةِفَلَاhiç hafifletilmezيُخَفَّفُعَنْهُمُonlardanٱلْعَذَابُazabوَلَاve hiçهُمْonlaraيُنصَرُونَyardım edilmez

Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. Onlara yardım da edilmez.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
بِئْسَمَاne kötüdürٱشْتَرَوْا۟sattıkları şeyبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْkendileriniأَنiçinيَكْفُرُوا۟inkar etmekبِمَآşeyiأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınبَغْيًاçekemeyerekأَن(vahiy) indirmesiniيُنَزِّلَٱللَّهُAllah'ınمِنlutfundanفَضْلِهِۦعَلَىٰüzerineمَنkimseninيَشَآءُdilediğiمِنْkullarındanعِبَادِهِۦفَبَآءُوuğradılarبِغَضَبٍgazabعَلَىٰüstüneغَضَبٍوَلِلْكَٰفِرِينَve inkar edenler içinعَذَابٌbir azab vardırمُّهِينٌalçaltıcı

Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne kötüdür! Bu yüzden gazap üstüne gazaba uğradılar. İnkar edenlere alçaltıcı bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
وَٱتَّبَعُوا۟ve uydularمَاşeyeتَتْلُوا۟uydurduğuٱلشَّيَٰطِينُşeytanlarınعَلَىٰhakkındaمُلْكِmülküسُلَيْمَٰنَوَمَاküfre girmediكَفَرَسُلَيْمَٰنُSüleymanوَلَٰكِنَّfakatٱلشَّيَٰطِينَşeytanlarكَفَرُوا۟küfre girdilerيُعَلِّمُونَöğreterekٱلنَّاسَinsanlaraٱلسِّحْرَsihriوَمَآve şeyiأُنزِلَindirilenعَلَىiki meleğeٱلْمَلَكَيْنِبِبَابِلَBabil'deهَٰرُوتَHarutوَمَٰرُوتَوَمَاonlar öğretmezlerdiيُعَلِّمَانِمِنْhiç kimseyeأَحَدٍحَتَّىٰdemedikçeيَقُولَآإِنَّمَاşüphesizنَحْنُbizفِتْنَةٌfitneyizفَلَاsakın küfre girmeyinتَكْفُرْفَيَتَعَلَّمُونَfakat öğreniyorlardıمِنْهُمَاbunlardanمَاşeyiيُفَرِّقُونَayıranبِهِۦonunlaبَيْنَarasınıٱلْمَرْءِeşiوَزَوْجِهِۦوَمَاve değildirهُمama onlarبِضَآرِّينَzarar veriyorبِهِۦonunlaمِنْhiç kimseyeأَحَدٍإِلَّاbaşkaبِإِذْنِiznindenٱللَّهِوَيَتَعَلَّمُونَonlar öğreniyorlardıمَاşeyiيَضُرُّهُمْzarar verenوَلَاdeğilيَنفَعُهُمْوَلَقَدْandolsunعَلِمُوا۟gayet iyi biliyorlardı kiلَمَنِkimseninٱشْتَرَىٰهُonu satın alanمَاyokturلَهُۥonunفِىahiretteٱلْءَاخِرَةِمِنْbir nasibiخَلَٰقٍوَلَبِئْسَve ne kötüdürمَاşeyشَرَوْا۟sattıklarıبِهِۦٓonunlaأَنفُسَهُمْلَوْkeşkeكَانُوا۟(bunu) bilselerdi!يَعْلَمُونَ

"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil'deki Harut ve Marut adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, "Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme" demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah'ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi!

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
إِنَّşüphesizٱلَّذِينَkimselerيَكْتُمُونَgizleyenمَآbir şeyأَنزَلَindirdiğiٱللَّهُAllah'ınمِنَKitaptanٱلْكِتَٰبِوَيَشْتَرُونَve satanlarبِهِۦonuثَمَنًاparayaقَلِيلًاأُو۟لَٰٓئِكَişte onlarمَاbir şeyيَأْكُلُونَyemezlerفِىkarınlarınaبُطُونِهِمْإِلَّاbaşkaٱلنَّارَateştenوَلَاonlara konuşmayacakيُكَلِّمُهُمُٱللَّهُAllahيَوْمَgünüٱلْقِيَٰمَةِKıyametوَلَاve onları temizlemeyecektirيُزَكِّيهِمْوَلَهُمْve onlar için vardırعَذَابٌbir azabأَلِيمٌacıklı

Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. Kıyamet günü Allah, onlarla ne konuşacak, ne de onları arıtacaktır. Onlar için elem dolu bir azap vardır.

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
أُو۟لَٰٓئِكَonlarٱلَّذِينَkimselerdirٱشْتَرَوُا۟satın alanٱلضَّلَٰلَةَsapıklığıبِٱلْهُدَىٰhidayet karşılığındaوَٱلْعَذَابَve azabبِٱلْمَغْفِرَةِفَمَآne kadarأَصْبَرَهُمْcesaretlidirlerعَلَىkarşıٱلنَّارِateşe

İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!)

Diyanet İşleri meali · Kelime karşılıkları: Quran.com
Kelime incelemesi